çocuk nafakası

ÇOCUK NAFAKASI: TÜRKİYE’DE HUKUKİ SÜREÇ VE UYGULAMA

Türkiye’de çocuk nafakası, aile hukukunun önemli bir konusudur ve boşanma veya ayrılık durumlarında çocuğun yaşamını sürdürebilmesi için sağlanan bir hukuki düzenlemeyi ifade etmektedir. Türk Medeni Kanunu’nda yer alan hükümlere dayanarak, çocuk iştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim masraflarını karşılamak üzere bir ebeveynin diğer ebeveynine ödediği bir mali destektir.

Çocuk nafakası, çocuğun en iyi çıkarlarını gözetmek ve onun yaşam standardını korumak amacıyla düzenlenmektedir. Mahkemeler, çocuğun yaş, sağlık durumu, eğitim ihtiyaçları, yaşam tarzı ve diğer faktörler gibi çeşitli unsurları dikkate alarak nafaka miktarını belirlemektedir. Bu süreçte ebeveynlerin maddi durumu, gelir düzeyleri, çalışma durumları ve diğer mali kaynakları da göz önünde bulundurulmaktadır.

Türk Medeni Kanunu Madde 329- Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.

İŞTİRAK NAFAKASI NEDİR?

İştirak nafakası nedir kavramı hukuki bir terim olup; iştirak nafakası olarak bilinen çocuk nafakası , Türk Medeni Kanunu’na göre çocuğun bakım ve eğitim masraflarını karşılamak amacıyla bir ebeveynin diğer ebeveynine ödediği mali destektir. Boşanma veya ayrılık durumunda çocuğun yaşamını sürdürebilmesi ve en iyi çıkarlarının korunması için düzenlenen bir hukuki düzenlemedir. İştirak nafakası, çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmasını ve yaşam standardının sürdürülmesini amaçlar. Türkiye’de velayete ilişkin düzenlemeler için Müşterek Çocuğun Velayeti sayfamızı inceleyebilirsiniz.

ÇOCUK NAFAKASI ŞARTLARI

İştirak nafakası talebinde bulunabilmek için belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Şartlar şunlardır:

  • Boşanma veya ayrılık durumu: Çocuk nafakası talebi genellikle boşanma veya ayrılık davası sırasında ortaya çıkar. Bu durumda çocuğun hangi ebeveynle kalacağı ve diğer ebeveynin nafaka ödeme yükümlülüğü belirlenir.
  • Çocuğun bakıma muhtaç olması: İştirak nafakası talep edebilmek için çocuğun bakıma muhtaç olması gerekmektedir. Çocuğun yaşına, sağlık durumuna ve eğitim ihtiyaçlarına bağlı olarak bu durum değerlendirilir.
  • Maddi durum değerlendirmesi: Çocuk nafakası talebinde bulunan ebeveynin maddi durumu, gelir düzeyi, çalışma durumu ve diğer mali kaynakları dikkate alınır. Diğer ebeveynin ödeme gücü ve nafakaya katkıda bulunma kapasitesi değerlendirilir.

nafakanın belirlenmesi

ÇOCUK İÇİN NAFAKANIN BELİRLENMESİ

İştirak nafakası miktarının belirlenmesi, çocuğun en iyi çıkarlarını gözetmek ve ebeveynlerin maddi durumunu dikkate almak amacıyla yapılır. Mahkeme, çocuğun yaşına, sağlık durumuna, eğitim ihtiyaçlarına, yaşam tarzına ve diğer faktörlere bağlı olarak çocuk nafakası miktarını tespit eder. Nafakanın belirlenmesinde ebeveynlerin maddi durumlarındaki değişiklikler veya çocuğun ihtiyaçlarındaki değişiklikler, nafakanın yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

  1. Çocuğun yaş ve ihtiyaçları: Çocuğun yaşına, sağlık durumuna, eğitim ihtiyaçlarına ve diğer özel gereksinimleri nafakanın belirlenmesinde rol oynar. Örneğin, küçük yaştaki bir çocuk daha fazla bakım ve gözetim gerektireceğinden nafaka miktarı buna göre ayarlanır.
  2. Ebeveynlerin mali durumu: Mahkeme, ebeveynlerin maddi durumlarını değerlendirir. Gelir düzeyleri, çalışma durumları, sahip oldukları varlıklar ve diğer mali kaynaklar dikkate alınır. Ebeveynlerin gelirleri ve masrafları arasındaki denge gözetilerek adil bir nafaka miktarı belirlenir.
  3. Standart yaşam düzeyi: Çocuğun boşanma öncesi yaşam standartı göz önünde bulundurulur. Çocuğun eşit veya benzer bir yaşam standardını sürdürebilmesi için nafaka miktarı buna uygun olarak belirlenir. Bu, çocuğun eğitim, sağlık, beslenme, konut ve diğer temel ihtiyaçlarının karşılanmasını içerir.
  4. Nafakanın ödeme kapasitesi: Ödeme yükümlülüğü olan ebeveynin maddi durumu ve ödeme kapasitesi değerlendirilir. Ebeveynin gelir düzeyi, iş durumu ve diğer mali yükümlülükleri göz önünde bulundurularak adil bir çocuk nafakası miktarı belirlenir.

Mahkeme, yukarıdaki faktörleri ve diğer ilgili unsurları nafakanın belirlenmesinde göz önünde bulundurur. Nafakanın süresi genellikle çocuğun reşit oluncaya kadar devam eder, ancak özel durumlar da göz önünde bulundurulabilir.

Önemli bir nokta, iştirak nafakasının düzenli olarak ödenmesi gerektiğidir. Nafakanın ödenmemesi durumunda, alacaklı ebeveyn icra yoluyla tahsilat yapabilir ve gerekli hukuki süreci başlatabilir.

ÇOCUK NAFAKASININ TARAFLARCA BELİRLENMESİ

Taraflar arasında anlaşma sağlanması durumunda, iştirak nafakası miktarı ve ödeme şekli konusunda mahkeme dışında anlaşma sağlanabilir. Ebeveynler, çocuğun ihtiyaçlarını ve en iyi çıkarlarını gözeterek bir anlaşma yapabilirler.

Bu durumda, tarafların anlaşması doğrultusunda belirlenen çocuk nafakası, mahkeme tarafından onaylanmalıdır. Mahkeme, tarafların anlaşmasını ve çocuğun en iyi çıkarlarını koruduğunu değerlendirir. Eğer mahkeme, tarafların anlaşmasını uygun bulursa, anlaşma hüküm ifade eder ve iştirak nafakası bu doğrultuda ödenir.

Tarafların anlaşarak iştirak nafakasını belirlemesi, hukuki süreçte taraflar arasında daha hızlı ve uyumlu bir çözüm sağlayabilir. Ancak, çocuğun en iyi çıkarlarının korunması ve adil bir düzenlemenin sağlanması için tarafların dikkatli olması ve uzman bir hukuki danışmana başvurmaları önemlidir.

Sonuç olarak, taraflar arasında anlaşarak nafakanın belirlenmesi mümkündür, ancak mahkeme tarafından onaylanmalıdır. Mahkeme, tarafların anlaşmasını değerlendirerek çocuğun en iyi çıkarlarının korunduğundan emin olur.

İŞTİRAK NAFAKASININ ARABULUCULUK İLE BELİRLENMESİ

Taraflar arasında anlaşma sağlama sürecinde arabuluculuk yöntemi de kullanılabilir. Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin (arabulucu) taraflar arasında iletişimi ve müzakereleri yönlendirerek anlaşma sağlanmasına yardımcı olduğu bir alternatif çözüm yöntemidir.

İştirak nafakası konusunda arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya başvurarak çocuğun ihtiyaçları ve nafaka miktarı konusunda anlaşmaya varmalarını sağlar. Arabulucu, tarafların iletişimini kolaylaştırır, ihtiyaçlarını ve endişelerini anlamak için taraflarla görüşmeler yapar ve müzakerelerin yapıcı bir şekilde ilerlemesini sağlar.

Arabulucu, tarafların çocuğun en iyi çıkarlarını gözeterek adil bir çocuk nafakası anlaşması yapmalarını teşvik eder. Taraflar, gelir durumları, masraflar, çocuğun ihtiyaçları ve yaşam standardı gibi faktörleri değerlendirir ve bir anlaşmaya varmaya çalışır. Arabulucunun yardımıyla taraflar, çocuğun en iyi çıkarlarını koruyan ve her iki tarafın da kabul edebileceği bir iştirak nafakası düzenlemesi üzerinde uzlaşabilir.

Arabuluculuk sürecinde sağlanan anlaşma, mahkeme tarafından onaylanmalıdır. Mahkeme, arabuluculuk sürecinin adil ve tarafların serbest iradelerine dayandığından emin olmak için anlaşmayı değerlendirir. Tarafların anlaşması mahkeme tarafından onaylandığında, çocuk nafakası anlaşması hüküm ifade eder ve uygulanır.

Arabuluculuk, taraflar arasında daha işbirlikçi bir ortam yaratır, zaman ve maliyet açısından daha verimli olabilir ve tarafların daha sürdürülebilir bir şekilde anlaşmaya varmalarını sağlayabilir.

Sonuç olarak, arabuluculuk yöntemi, taraflar arasında iştirak nafakası konusunda anlaşma sağlama sürecinde etkili bir yöntemdir. Taraflar, bir arabulucu eşliğinde çocuğun ihtiyaçlarına uygun ve adil bir anlaşma yaparak iştirak nafakasını belirleyebilirler.

İŞTİRAK NAFAKASININ BELİRLENMESİNDE SOSYAL İNCELEME RAPORUNUN ÖNEMİ

İştirak nafakasının tespiti için sosyal inceleme raporu alınması yaygın bir uygulamadır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun ihtiyaçlarını, ebeveynlerin maddi durumlarını ve diğer faktörleri değerlendiren bir uzman tarafından hazırlanan bir rapordur.

Mahkeme, çocuk nafakası miktarını belirlerken çocuğun en iyi çıkarlarını gözetmek amacıyla sosyal inceleme raporundan yararlanabilir. Sosyal inceleme, çocuğun yaşam şartlarını, aile ortamını, ebeveynlerin gelir düzeyini, istihdam durumunu, konut koşullarını, eğitim ihtiyaçlarını, sağlık durumunu ve diğer önemli faktörleri dikkate alır.

Sosyal inceleme raporu, bağımsız bir uzman tarafından hazırlanır ve tarafsız bir şekilde çocuğun ihtiyaçlarını ve ebeveynlerin durumunu değerlendirir. Mahkeme, sosyal inceleme raporunu önemser ve genellikle iştirak nafakasının belirlenmesinde bu rapora büyük önem verir.

Sosyal inceleme süreci genellikle şu adımları içerir:

  • Rapor talebi ve inceleme planlaması: Mahkeme, tarafların başvurusu üzerine sosyal inceleme raporu talebinde bulunur. Sosyal hizmetler veya mahkemenin atadığı bir uzman, çocuğun ihtiyaçlarını belirlemek için inceleme sürecini planlar.
  • Tarafların görüşmeleri: Sosyal inceleme uzmanı, taraflarla görüşmeler yapar. Bu görüşmelerde ebeveynlerin gelir durumu, konut koşulları, çocuğun günlük yaşamı, okul durumu, sağlık durumu gibi konular ele alınır. Ebeveynlerin ve çocuğun görüşlerine de başvurulabilir.
  • Ev ziyareti ve gözlemler: Sosyal inceleme uzmanı, ebeveynlerin evlerine ziyarette bulunabilir ve çocuğun yaşadığı ortamı gözlemleyebilir. Ev ziyaretinde, çocuğun yaşam koşulları, sağlık ve güvenlik önlemleri gibi unsurlar değerlendirilir.
  • İlgili kaynakların incelenmesi: Sosyal inceleme uzmanı, çocuğun sağlık kayıtları, okul raporları, psikolojik danışmanlık raporları gibi ilgili belgeleri inceleyebilir. Bu belgeler, çocuğun ihtiyaçlarını ve gereksinimlerini daha iyi anlamada yardımcı olur.
  • Raporun hazırlanması : Sosyal inceleme uzmanı, topladığı bilgileri ve değerlendirmeleri temel alarak bir rapor hazırlar. Bu raporda, çocuğun iştirak nafakası miktarının tespiti için önerilerde bulunulabilir. Rapor, mahkemeye sunulur ve çocuk nafakasının belirlenmesinde önemli bir kanıt olarak kullanılır.
  • Mahkeme değerlendirmesi: Mahkeme, sosyal inceleme raporunu dikkate alarak iştirak nafakasını belirler. Rapor, çocuğun ihtiyaçlarını, ebeveynlerin maddi durumunu ve diğer faktörleri objektif bir şekilde değerlendirerek mahkemenin karar sürecini destekler. Mahkeme, çocuğun en iyi çıkarlarını gözetirken, sosyal inceleme raporunda yer alan önerilere uygun bir nafaka miktarı tespit eder.

Sosyal inceleme raporu, çocuğun iştirak nafakasının belirlenmesinde önemli bir rol oynar. Raporda yer alan detaylı bilgiler, çocuğun ihtiyaçlarının ve ebeveynlerin maddi durumunun doğru bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Bu sayede, adil ve çocuğun en iyi çıkarlarını gözeten bir iştirak nafakası düzenlemesi yapılabilir.

Sonuç olarak, sosyal inceleme raporu, iştirak nafakasının tespiti sürecinde mahkeme tarafından talep edilen ve çocuğun ihtiyaçlarını, ebeveynlerin durumunu ve diğer faktörleri değerlendiren önemli bir belgedir. Rapor, tarafsız bir şekilde hazırlanır ve mahkeme kararını destekleyen bir kanıt olarak kullanılır.

ÇOCUK NAFAKASI NE KADAR OLUR?

Çocuk nafakası ne kadar olacağını ve ödeme şeklini belirleme yetkisi mahkemelere aittir. Boşanma veya ayrılık davası sırasında çocuk iştirak nafakası talebiyle birlikte mahkemeye başvurulur ve mahkeme, tarafların beyanlarını, delilleri ve çocuğun en iyi çıkarlarını değerlendirerek nafaka miktarını belirler.

Mahkeme, çocuğun en iyi çıkarlarını koruma sorumluluğuna sahip olduğundan, nafakanın belirlenmesinde dikkatli bir değerlendirme yapar. Çocuğun yaşam standardını sürdürebilmesi, ihtiyaçlarının karşılanması ve eşitlik ilkesi gözetilerek adil bir nafaka miktarı belirlenir.

Sonuç olarak, çocuk nafaka ne kadar olacağını; miktarını ve ödeme şeklini belirleme yetkisi mahkemelere aittir. Mahkeme, çocuğun en iyi çıkarlarını gözeterek taraflar arasında adil bir düzenleme yapar.

çocuk nafakası ne kadar

İŞTİRAK NAFAKASININ ÖDENMEMESİ DURUMUNDA İCRA PROSEDÜRÜ

Boşanmış ebeveynler arasında çocuğun bakımını ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ödenen çocuk nafakası, çocuğun sağlıklı bir şekilde büyümesi ve gelişmesi için son derece önemlidir. Ancak bazen ödeme konusunda sorunlar yaşanabilir ve nafaka ödemeleri aksayabilir. İşte iştirak nafakasının icra edilmesi konusunda bilmeniz gerekenler:

  • Mahkeme Kararının Önemi: Nafakanın belirlenmesi, genellikle mahkeme kararıyla olur. Mahkeme, çocuğun ihtiyaçlarına ve ebeveynlerin mali durumuna göre nafaka miktarını belirler. Mahkeme kararının özenle incelenmesi ve doğru bir şekilde anlaşılması, icra sürecinin temelini oluşturur.
  • Düzenli Ödemelerin Önemi: Nafaka ödemeleri, mahkeme kararında belirtilen düzenli aralıklarla yapılmalıdır. Bu genellikle aylık veya üç aylık periyotlarla olabilir. Düzenli ödemeler, çocuğun ihtiyaçlarının sürekli ve istikrarlı bir şekilde karşılanmasını sağlar.
  • Ödeme Takibinin Başlaması: Eğer nafaka ödemeleri yapılmaz veya eksik yapılırsa, nafaka alan tarafın ödeme takibi işlemlerini başlatma hakkı vardır. Bu aşamada, öncelikle yazılı olarak ödemenin yapılmadığına dair kanıtların toplanması ve tutulması önemlidir. Banka dekontları, iletişim kayıtları gibi belgeler, icra sürecinin temelini oluşturur.
  • Mahkeme İcra İşlemleri: Nafaka ödemeleri yapılmadığında veya eksik yapıldığında, nafaka alan taraf, icra işlemlerini başlatabilir. İcra işlemleri, ödenmemiş nafaka miktarının tahsil edilmesi amacıyla başlatılır. Bu aşamada mahkeme, borçlu ebeveynin maaşından kesinti, mal varlığının satışı veya diğer varlık değerlerinin elde edilmesi gibi yöntemleri kullanabilir.
  • Hukuki Destek Alınması: Çocuk nafakası icra süreci karmaşık olabilir. Nafaka ödemelerini almak veya yapmak isteyen ebeveynler, avukatları aracılığıyla hukuki destek almalıdır. Bir avukat, süreci yönlendirmek, gerekli belgeleri düzenlemek ve mahkeme ile iletişimde bulunmak konusunda yardımcı olabilir.
  • İşbirliği ve İletişim: Her ne kadar mahkeme kararlarına uygun olarak nafaka ödemeleri yapılması önemli olsa da, işbirliği ve iletişim de aynı derecede önemlidir. Ebeveynler arasında açık iletişim, ödeme konusundaki anlaşmazlıkların önüne geçebilir ve çocuğun çıkarlarını koruma açısından hayati önem taşır.

Sonuç olarak, çocuk nafakası ne kadar olduğu ve icra edilmesi, çocuğun refahını ve ihtiyaçlarını korumak amacıyla oldukça önemlidir. Mahkeme kararına uygun olarak düzenli ödemelerin yapılması ve gerektiğinde hukuki yollarla icra işlemlerinin başlatılması, çocuğun sağlıklı gelişimine katkı sağlayacaktır.

İŞTİRAK NAFAKASININ TANINMASI VE TENFİZİ

İştirak nafakasının tenfizi ve tanınması, iştirak nafakasının ödenmesini sağlamak ve farklı yargı bölgelerinde geçerliliğini sağlamak amacıyla gerçekleştirilen hukuki süreçleri ifade eder.

Çocuk nafakası genellikle mahkeme kararıyla belirlenen bir ödeme şeklidir. Mahkeme, çocuğun ihtiyaçlarına, ebeveynlerin maddi durumuna ve diğer faktörlere dayanarak bir iştirak nafakası kararı verir. Ancak, bu kararın tenfizi ve tanınması, iştirak nafakasının ödenmesini güvence altına almak için başka bir süreci gerektirebilir.

İştirak nafakasının tenfizi, mahkeme kararının icra edilebilir hale getirilmesini sağlayan bir süreçtir. İştirak nafakasının ödenmemesi durumunda, alacaklı taraf, mahkeme kararının icrası için ilgili icra dairelerine başvurabilir. Bu daireler, mahkeme kararının gerekliliklerini yerine getirerek iştirak nafakasının ödenmesini sağlamaya çalışır. Alacaklı taraf, icra takibi ile borcun tahsil edilmesini talep eder ve ilgili icra daireleri, alacaklı lehine gerekli icra işlemlerini gerçekleştirir.

İştirak nafakasının tanınması, bir mahkeme kararının farklı yargı bölgelerinde geçerli ve uygulanabilir hale getirilmesini sağlayan bir süreçtir. Eğer iştirak nafakası alacaklısı veya borçlusu, farklı bir yargı bölgesine taşınırsa, iştirak nafakası kararının tanınması ve uygulanması için ilgili yargı bölgesinde bir tanıma işlemi yapılması gerekebilir. Bu süreçte, iştirak nafakasının geçerliliği ve uygulanabilirliği, ilgili yargı bölgesindeki mahkemeler tarafından değerlendirilir. Mahkeme, iştirak nafakasının tenfiz edilmesi veya düzenlenmesi için gerekli adımları atar.

İştirak nafakasının tenfizi ve tanınması, iştirak nafakasının düzenli bir şekilde ödenmesini ve farklı yargı bölgelerinde de geçerli olmasını sağlar. Bu süreçler, iştirak nafakasının korunması ve uygulanmasında önemli bir rol oynar. Alacaklı tarafın haklarını korumak ve iştirak nafakasının güvence altına alınmasını sağlamak için iştirak nafakasının tenfizi ve tanınması gereklidir.

İŞTİRAK NAFAKASI NE ZAMAN BİTER?

İştirak nafakasının kesilme durumları, çocuğun belirli bir yaşa ulaşması ve mali ihtiyaçlarının karşılanması gibi faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. İştirak nafakası ne zaman biter?

  1. Yaş Sınırı: İştirak nafakası ne zaman biter sorusunun ilk cevabı genellikle çocuğun belirli bir yaşa ulaşmasıdır. Her ülkenin yasaları farklılık gösterebilir, ancak çoğu ülkede 18 yaş veya reşitlik yaşına ulaşan çocuklar için iştirak nafakası sona erer. Bazı durumlarda, çocuğun eğitimine devam etmesi veya özel durumları nedeniyle iştirak nafakası süresinin uzatılması mümkün olabilir.
  2. Mali İhtiyaçların Karşılanması: İştirak nafakası, çocuğun mali ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ödenir. Eğer çocuğun mali durumu iyileşir ve kendi geçimini sağlamaya başlarsa, iştirak nafakası kesilebilir. Örneğin, çocuk işe girer veya yeterli bir gelir elde ederse, iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü sona erebilir.
  3. Evlilik veya Bağımsız Yaşam: Çocuk nafakası, çocuğun evlenmesi veya bağımsız bir yaşam kurması durumunda sona erebilir. Çocuk, kendi ailesini kurar veya kendi maddi sorumluluklarını üstlenirse, iştirak nafakası ödeme yükümlülüğü sona erer.
  4. Eşitlik İlkesi: İştirak nafakası, eşitlik ilkesine dayanır. Eğer çocuğun her iki ebeveyni de mali olarak eşit seviyede katkıda bulunabiliyorsa veya çocuğun ihtiyaçları için başka bir düzenleme yapılmışsa, iştirak nafakası kesilebilir.
  5. Değişen Durumlar: İştirak nafakasının kesilmesine neden olan diğer durumlar, çocuğun veya ebeveynlerin maddi durumunda değişiklikler olmasıdır. Örneğin, ebeveynlerin gelir durumu veya iş durumu değişebilir ve bu değişiklikler iştirak nafakasının miktarını veya süresini etkileyebilir.

Ancak, iştirak nafakasının kesilme veya değiştirilme durumları ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir ve her durumda mahkeme kararı gerekebilir. Bu nedenle, spesifik bir ülkenin yasalarına uygun olarak iştirak nafakasının kesilme durumlarının belirlenmesi önemlidir.

İştirak nafakası ne zaman biter veya değiştirilme talebinde bulunacak taraf, genellikle mahkemeye başvurmalı ve değişen koşulları veya çocuğun durumunu kanıtlamalıdır. Mahkeme, bu talebi değerlendirirken çocuğun en iyi çıkarlarını gözetir ve iştirak nafakasının devam edip etmeyeceği veya değişip değişmeyeceğine karar verir.

İştirak nafakasının kesilmesi veya değiştirilmesi durumunda, taraflar arasında anlaşmazlık olabilir ve bu durumda yine mahkeme müdahalesi gerekebilir. Taraflar, değişen koşulları, mali durumu veya diğer önemli faktörleri mahkemeye sunarak iştirak nafakasının kesilmesi veya değiştirilmesi talebinde bulunabilir.

Özetlemek gerekirse, iştirak nafakasının kesilme durumları genellikle çocuğun yaş sınırına ulaşması, mali ihtiyaçlarının karşılanması, evlenmesi veya bağımsız bir yaşam kurması gibi faktörlere bağlı olabilir. Ancak, bu durumlar ülkeden ülkeye ve mahkeme kararına bağlı olarak değişebilir. İştirak nafakasının kesilme veya değiştirilme talepleri genellikle mahkeme süreciyle ele alınır ve çocuğun en iyi çıkarları gözetilir.

Diğer faaliyet alanlarımızı buradan inceleyebilir ve hukuki destek talepleriniz için info@cbhukuk.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

YASAL UYARI: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir ve tüm makaleler elektronik imzalı zaman damgalı olarak hak sahipliğinin tescil edilmesi amacıyla yayınlanmaktadır. Sitemizdeki makalelerin, kaynak link vermeden kopyalanarak veya özetlenerek başka web sitelerinde yayınlanması durumunda, hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.