icra ve iflas hukuku

TÜRKİYE’DE İCRA İFLAS HUKUKU KAPSAMI VE SÜRECİ

Türkiye’de İcra ve İflas Hukuku, borçlu ve alacaklıların hak ve yükümlülüklerini düzenleyen hukuki bir disiplindir. İcra hukuku, alacaklının borçlu üzerindeki alacağını tahsil etmek için hukuki yolların kullanılmasını düzenlerken, iflas hukuku ise borçlunun mali durumunun kötüleşmesi sonucu borçların ödenememesi durumunda, borçlu veya alacaklı tarafından iflasın talep edilmesini ve iflasın sonuçlarını düzenler

Dünyadaki birçok ülke gibi Türkiye de güçlü bir borç tahsili ve alacak tahsili sistemine sahiptir. Türkiye’de bir alacaklıya borcunuz varsa, borç tahsili ile ilgili süreçleri ve borçlarınızı ödememenin sonuçlarını anlamak önemlidir. Eğer Türkiye’de tahsil etmeniz gereken bir borç varsa İcra ve İflas Hukuku kapsamında izlemeniz gereken bir prosedür vardır ve bu prosedürü doğru bir şekilde takip etmeniz gerekir.

İcra ve İflas Kanunu, Para borcu ve teminat için takip :
Madde 42 – Bir paranın ödenmesine veya bir teminatın verilmesine dair olan cebri icralar takip talebiyle başlar ve haciz yoluyle veya rehnin paraya çevrilmesi yahut iflas suretiyle cereyan eder. İdari yargının görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamaz.

TÜRKİYE’DE İCRA SÜRECİ VE İCRA TAKİBİ BAŞLATMAK

Bir alacaklının borçlu üzerindeki alacağını tahsil etmek için başvurduğu yasal yollara icra süreci denir. Türkiye’de icra süreci, ödenmemiş alacakların tahsilini düzenleyen  İcra ve İflas Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu (TTK) tarafından denetlenmektedir. İcra ve İflas Hukuku; Alacaklıların, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi yasal yol aracılığıyla ödenmemiş borçlarını tahsil etmelerine izin verir:

  • Arabuluculuk: Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin alacaklı ve borçlunun ödenmemiş borcu çözmek için bir anlaşmaya varmasına yardımcı olduğu gönüllü bir süreçtir. Bu, anlaşmazlıkları mahkemeye gitmeden çözmenin uygun maliyetli bir yoludur.
  • Dava: Arabuluculuk başarısız olursa, alacaklılar borçluya karşı bir Türk mahkemesinde dava açabilirler. Bu daha resmi bir süreçtir ve maliyetli ve zaman alıcı olabilir.
  • İcra Daireleri: Alacaklı davada başarılı olursa ilamın uygulanması için İcra Dairelerine başvurabilir. İcra Daireleri, ödenmemiş borcu ödemek için borçlunun mal varlığına el koyma ve bunları satma yetkisine sahiptir.

İCRA VE İFLAS HUKUKU KAPSAMINDA TÜRKİYE’DE BORÇ TAHSİLATI

Türkiye’de borç tahsilatı, genellikle icra takibi yoluyla yapılır. Türkiye’de borç tahsilatında yetkili kurum İcra Müdürlükleridir. İcra Müdürlükleri kanunlar uyarınca kurulmuş olup, sıkı düzenlemelere tabidir. Türkiye’de borçlu ve alacaklıların icra süreci, borçlunun ödeme yapmayı kabul etmemesi veya ödeme yapamaması durumunda, alacaklının icra takibi yoluyla borcunu tahsil etmesini sağlar. İcra takibi, icra müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir.

Borçlu olan kişi veya şirket, borcunu ödemezse alacaklı, icra dairesine başvurarak icra takibi başlatabilir. İcra takibi, alacaklının borçlunun mal varlığına el koymasını ve bu malları satışa çıkarmasını sağlayarak borcunu tahsil etmesini hedefler. İcra Müdürlüğünde alacaklı tarafından başlatılan icra takibine borçlu taraf itiraz edebilir. Bu durumda itirazın kaldırılması için alacaklı tarafından dava yoluna gidilmesi gerekir. İşbu davada taraflar delillerini mahkemeye sunarak savunmalarını yaparlar. Mahkeme borcun var olduğuna kanaat getirirse icra dosyasında yapılan itirazı kaldırır ve icra dosyasının devamına karar verir.

İcra süreci, genellikle şu adımlardan oluşur:

  • İcra Takibinin Başlatmak: Alacaklının, icra takibi başlatmak için icra dairesine takip talebi düzenleyerek başvurması gerekir. Başvuru sırasında, alacaklı borçlunun adını, adresini, borç miktarını ve alacağının nedenini belirtir.
  • Ödeme Emri ve Tebligatı: İcra müdürlüğü, borçlu tarafından ödeme yapılmadığı takdirde, borçluya icra emri ve tebligat gönderir. Borçlu, tebligatı aldıktan sonra belirli bir süre içinde icra emrine itiraz edebilir. İcra emrine itiraz edilmediği takdirde, icra takibi başlar.
  • Borçlunun Mal Varlığının Tespiti: İcra takibi başlatıldıktan sonra, icra müdürlüğü borçlunun mal varlığını tespit eder. Bu mal varlığı, icra takibi sürecinde satılmak üzere haczedilir.
  • Haciz İşlemi: Borçlu tarafından ödeme yapılmadığı takdirde, icra müdürlüğü borçlunun mal varlığına el koyarak haciz işlemi yapar ve tapu kaydında şerh olarak işlenir. Bu işlem, borçlu tarafından ödenene kadar devam eder.
  • Satış İşlemi: Haczedilen mal varlığı, satışa çıkarılarak borcun tahsil edilmesi hedeflenir. Satıştan elde edilen gelir, borç ve icra masraflarının ödenmesinde kullanılır. Kalan tutar, borçluya iade edilir.

İcra süreci, borçlu ve alacaklıların haklarını koruyan yasal düzenlemelere uygun olarak gerçekleştirilmelidir. Borçlular, icra sürecinde yasal haklara ve icra emrine itiraz haklarına sahiptir. Alacaklılar ise icra takibi sürecinde belirli prosedürleri takip etmek zorundadırlar.

icra süreci

TÜRKİYE’DE BORCUNUZU NASIL TAHSİL EDEBİLİRSİNİZ?

Türkiye’de bir alacaklıysanız, borç tahsilatı için kullanabileceğiniz birkaç yasal yol vardır. Türkiye’de borç tahsilatı için bazı yaygın yöntemler şunlardır:

  • İhtarname Gönderme: Borç tahsilatında ilk adım, borçluya ödeme hatırlatması göndermektir. Bu telefon, e-posta veya noter aracılığıyla yapılabilir. Hatırlatma, borçlu olunan tutarı, vade tarihini ve ödememenin sonuçlarını içermelidir.
  • Arabuluculuk: Arabuluculuk, tarafsız bir üçüncü kişinin alacaklı ve borçlunun ödenmemiş borcu çözmek için bir anlaşmaya varmasına yardımcı olduğu gönüllü bir süreçtir. Bu, anlaşmazlıkları mahkemeye gitmeden çözmenin uygun maliyetli bir yolu olabilir.
  • Dava Yolu: Arabuluculuk başarısız olursa, alacaklılar borçluya karşı bir Türk mahkemesinde dava açabilirler. Dava, borçlunun yerleşim yeri veya borcun doğduğu yerde açılmalıdır. Alacaklının, borcun geçerli olduğunu ve borçlunun temerrüde düştüğünü ispat etmesi gerekir.
  • Mahkeme Kararının Uygulanması: Alacaklı davayı kazanırsa borçlu aleyhine bir mahkeme kararı alır. Karar, borçlu olunan tutarı, faiz oranını ve ödeme koşullarını belirleyecektir.
  • Kararın Tenfizi: Alacaklı daha sonra ilamın tenfizi için İcra Dairelerine başvurabilir. İcra Daireleri, ödenmemiş borcu ödemek için borçlunun mal varlığına el koyma ve bunları satma yetkisine sahiptir.

Türkiye’de alacak tahsili sürecinin zaman alıcı ve maliyetli olabileceğini not etmek önemlidir. Alacaklılar, yasal işlem başlatmadan önce borcun miktarını, başarı olasılığını ve olası maliyetleri göz önünde bulundurmalıdır.

İCRA TAKİBİ NEDİR VE İCRAYA NASIL VERİLİR?

İcra takibi nedir sorusunun cevabı icra takibi, borçlu tarafından herhangi bir sebeple borcunun ödenmemesi durumunda, alacaklının devlet gücüyle bu borcu tahsil etmek üzere İcra Müdürlüğü nezdinde başlattığı bir süreçtir. Halk arasında İcraya nasıl verilir kavramı aslında icra takibi başlatmak anlamına gelmektedir. İcra takibi, ilamlı ve ilamsız takip olarak iki ana kategoride değerlendirmek mümkündür.

  • İlamlı icra, bir mahkeme kararına dayanarak başlatılan bir icra türüdür. Mahkeme, borcun varlığını ve miktarını belirleyen bir karar verir ve alacaklı bu karara dayanarak icra takibini başlatır.
  • İlamsız icra ise mahkeme kararı olmaksızın para ve teminat alacaklarının tahsil edilmesi için başlatılabilir. İcraya nasıl verilir sorusunun en kolay yolu ilamsız icra takibi başlatmaktır. Borca dair belgelerin varlığına bağlı olmaksızın, özellikle para veya teminat niteliğinde olmayan durumlarda da uygulanabilir. Örneğin, kiralanan bir taşınmazın tahliyesi, ilamsız icra yoluyla talep edilebilir.

Borçlu, borcunu ödemediği takdirde, alacaklı icra marifetiyle alacağını tahsil edebilir. Ancak alacaklının bu tahsilatı gerçekleştirebilmesi için öncelikle icra takibi başlatması gerekmektedir. Alacak, bir sözleşmeye, faturaya, çeke, bonoya veya poliçeye dayanabilir. Hatta icra takibini başlatmak için alacaklı tarafından belge sunulması dahi zorunlu değildir.

İCRA TAKİBİ NASIL YAPILIR?

İcra takibi başlatmak, genellikle alacaklı tarafından borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesine başvurularak gerçekleştirilir. Bu başvuru, icra takibinin niteliğine bağlı olarak belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde mahkeme kararının alınması adımlarını içerir. Bu aşamalar tamamlandığında, alacaklının icra takibi sürecinde bir adım atmış olacaktır.

İcra takibi başlatmak için öncelikle ilgili belgelerin hazırlanması ve gerekli durumlarda mahkeme kararının alınması gerekmektedir. Bu belgelerin tamamlanmasının ardından, alacaklının ödemekle yükümlü olduğu harç miktarı ödenir ve bu işlem sonucunda ilgili İcra Müdürlüğü’ne başvuruda bulunularak icra takibi resmi olarak başlatılır.

İcra takibinin yasal olarak başlatılabilmesi için, alacaklının usulüne uygun olarak yetkili İcra Dairesine takip talebinde bulunması gerekmektedir. Alacaklının borçlu tarafından ödenmemiş olan alacağını tahsil etmek amacıyla yetkili İcra Dairesine yaptığı takip talebi, borçlu aleyhine başlatılan yasal takibe İcra Takibi adı verilir. Takip talebi, alacaklının icra dairesine yönlendirdiği ve hakkına kavuşma isteğini içeren bir irade açıklamasını ifade eder. Bu talep, borç miktarına eşdeğer olarak başlatılan yasal takibin ilk adımıdır. İcra Takibi, alacaklının bu talep üzerine icra dairesi aracılığıyla hukuki süreci başlatması anlamına gelir.

İcra takibi nasıl yapılır sorusunu takip talebinin yazılı, sözlü veya elektronik ortamdan yapılabilir olarak cevaplayabiliriz. Takip talebinde bulunulması, icra takip işleminin başlatılması anlamına gelmez; bu nedenle, talik (erteleme) durumlarında da takip talebinde bulunulabilir. Takip talebinin harcın ödendiği tarihte yapılmış sayılması önemlidir.

İcra takibi başlatmak için gerekli belgeler:

  1. Alacaklının ve varsa vekilinin kimlik bilgileri, adresi, banka hesap bilgileri:
    • Alacaklının kimlik bilgileri (ad, soyadı, TC kimlik numarası vb.),
    • Alacaklı adına hareket eden vekilin kimlik bilgileri ve iletişim bilgileri,
    • Alacaklının banka hesap bilgileri.
  2. Borçlunun kimliği ve adresi:
    • Borçlunun kimlik bilgileri (ad, soyadı, TC kimlik numarası vb.),
    • Borçlunun ikametgah adresi.
  3. Alacak tutarı:
    • Borçlunun ödemesi gereken miktarın belirlendiği tutar.
  4. Senet, eğer senet yoksa borcun nedeni:
    • Var ise senet veya benzeri belgelerin kopyaları,
    • Eğer senet yoksa, borcun sebebini açıklayan belgeler.
  5. Takip yollarından hangisinin seçildiği:
    • Hangi icra takip yollarının izleneceği (örneğin, maaş haczi, taşınır mal haczi) belirtilmelidir.
  6. İmza:
    • Takip talebinin altının, alacaklı veya vekili tarafından imzalanması gerekmektedir

Bu belgeler, icra takibi sürecinin yasal ve usulüne uygun bir şekilde başlatılabilmesi için gereklidir. Belirtilen bilgilerin ve belgelerin eksiksiz bir şekilde sunulması, icra takibinin etkili bir şekilde yürütülmesine yardımcı olacaktır.

İCRA TAKİBİ SORGULAMA NASIL YAPILIR?

İcra takibi sorgulama işlemi adliyelerden ve e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilir. İcra takibi sorgulama için aşağıda adım adım bir rehber bulunmaktadır:

  1. E-Devlet Adresine Giriş:
  2. Kimlik Bilgilerinizi Doğrulayın:
    • Karşınıza çıkan sayfadan kimlik bilgilerinizi doğrulayın.
    • Kimlik bilgilerinizin doğrulanması için T.C. kimlik numaranızı ve şifrenizi kullanarak onaylayın. Eğer e-Devlet şifreniz yoksa, herhangi bir P.T.T. şubesinden şifre temin edebilirsiniz.
  3. İcra Dosyası Sorgulama Sayfasına Yönlendirme:
    • E-Devlet ana sayfasının üstünde bulunan arama çubuğuna tıklayarak “İcra Takibi Sorgulama” yazın.
    • En üstte çıkan ilgili linke tıklayarak ilgili sayfaya yönlendirilirsiniz.
  4. İcra Dosyası Sorgulama:
    • Bu sayfa üzerinden taraf olduğunuz tüm icra dosyalarını görüntüleyebilirsiniz.
    • Açık veya kapalı olma durumuyla ilgili bilgileri alabilirsiniz.

Bu adımları sırasıyla takip ederek, e-Devlet üzerinden icra takibi sorgulama işlemini tamamlayabilir ve ilgili bilgilere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE’DE BORCUNUZU ÖDEYEMEZSENİZ NE OLUR?

Türkiye’de borcunuzu ödeyemezseniz bunun ciddi sonuçları olabilir. Alacaklı, aleyhinize mahkeme kararıyla sonuçlanabilecek yasal işlem başlatabilir. Karar alacaklı lehine ise, hükmün tenfizi için İcra Dairelerine bildirimde bulunulabilir.

Borç için İcra Daireleri devreye girerse, ödenmemiş borcu ödemek için mal varlığınıza el koyabilir ve taşınmazını Gayrimenkul Hukuku kapsamında satabilirler. Bu, evinizi, arabanızı veya sahip olduğunuz diğer varlıkları içerebilir. Özellikle banka borçlarında genellikle ipotekli taşınmazın satış yoluna gidilir. Bu konu hakkında ayrıntılı bilgi için Türkiye’de İpotek Süreci sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Borcunuzun ödenmediği durumlarda, alacaklılar ayrıca faiz talep edebilirler. Faiz, borcunuzun üzerine eklenerek borcunuzu artırabilir.

Ayrıca, borcunuzu ödeyemediğiniz durumlarda, kredi notunuzda düşüş yaşayabilirsiniz. Bu, gelecekte kredi almak istediğinizde sorun yaşayabileceğiniz anlamına gelir.

Borcunuzu ödeyememeniz durumunda, borçlarınızı yapılandırma veya yeniden yapılandırma seçeneklerini araştırabilirsiniz. Bu seçeneklerle, borcunuzu daha ödeme kolay hale getirebilir ve icra takibi sürecini engelleyebilirsiniz. Ancak, borcunuzu ödemek için ne yapabileceğinize dair bir plan yapmak ve bu plana sadık kalmak önemlidir.

İCRA TAKİBİNE İTİRAZ SÜRECİ

Borçlu, alacaklı tarafından başlatılan icra takibine itiraz etmediği durumda, icra takibi kesinleşir ve alacaklının tahsilat işlemlerini başlatma hakkı doğar. İcra takibinin kesinleşmesi, alacaklının borcu tahsil etmek için gerekli olan haciz işlemlerine başlayabilmesi anlamına gelir. Ancak, borçlunun borcu olmadığı, vadesi gelmediği ya da borcunun ödendiği gibi bir iddiası varsa, borçlu icra takibine itiraz etmelidir.

İtiraz çeşitleri iki ana kategoriye ayrılır: imzaya itiraz ve borca itiraz. Her iki itiraz türü için başvuru yolu ve itirazın sonuçları farklılık gösterir. Borçlu, icra takibine itirazını belirtirken iddialarını net bir şekilde ortaya koymalı ve gerekçelerini açıklamalıdır. İmzaya itiraz, belgenin sahte olduğu ya da rızaya dayanmadığı iddiasını içerirken, borca itiraz ise borcun oluşmadığı, vadesinin geçmediği ya da borcun ödendiği iddiasını içermektedir.

Borçlu, icra takibine itiraz hakkını kullanarak yasal süreç içinde haklarını savunabilir ve icra takibinin hukuki temellerini sorgulayabilir.

  • İlamsız İcra Takibine İtiraz

Alacaklı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi durumunda, borçlu kişi ilamsız icra takibine itirazda bulunma hakkına sahiptir. Borçlunun, borcun varlığına, vadesinin gelmediğine veya önceden ödenmiş olduğuna dair itirazları söz konusu olabilir. Her durumda, genel olarak uygulanan itiraz süresi 7 gündür. Ancak, ilamsız icra takibinde özel durumlara göre belirlenen itiraz süreleri de geçerli olabilir.

  • İlamlı İcra Takibine İtiraz

İlamlı icra takibine itirazda bulunmak, icra dairesine başvurmakla sınırlı değildir; zira ilamlı icra takibi, mahkeme kararıyla kesinleşmiş bir borcu ifade eder. Borçlu, mahkeme kararıyla kendisine tebliğ edilen borcu, kararda belirtilen vadelerde ve miktarlarda ödemekle yükümlüdür. Eğer borç, para değil bir ifa olarak belirlenmişse, yine kararda belirtilen süreler içinde bu ifa gerçekleştirilmelidir.

Borcun ödenmek istenmemesi veya itiraz edilmesi durumunda, borçlu, itirazını ilgili mahkemeye ileterek hukuki süreci başlatabilir. Bu itiraz yolu, mahkeme kararının uygulanmasına karşı çıkma, haksızlık iddiasında bulunma veya borcun geçerliliği konusunda itiraz etme gibi nedenlere dayanabilir.

İtirazlar, mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödeme emrinde gösterilen mahkemeye yazılı olarak yapılmalıdır. Bu süre içinde yapılan itirazlar, mahkeme tarafından değerlendirilir ve ilgili hukuki sürecin nasıl devam edeceği belirlenir. İlamlı icra takibine karşı başlatılan itiraz süreci, borçlunun haklarını koruma ve mahkeme kararının adil bir şekilde gözden geçirilmesi için önemli bir adımdır.

  • Kesinleşmiş İcra Takibine İtiraz

Kesinleşmiş icra takibine itiraz, icra daireleri (müdürlükleri) aracılığıyla gerçekleştirilir. İlamsız icra takibi dosyalarına yasal süreler içinde itiraz edilmemesi durumunda, borçlu tarafından borcun kabul edildiği kabul edilir. Bu durumda alacaklı, haciz ve ifa işlemlerini adli yollarda gerçekleştirebilir. Ancak, bu sürecin önüne geçilebilmesi için borçlu, icra müdürlüklerine başvurarak mücadele yoluna girebilir.

Borçlu, icra dairesine başvurarak kesinleşmiş olan icra takibinin geçici olarak durdurulmasını veya ötelenmesini talep edebilir. Bu talepte bulunulmasının genellikle bir teminat bedelinin ödenmesini gerektirdiği unutulmamalıdır. Alacaklı ve icra müdürlüğü tarafından belirlenen teminat bedelinin ödenmesi durumunda, haciz veya ifa uygulamaları ileri bir tarihe ertelenebilir.

Bu şekilde gerçekleşen itiraz, borçlunun ekonomik durumunu düzeltme, taraflar arasında anlaşma sağlama veya hukuki süreci daha geniş bir çerçevede değerlendirme amacı taşıyabilir. Ancak, teminat bedeli ödemesi gibi koşulların göz önünde bulundurulması önemlidir.

  • Tahliye Talepli İcra Takibine İtiraz

Mülk sahibi ile kiracı arasındaki anlaşmazlıklar veya borçlar nedeniyle kiracının tahliyesi için tahliye talepli icra takipleri başlatılabilir ve borçlu veya kiracı tarafından tahliye talepli icra takibine itirazda bulunulabilir. Ev veya işyeri sahipleri, çeşitli gerekçelerle kiracısının tahliyesini sözlü olarak ifade ettikten sonra, kiracının mülkü boşaltmaması durumunda hukuki sürecin başlatılması mümkündür.

Kiranın ödenmemesi, mülkün amacına uygun kullanılmaması gibi nedenlerle tahliye talepli icra dosyası açılması halinde, borçlu veya kiracının itiraz etmesi mümkündür. İtirazda bulunulurken, tahliye talebini haksız gösteren delillerle birlikte mümkünse belgeler sunulmalıdır. Tahliye talepli icra takibine itiraz süresi, tebliğden itibaren genellikle 7 gün olarak uygulanır.

İLAMSIZ TAKİP NE DEMEKTİR?

İlamsız takip ne demektir sorusunun cevabı ilamsız takibin herhangi bir mahkeme kararına dayanmayan ve icra müdürlüğünde gerçekleştirilen bir takip süreci olmasıdır.. Bu tür icra takipleri, genellikle para borcu, teminat veya diğer alacaklar için başlatılır ve alacaklının elinde mahkeme kararını ispat eden bir belge bulunmasını gerektirmez.

Ödeme emri, ilama dayanmayan takip veya kambiyo senedine dayalı takip gibi durumlar için kullanılan bir bildirim yöntemidir. Borçluya borcunu ödemesi, itirazda bulunması ve aksi takdirde malvarlığının haczedileceği hususlarında ikaz ve ihtarları içeren bir belgedir. Mahkeme kararı olmadan yapılan bu takiplerde, alacaklı borcunu ispat etmek amacıyla bir belgeye sahip olmak zorunda değildir.

İlamsız icra takipleri genellikle yetkili icra dairelerinde başlatılır. Ancak, taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmuyorsa, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi yetkili kabul edilir. Para ve teminat alacağına dayanan bir sözleşme varsa, takibin başlatılacağı yerdeki icra dairesi yetkili hale gelir. Yetki itirazı, borçlu tarafından yapılması gereken bir itiraz türüdür. Yetki itirazında bulunmazsa, takibin başlatıldığı icra dairesi yetkili kabul edilir, ancak borçlu yetkisiz bir icra dairesinde başlatılan takibe itiraz etmezse, takip başlatıldığı yerde yetkili sayılır.

İcra müdürlüğü, takip talebine konu olan alacağın mevcut olup olmadığını, vadesinin gelip gelmediğini incelemeye yetkili değildir. Bu nedenle, taleple ilgili ödeme emrini düzenlemek ve göndermekle yükümlüdür. Ödeme emrinde alacaklının talep kayıtları, borcun ve takip giderlerinin takip türüne göre ödenmesi ihtarı, borçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz edebileceği ve mal beyanında bulunma ihtarı, ödeme yapılmaması veya itiraz edilmemesi durumunda cebri icraya devam edileceği ihtarı ile icra müdürünün mühür ve imzasının bulunması gereklidir.

Ödeme emrinin hüküm ve sonuç doğurabilmesi için PTT aracılığıyla veya elektronik yolla tebliğ edilmesi gerekmektedir. İcra dairesi memurunun eliyle de tebligat yapılabilir. Bu şekilde borçlu, kendisine karşı icra takibi başlatıldığını öğrenir. Borçlu, ödeme emrinin tebliği ile borcu kabul edip ödeyebileceği gibi, 7 gün içinde borca veya imzaya itiraz da edebilir. Borçlu, ödeme emrine konu borcu olmadığını veya daha önce ödediğini belirterek 7 gün içinde ödeme emrine itirazda bulunabilir. Yapılan itiraz, icra takibini otomatik olarak durdurur ve bu itiraz ortadan kaldırılana kadar var olan takipte herhangi bir işlem yapılamaz.

Borçlu, ödeme emrine zamanında itiraz etmezse, itirazı reddedilirse veya kaldırılırsa, ödeme emri ve dolayısıyla icra takibi kesinleşir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlunun malvarlığına haciz koyma ve haczedilen malları paraya çevirme hakkına sahiptir. Ayrıca, borca, yetkiye veya imzaya itiraz etmeyen borçlu, 7 gün içinde gerçeğe uygun mal beyanında bulunmak zorundadır.

Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle icra takibi durmuşsa, takip alacaklısının da belirli hakları vardır. Alacaklı, 6 ay içinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir veya 1 yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir.

Borçlu, farklı gerekçelerle kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz süresini kaçırmış ve zamanında borca itiraz edememiş olabilir. Bu durumda, kanun borçluya bazı haklar tanımıştır. Gerçekte borcu olmayan ancak ödeme emrine zamanında itiraz etmediği için aleyhinde açılan takip kesinleşen borçlu, şikayet, gecikmiş itiraz, icra takibinin iptal ve taliki, menfi tespit ve istirdat davası gibi yollarla başvurarak haklılığını ispat etme imkanına sahiptir.

T.C.
…………… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

Dosya No: 201 /…Esas

BORCA İTİRAZ EDEN
(BORÇLU ADI-SOYADI )
 : ……………….……………. (TCK. No: ………………………….)

ADRESİ :
 ………………………………………………………………………
………………………………………………………………

ALACAKLI :
 ……………………………………………………………..

ADRESİ :
 ………………………………………………..
………………………………………………………

TEBELLÜĞ TARİHİ:
 …../…./201… (ilgili yazının size tebliğ edildiği tarih)

KONU                : BORCA, TAKİBE VE YETKİYE  karşı itirazlarımdan  ibarettir.

AÇIKLAMALAR: 

Yukarıda numarası yazılı dosya üzerinden açılmış olan işbu takip yetkisiz İcra Müdürlüğünde açılmış olup anılan takibin iptali gerekmektedir. Takip  yetkili icra dairesinde  açılmamıştırİİK. ve HUMK nun ilgili hükümleri gereği  adıma  başlatılacak icra takiplerinin ve davalarının  mutlaka …………………………..  İCRA DAİRELERİ ve MAHKEMELERİNDE  AÇILMASI GEREKİR

BORCA  VE TAKİBE  İTİRAZLARIM;

Alacaklıya karşı hiçbir borcum bulunmamaktadır. Ödeme emri ekinde tarafıma herhangi dayanak bir belge de gönderilmemiştir. Bu sebeple İcra Takibine, yetkiye, borcun tamamına, faize ve borcun tüm  fer’ilerine, takibin içeriğine ve buna göre düzenlenen ödeme emrine İİK’nun ilgili hükümlerince süresi içerisinde itiraz ediyorum.

NETİCE VE TALEP          : Yukarıda izah edilen sebeplerle ; TAKİBE, YETKİYE, ÖDEME EMRİNE,BORCUN TAMAMINA, FAİZE  ve BORCUN TÜM FERİLERİNE dair itirazlarım  doğrultusunda  gereğinin yapılarak takibin durdurulmasını talep ederim. /TARİH/

İtiraz Eden (Borçlu)
Adı ve Soyadı: ……………..………………..
İmza: …………………………………….
EKİ: Nüfus Cüzdan Fotokopisi

İCRA DAVASI NASIL AÇILIR?

İcra ve İflas Hukuku alanında icra davaları açılırken başvuruların eksiksiz ve tam olarak yapılması büyük bir önem taşır. İcra davası nasıl açılır için ilk adım, hangi türde bir davanın gerektiğinin belirlenmesidir. Bu belirleme, icra türüne bağlı olarak mahkemenin talep edeceği belgelerin doğru bir şekilde tamamlanmasını gerektirir. İcra Hukukunda kaynaklı alacaklar için icra mahkemeleri görevli olduğu gibi genel mahkemelerde de açılması gereken dava türleri vardır. Bu sebeple icra davası açmadan önce görevli ve yetkili mahkemeyi tespit etmek icra davası nasıl açılır sorusunun en önemli cevabıdır.

Bu süreç, alacaklı ve borçlu arasındaki hukuki adımların doğru atılmasını gerektirir. İcra takibi sürecinde alacaklı, mahkeme tarafından talep edilebilecek belgeleri eksiksiz hazırlamalı ve yasal süreçleri doğru bir şekilde takip etmelidir. Dava açmak ve icra davaları hakkında detaylı bilgi için “Türkiye’de Dava Takibi” sayfamızı inceleyebilirsiniz.

AVUKATSIZ İCRA TAKİBİ YAPILABİLİR Mİ?

İcra takibi başlatmak için avukat tutmak zorunlu değildir. Avukatsız icra takibi açılabilir ve alacaklı tarafından bizzat takip edilebilir. Ancak icra takibi süreçleri oldukça teknik ve hukuki detaylar içeren bir alandır. Bu süreçlerin doğru ve etkin bir şekilde yönetilmesi için hukuki bilgiye sahip olmak önemlidir. İcra hukukuyla ilgili hükümleri bilmemek veya süreçleri eksik veya yanlış takip etmek, hak kayıplarına neden olabilir.

Bir icra avukatı çalışmak, icra takibi sürecini uzman bir profesyonelin denetiminde yürütmenizi sağlar ve hukuki açıdan güvende olmanızı sağlar. Avukat, alacaklı tarafın haklarını korumak ve alacağın etkin bir şekilde tahsil edilmesini sağlamak için gerekli hukuki adımları atabilir. Ayrıca, avukat, alacaklı ve borçlu arasında çıkabilecek hukuki anlaşmazlıkları çözebilir ve adil bir şekilde müzakere yapabilir.

Sonuç olarak, avukatsız icra takibi yapılabilir, ancak hukuki karmaşıklığı ve riskleri göz önünde bulundurarak bir avukatla çalışmak daha güvenli bir tercih olabilir.

BORÇ VERDİĞİM KİŞİ BORCUNU ÖDEMİYOR

Borç verilen paranın geri alınamaması durumu, güven duygusuyla yapılan borç verme işlemlerinde sıkça karşılaşılan bir sorundur. Bu durumla başa çıkabilmek için hukuki süreçleri doğru bir şekilde takip etmek önemlidir.

Öncelikle, borç verdiğim kişi borcunu ödemiyor iddiasında bulunan kişinin borç verilen paranın geri ödenmemesi durumunda mahkemeye başvurma hakkı bulunmaktadır. İcra İflas Hukuku çerçevesinde düzenlenen icra takibi yoluyla da alacağını talep edebilir.

Borç verilen paranın geri ödenmesi için önceki ödemelerin nasıl yapıldığına dikkat edilmelidir. Banka kanalıyla yapılan ödemelerde, açıklama kısmında “borç olarak gönderilmiştir.” gibi ifadelerin bulunması önemlidir. Bu tür bir açıklama, hukuki bir delil olarak kullanılabilir.

Ancak, borçlu borca itiraz ettiğinde ilamsız icra takibi durur. Bu durumda, etkin bir hukuki mücadele için dava açılması gerekebilir. İtiraz durumunda, borçlu tarafından ortaya konulan itirazlara karşı elinizdeki delilleri sağlamak ve davanızı güçlendirmek önemlidir.

Sonuç olarak, belgesiz borç durumlarında dahi ilamsız icra takibi başlatma hakkınız bulunmaktadır. Ancak bu süreç, özenli ve dikkatli bir şekilde takip edilmesi gereken bir alandır. İcra takibi başlatmak, süreci başlatmanın yanı sıra takibi zor ve karmaşık bir alan olduğu için hukuki destek almak önemlidir.

Borç verdiğim kişi borcunu ödemiyor sorunu için dikkat edilmesi gereken önemli noktalar şunlar:

  1. Tüketim Ödüncü Sözleşmesi Kurma: Borç para vermek, Türk Borçlar Kanunu madde 386’ya göre tüketim ödüncü sözleşmesi kurar. Bu, ödünç verenin belirli bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alan kişiye devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği bir sözleşmedir.
  2. Faiz İsteme Hakkı: Türk Borçlar Kanunu madde 387’ye göre, borç para veren genel olarak bu parayı geri alırken faiz talep edemez. Ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme ile faizin işletilebileceği belirlenebilir.
  3. Ticari İlişki İçin Faiz Talep Etme: Borç para veren, bu parayı ticari bir ilişki kapsamında verildiğini ispat edebilirse, sözleşmede faiz ile ilgili bir hüküm olmasa bile faiz talep edebilir.
  4. Borç Geri Ödenmiyorsa İhtar Çekme Zorunluluğu: Borç para geri ödenmiyorsa, dava açmadan önce Türk Borçlar Kanunu’nun 392. maddesine göre usulüne uygun bir borç iadesi ihtarnamesi düzenlenmeli ve bu ihtar borçluya tebliğ edilmelidir. İhtar çekmeden açılacak davalar veya icra takipleri sonuçsuz kalacaktır.
  5. Bankadan Gönderilen EFT/Havale Açıklaması: Bankadan gönderilen EFT veya havalelerde “borç” gibi genel ifadeler yeterli olmayabilir. Yargıtay kararlarına göre, bu açıklamaların yanında paranın borç olarak gönderildiğine dair net ifadelerin bulunması daha sağlıklı olabilir.

Bu kapsamda, borç para verme ve geri alma süreçlerinde yazılı sözleşme yapılması, faizle ilgili hususların açıkça belirlenmesi, ticari ilişki durumlarında faiz talep etme hakkının kullanılması ve geri ödeme durumlarında ihtarname düzenlenmesi gibi adımlar, hukuki sürecin sağlıklı yürütülmesine yardımcı olabilir.

TÜRKİYE’DE İFLAS SÜRECİ

Türkiye’de iflas süreci, borçlunun malvarlığının tespiti, tasfiyesi ve borcun tahsili yoluyla gerçekleştirilir. İflas, borçların geri ödenememesi veya borçların vadesinde ödenmemesi durumunda gerçekleşir.

İflas süreci, borçlu veya alacaklıların başvurusu üzerine mahkeme tarafından Ticaret Hukuku kapsamında açılan bir dava ile başlar. Mahkeme, borçlunun iflasına karar verirse, iflas davası dosyasını İstanbul’da bulunan İcra ve İflas Dairesi’ne gönderir.

İflas Dairesi, iflasın ilan edilmesi için gerekli işlemleri yapar ve borçlunun malvarlığını tespit eder. Borçlunun malvarlığından öncelikli olarak alacaklıların hakları ödenir. Daha sonra, malvarlığından kalan kısmın dağılımı yapılır.

İflas sürecinde, borçlunun malvarlığı borçların tahsil edilmesi için satışa çıkarılabilir. Satıştan elde edilen gelir, alacaklıların taleplerinin ödenmesi için kullanılır. Borçlunun borcu tamamen ödendiği takdirde, iflas süreci sona erer ve borçlu tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilir.

Ancak, borcun tamamen ödenememesi durumunda, borçlunun iflası devam eder ve borçlunun malvarlığına el konulur. İflas kesinleştikten ve tasfiye süreci başladıktan sonra borçlu borcu yeniden yapılandırılamaz ve borçlarının tamamı tahsil edilir.

İflas süreci ciddi sonuçları olan bir süreçtir ve borçluların profesyonel yardım alarak süreci yönetmeleri önerilir. Borçlular, icra avukatı ile çalışarak iflas sürecinde en iyi sonucu elde etmek için plan yapabilirler.

borç tahsilatı

YABANCILARIN TÜRKİYE’DE BORÇ TAHSİLİ

Yabancıların Türkiye’de borç tahsili yapabilmeleri için, Türk kanunlarına uygun şekilde hareket etmeleri gerekmektedir. Türkiye’de yabancıların borç tahsili yapması için, öncelikle Türkiye’de yargı yetkisine sahip olan bir mahkemede dava açmalıdırlar. Yabancının kendi ülkesinde borca ilişkin almış olduğu bir mahkeme kararı varsa bu mahkeme kararını Türkiye’de tenfiz etmesi gerekir.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi, yabancı ülkelerde alınmış mahkeme kararlarının Türkiye’de hukuki bir değer kazanması için gereklidir. Tenfiz işlemi, yabancı bir mahkeme kararının Türkiye’deki mahkeme kararı gibi işlem görmesini sağlar.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi için öncelikle Türk hukukuna uygun olması gerekmektedir. Bu nedenle, yabancı mahkeme kararının Türk hukukuna uygunluğunun belirlenmesi için bir dava açılması gerekebilir. Davanın açılması için yabancı mahkeme kararının orijinal belgesi ve Türkçe tercümesi ile birlikte Türk mahkemesine başvurulması gerekmektedir.

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi için ayrıca Türk hukukuna göre belirli şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Bu şartlar arasında, kararın kesinleşmiş olması, Türk kamu düzenine aykırı olmaması, kararın yabancı bir mahkeme tarafından verilmiş olması gibi hususlar yer almaktadır.

Tenfiz işlemi için Türk mahkemesi, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de icra edilebilir olup olmadığına karar verecektir. Kararın tenfizi durumunda, yabancı mahkeme kararı Türkiye’de mahkeme kararı gibi işlem görecektir.

  • Yabancıların Türkiye’de borç tahsili için kullanabilecekleri yollar

Yabancıların Türkiye’de borç tahsili yapması, Türkiye’de yerleşik olan bir avukat veya hukuk bürosu ile çalışmaları gerektirir. Yabancıların Türkiye’de borç tahsilatı yaparken karşılaşabilecekleri hukuki ve idari süreçler, Türk hukuk sisteminin uygulanması sebebiyle oldukça karmaşık olabilir.

Taraflar arasında imzalanan bir sözleşmede tahkim maddesi yer alıyorsa, taraflar arasındaki uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözülebilir. Tahkim, bağımsız bir tahkim kurulu tarafından gerçekleştirilir ve sonuçları kesinleştiği takdirde mahkeme kararı gibi geçerlidir.

Yabancılar, Türkiye’deki borç tahsilatı sürecini başlatmak için öncelikle borçlu şirket veya kişinin Türkiye’deki adres ve diğer bilgilerini belirlemelidirler. Daha sonra, avukatları aracılığıyla borç tahsilatı için gerekli hukuki işlemleri yapabilirler.

Türkiye’de borç tahsilatı için en yaygın kullanılan yöntemlerden biri, yargı yoluna başvurmak ve mahkeme yoluyla borç tahsilatı yapmaktır. Bu süreç, borçlu kişi veya şirketin malvarlığının tespiti, tasfiyesi ve borcun tahsili ile sonuçlanır.

  • Yabancıların Türkiye’de borç tahsili sürecinde dikkat etmeleri gereken bazı hususlar şunlardır

  • Türkiye’deki borç tahsilatı sürecinde, borçlu kişi veya şirketin Türkiye’deki mülkiyeti veya varlıkları hakkında detaylı bir araştırma yapılması gerekir.
  • Türk hukuku ve yargı sistemi, diğer ülkelerin hukuk sistemlerinden farklı olabilir. Bu nedenle, yabancıların Türk hukuku ve yargı sistemi hakkında bilgi sahibi olmaları önemlidir.
  • Yabancıların Türkiye’de borç tahsili sürecinde bir avukat veya hukuk bürosu ile çalışmaları önerilir. Avukat veya hukuk bürosu, yabancılara Türk hukuku ve yargı sistemi hakkında bilgi verebilir ve süreci yönetmelerine yardımcı olabilir.
  • Borç tahsilatı sürecinde yabancıların, Türkiye’de yasal olarak kabul edilmeyen yöntemleri kullanmaları veya yasal prosedürleri atlamaları kesinlikle önerilmez

Özetle, Alacaklılar, arabuluculuk, davalar ve icra daireleri dahil olmak üzere ödenmemiş borçları tahsil etmek için bir dizi yasal yönteme sahiptir. Türkiye’de borcunuzu ödeyemezseniz, yasal işlem ve mal varlığına el konulması da dahil olmak üzere ciddi sonuçlar doğabilir.

Borçlarınızı ödemekte zorlanıyorsanız icra avukatından destek almanız ve her iki taraf için de işe yarayan bir çözüm bulmak için alacaklılarınızla işbirliği yapmak önemlidir. Türkiye’de borç tahsilatı karmaşık ve zorlu bir süreç olabilir, ancak alacaklılar için yasal yollar mevcuttur. Bunlar arasında ödeme ihtarı göndermek, arabuluculuk yapmak, dava açmak, mahkeme kararı almak ve İcra Daireleri aracılığıyla ilamın uygulanması sayılabilir. Alacaklılar, yasal işlem başlatmadan önce yasal tavsiye almayı ve maliyetleri ve olası sonuçları dikkatlice tartmayı düşünmelidir.

Diğer faaliyet alanlarımızı buradan inceleyebilir ve hukuki destek talepleriniz için info@cbhukuk.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

YASAL UYARI: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir ve tüm makaleler elektronik imzalı zaman damgalı olarak hak sahipliğinin tescil edilmesi amacıyla yayınlanmaktadır. Sitemizdeki makalelerin, kaynak link vermeden kopyalanarak veya özetlenerek başka web sitelerinde yayınlanması durumunda, hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

keyboard_arrow_up