dava takibi

TÜRKİYE’DE DAVA AÇMAK VE DAVA TAKİBİ

Hukuk sistemi, karmaşık bir yapıya sahip olup çeşitli hukuk dalları, mahkemeler ve dava takibi usullerini içermektedir. Bir bireyin karşılaştığı hukuki sorunları çözmek ve haklarını korumak adına başvurabileceği temel adım, doğru mahkemede ve uygun dilekçe ile dava açmaktır.

Dava açma ve dava süreci takibi, olayın niteliğine, hukuki sorunun kapsamına ve taleplere göre belirlenmelidir. Örneğin, mal varlığıyla ilgili bir meselede hukuk mahkemeleri, idari eylem ve işlemlerle ilgili bir konuda ise idare mahkemeleri görevlidir. Ceza davalarında ise bireyler değil, cumhuriyet savcıları tarafından harekete geçilir. Dava açma sürecindeki başarı, başlangıçta doğru hazırlıkların eksiksiz bir şekilde yapılmasına dayanır. Bu bağlamda, davaya hangi mahkemenin yetkili ve görevli olduğunu belirlemek için detaylı bir analiz şarttır.

TÜRK HUKUK SİSTEMİ HAKKINDA

Türk Hukuk Sistemi, tarihsel olarak hem batı kökenli hukuk sistemlerinden hem de İslam coğrafyasındaki hukuk geleneğinden etkilenmiş bir karma sistemdir. Türk hukuk sistemi, kanunlar, yönetmelikler ve diğer yasal düzenlemeleri içeren bir sivil hukuk sistemi üzerine kuruludur. Bu etkileşim, Türkiye’nin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmasından, özellikle de Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş coğrafyalarda hüküm sürmesinden kaynaklanmaktadır.

Batı’dan alınan etkiler, özellikle Roma Hukuku ve İsviçre Hukuku üzerinden Türk Hukuk Sistemini şekillendirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu, Tanzimat Dönemi’nde batılılaşma hareketleri başlatarak, Fransız Hukuku’ndan öğeleri kendi hukuk sistemine dahil etmiştir. Bu dönemde yapılan hukuki reformlar, medeni kanunların oluşturulması ve batı tipi mahkemelerin kurulması gibi unsurları içermiştir.

Öte yandan, Türk Hukuk Sistemi‘ni derinden etkileyen bir diğer unsur İslam hukukudur. Türkiye’nin çoğunluğunu Müslüman nüfus oluşturması, İslam hukukunun hukuki normları ve prensipleriyle uyumlu bir hukuk sistemi oluşturulmasını beraberinde getirmiştir.

Türk Hukuk Sistemi, bu iki büyük etki alanını içeren bir sentez oluşturarak hukuk prensiplerini bir araya getirmiştir. Bu çeşitlilik ve zenginlik, Türk hukukunun evrimini ve toplumsal normlara uygun bir hukuki çerçeve oluşturulmasını sağlamıştır. Bu sayede Türk Hukuk Sistemi, hem modern hukuk ilkelerini benimseyen bir yapıya sahip olmuş hem de kültürel çeşitliliği yansıtarak toplumsal beklentilere yanıt verebilir bir form kazanmıştır.

MAHKEMELERİN TÜRK HUKUKUNDA ROLÜ

Mahkemeler, Türk hukuk sisteminde ve dava takibinde kritik bir rol oynar. Türkiye’de, hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri ve idari mahkemeler gibi uzmanlaşmış mahkemeler vardır. Mahkemeler, bireyler, şirketler ve hükümet kurumları arasındaki anlaşmazlıkları çözmekle sorumludur. Türk hukuk sistemi ayrıca ticari mahkemeler, iş mahkemeleri ve aile mahkemeleri gibi özel mahkemeleri de içerir. Bu mahkemeler, belirli türdeki davaların yargı yetkisine sahiptir ve bu alanlarda uzmanlığı sağlamak için tasarlanmıştır.

Türk Hukuk sistemi içindeki farklı mahkemeleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Hukuk Mahkemeleri:
    • Asliye Hukuk Mahkemeleri
    • Ticaret Mahkemeleri
    • Aile Mahkemeleri
    • Tüketici Mahkemeleri
    • İş Mahkemeleri
    • Bölge Adliye Mahkemesi
    • Yargıtay
  2. Ceza Mahkemeleri:
    • Asliye Ceza Mahkemeleri
    • Ağır Ceza Mahkemeleri
    • Çocuk Ceza Mahkemeleri
    • Sulh Ceza Hakimliği
    • Bölge Adliye Mahkemesi
    • Yargıtay
  3. İdare Mahkemeleri:
    • Vergi Mahkemeleri
    • İdare Mahkemeleri
    • Bölge İdare Mahkemesi
    • Danıştay

Bu mahkemeler, farklı hukuk dallarına ve davaların niteliklerine göre görev yapmaktadırlar. Hukuk mahkemeleri genellikle özel hukuk davalarına, ceza mahkemeleri ceza davalarına, idare mahkemeleri ise idari davalar ve vergi davalarına bakmaktadır. Mahkemelerin alt dalları, davaların özelliklerine ve mahkemenin özel alanına bağlı olarak belirlenir.

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU
MADDE 118- (1) Dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir.
(2) Dava dilekçesinin kaydına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.

TÜRKİYE’DE DAVA SÜRECİ VE UNSURLARI

Türkiye’de dava süreci, karmaşık bir yapıya sahiptir ve bu süreçte dikkate alınması gereken birçok önemli unsur bulunmaktadır.

  1. Dil: Türkiye’deki mahkemelerin resmi dili Türkçe’dir. Hukuki belgelerin, dava dilekçelerinin ve duruşmalardaki tüm yazışmaların Türkçe olarak yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, bir dava sürecinde etkin bir iletişim kurabilmek adına Türkçe’yi akıcı bir şekilde kullanabilen bir dava avukatına sahip olmak önemlidir.
  2. Ön Dava İşlemleri: Dava açmadan önce, Türkiye’de genellikle talep mektubu sunma, arabuluculuk veya tahkim yoluyla anlaşmazlığı çözme adımları izlenir. Bu ön dava işlemleri, dava sürecini hızlandırabilir ve maliyetleri azaltabilir.
  3. Mahkeme Yapısı: Türkiye’deki mahkemeler, genel olarak hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri ve idari mahkemeler olarak üç ana kategoriye ayrılır. Her bir kategori, farklı hukuki konulara odaklanan özel mahkemeler içerir. Dava sürecinde doğru mahkemeye başvurmak ve mahkeme yapısını anlamak önemlidir.
  4. Dava Takibi Süreci: Dava takibi süreci, dava açma dilekçesinin hazırlanması, kanıtların sunulması, tanıkların dinlenmesi, keşif aşaması ve son olarak bir hakim veya heyet karşısında argümanların sunulması aşamalarını içerir. Türkiye’de dava takibi süreci genellikle zaman alıcıdır ve birçok duruşmayı içerebilir.
  5. Temyiz Süreci: Bir mahkeme kararından memnun olmayan tarafın başvurabileceği bir başka aşama temyiz sürecidir. Temyiz süreci, kararın bir üst mahkeme tarafından değerlendirilmesini içerir. Bu aşama da dikkatli bir hazırlık ve hukuki argümanlar gerektirir.
  6. Hukuki Masraflar: Dava süreci, mahkeme harçları, avukat ücretleri, uzman görüşleri ve resmi masrafları içerir. Dava açmadan önce, hukuki masrafları anlamak ve bir finansal strateji oluşturmak önemlidir. Dava takibi avukatı, müvekkilini bu konuda bilgilendirir ve masrafları etkili bir şekilde yönetmeye yardımcı olur.

Türkiye’de dava sürecinin karmaşıklığı, bu unsurları anlamak ve bir hukuk profesyoneliyle işbirliği yapmak gerekliliğini ortaya koyar. Hukuki sürecin başarılı bir şekilde yönetilebilmesi için deneyimli bir avukat rehberlik sağlayabilir ve müvekkilin haklarını korumak adına etkili bir strateji oluşturabilir.

dava avukatı

DAVA NASIL AÇILIR?

Hukuk sistemi, çeşitli hukuk dallarını, mahkemeleri ve usulleri içeren karmaşık bir yapıdan oluşmaktadır. Dava açma süreci, doğru mahkemede ve uygun dilekçe ile başlatılmalıdır. Dava nasıl açılır sorusuna karşı izlenmesi gereken edımlar aşağıda belirtilmiştir.

1) DURUMU DEĞERLENDİRME

Dava nasıl açılır sorunnuna öncelikle durum tespiti yaparak yaklaşmak gereklidir. Dava açma sürecine adım atmadan önce, yaşanan olayın hukuki boyutunu detaylı bir şekilde değerlendirmek kritik bir öneme sahiptir. Bu değerlendirme aşamasında, olayın tüm yönlerini kapsayan bir analiz yapmak, hukuki sürecin sağlıklı bir temel üzerine oturtulmasını sağlar.

  • Hukuki Sorunun Tanımı: Dava nasıl açılır sorusuna ilk cevap, karşılaşılan durumu net bir şekilde tanımlamanın gerekliliğidir. Olayın hangi hukuki sorunları içerdiğini belirlemek, doğru hukuki süreci başlatmak adına hayati bir adımdır.
  • İlgili Hukuk Dalının Belirlenmesi: Değerlendirme sürecinde, olayın hangi hukuk dalına ait olduğunu tespit etmek gereklidir. Örneğin, mal varlığıyla ilgili bir mesele genellikle hukuk mahkemelerine, idari bir eylem ise idare mahkemelerine başvurmayı gerektirebilir.
  • Potansiyel Hukuki Sonuçların Analizi: Olayın hukuki boyutunun değerlendirilmesi, potansiyel hukuki sonuçları öngörmeyi içermelidir. Bu, davayı açmadan önce beklenen sonuçları değerlendirerek strateji belirleme sürecini içerir.
  • Kanıtların Toplanması: Değerlendirme aşamasında, olaya ilişkin mevcut kanıtların toplanması ve belgelerin eksiksiz bir şekilde elde edilmesi önemlidir. Kanıtların güçlü bir şekilde sunulması, davanın lehe sonuçlanması olasılığını arttıracaktır.

2) GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEMENİN TESPİTİ

Dava açmak için en kritik adımlardan biri de doğru mahkemeyi seçmektir. Dava nasıl açılır sorununun belki de en önemli adımı görevli ve yetkili mahkemenin tespitidir. Hukuk sistemi, çeşitli türlerde mahkemeleri içermekte olup, davayı doğru bir şekilde sınıflandırmak, zaman kaybını önlemek ve hukuki hakların etkin bir şekilde korunmasını sağlamak açısından büyük bir öneme sahiptir.

  • Mahkeme Türlerinin Belirlenmesi: Hukuk mahkemeleri, ceza mahkemeleri, idare mahkemeleri gibi farklı türlerde mahkemeler bulunmaktadır. Her mahkeme türü belirli bir hukuki konu veya dava tipine odaklanmıştır. Bu nedenle, davayı doğru bir şekilde sınıflandırmak gerekmektedir.
  • Dava Niteliğine Uygun Mahkemeyi Seçme: Davanın niteliğine bağlı olarak görevli ve yetkili mahkemenin seçilmesi kritiktir. Örneğin, mal varlığıyla ilgili bir dava için hukuk mahkemeleri, vergi ile ilgili bir konuda dava açmak için vergi mahkemeleri tercih edilmelidir.
  • Yanlış Mahkemede Açılan Davanın Sonuçları: Eğer yanlış mahkemede dava açılırsa, bu durum ciddi sonuçlara yol açabilir. Zaman kaybının yanı sıra, maddi kayıplar da yaşanabilir. Ancak daha da önemlisi, geri dönüşü olmayan hak kayıpları ortaya çıkabilir. Bu, hatalı mahkeme seçiminin hukuki hakların korunmasında kalıcı zararlara neden olabileceğini gösterir.
  • Hukuki Sürecin Etkin Yönetimi: Doğru mahkemeyi seçmek, hukuki sürecin etkin bir şekilde yönetilmesine katkıda bulunur. Uygun mahkemede dava açmak, davanın daha hızlı ve etkili bir şekilde sonuçlanmasına olanak tanır.

Doğru mahkemeyi seçmek, dava takibi sürecinin başarıyla tamamlanması için temel bir adımdır. Bu, zaman, maliyet ve hak kayıplarını önlemek açısından büyük bir öneme sahiptir. Ayrıca, hukuki sürecin etkin ve adil bir şekilde yürütülmesini sağlar, dolayısıyla davacının haklarını korur.

3) DELİLLERİN VE BELGELERİN TOPLANMASI 

Dava takibi sürecinde, dava dilekçesini destekleyecek ve iddiaları güçlendirecek belgeleri toplamak, davanın başarılı bir şekilde sonuçlanması için kritik bir adımdır. Ancak, gereksiz delil sunmak, dosyayı karmaşık hale getirmek ve hakimin değerlendirmesi gereken önemli delillerin gözden kaçmasına neden olabilir. Bu nedenle, belgeleri seçerken ve hazırlarken dikkatli olunmalıdır. Delillerin toplanması aşamasında dikkate alınması gereken önemli noktalar:

  • İddiaları Destekleyen Belgeleri Belirleme: İlk adım, iddiaları güçlendirecek ve destekleyecek belgeleri belirlemektir. Davanın temelini oluşturan noktaları belirleyerek, bu konuda hangi tür belgelere ihtiyaç duyulduğunu anlamak önemlidir.
  • Gereksiz Belgelerden Kaçınma: Gerekli belgelerin belirlenmesinin yanı sıra, gereksiz belgelerden kaçınılmalıdır. Dosyayı gereksiz kalabalıklaştırmak, hakim tarafından değerlendirme sürecini karmaşık hale getirebilir.
  • Belgelerin Hukuki Kullanılabilirliğini Değerlendirme: Toplanan belgelerin hukuki açıdan kullanılabilirliğini değerlendirmek önemlidir. Hukuki olarak geçerli olmayan belgeler, davanın aleyhe sonuçlanmasına sebep olabilir.
  • Delilleri Düzenleme ve Sınıflandırma: Toplanan belgeleri düzenlemek ve sınıflandırmak, dosyanın düzenini korumak açısından önemlidir. Delillerin konularına göre ayrılması, hakimin daha etkili bir şekilde değerlendirme yapmasına yardımcı olur.
  • Belgeleri Zamanında Toplama: Belgelerin toplandığı süre, davanın seyrini etkileyebilir. Belgeleri zamanında toplamak, sonradan yaşanacak sıkıntıları önleyerek dava sürecini hızlandırabilir.

Belgelerin seçimi ve hazırlığı, dava sürecinin başarılı bir şekilde sonuçlanması için hayati bir öneme sahiptir. Dikkatlice seçilen ve düzenlenen belgeler, iddiaları güçlendirir ve davanın adil bir şekilde sonuçlanmasına katkıda bulunur.

4) DAVA DİLEKÇESİNİN HAZIRLANMASI

Dava açmak; mahkemeye sunulan dilekçe ile başlar ve bu dilekçe, davanın temelini oluşturan belge olarak kabul edilir. Dava dilekçesinin doğru ve eksiksiz bir şekilde hazırlanması, hukuki sürecin etkin ve adil bir şekilde yürütülmesi için hayati bir öneme sahiptir. Dava dilekçesinde yer alması gereken temel unsurlar:

  • Mahkemenin Adı: Dava dilekçesinde hangi mahkemeye başvurulduğu açıkça belirtilmelidir. Mahkemenin adı doğru bir şekilde yazılmalıdır.
  • Tarafların Bilgileri: Davacı ve davalının adı, soyadı, adresi ve davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası dilekçede yer almalıdır. Ayrıca, varsa tarafların kanuni temsilcileri ve davacı vekilinin bilgileri de eklenmelidir.
  • Davanın Konusu ve Değeri: Dava konusunun açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri de dilekçede yer almalıdır.
  • İddia Edilen Vakıalar: Davacının iddiasını dayandırdığı vakıaların sıra numarası altında açık özetleri dilekçede yer almalıdır. İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği de belirtilmelidir.
  • Hukuki Sebepler: Dava dilekçesinde, davacının dayandığı hukuki sebepler açık bir şekilde belirtilmelidir. Bu, davanın hukuki dayanağını oluşturur.
  • Talep Sonucu: Dava dilekçesinde, davacının talep ettiği sonuç net bir şekilde ifade edilmelidir. Ayrıca, davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası da bulunmalıdır.
  • Belgelerin Eklenmesi: Dava dilekçesinde gösterilen belgelerin asılları veya örnekleri eklenmelidir. Bu belgeler, harç ve vergiye tabi olmaksızın, davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örnekleri veya sadece örnekleri şeklinde mahkemeye sunulmalıdır.

Dava dilekçesi hazırlanırken, bu temel unsurlara dikkat edilmesi, hukuki sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar. Ayrıca, belgelerin eksiksiz ve düzenli bir şekilde sunulması, davayı güçlendirecek bir faktördür. Dava açma sürecinde bu unsurlara uyulması, davanın olumlu bir sonuçlanma olasılığını artırır ve hukuki hakların etkin bir şekilde savunulmasını sağlar.

5) MAHKEMEYE BAŞVURU

Dava sürecinde mahkemeye başvuru aşaması, hazırlıkların tamamlanmasının ardından gerçekleşir. Dava dilekçesi ve ilgili belgelerle birlikte mahkemeye başvurmak, dava açma işlemlerini başlatmanın önemli bir adımıdır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:

  • Harç ve Masrafların Ödenmesi: Dava açma işlemlerinin tamamlanabilmesi için gerekli harç ve masrafların mahkemeye ödenmesi gereklidir. Zorunlu harçların ödenmemesi durumunda dava açılmış sayılmaz ve bu da hak kaybına neden olabilir. Dolayısıyla, harç ve masrafların eksiksiz bir şekilde ödenmesi önemlidir.
  • Dava Dilekçesi ve Belgelerin Sunulması: Hazırlanan dava dilekçesi ve gerekli belgelerle birlikte mahkemeye başvuru yapılmalıdır. Dilekçenin içeriği net ve açık olmalı, gerekli bilgileri içermeli ve iddiaları destekleyen belgeler eklenmelidir.
  • Başvurunun İncelenmesi ve Değerlendirilmesi: Mahkemeye yapılan başvuru, incelenecek ve davaya ilişkin ilk değerlendirme yapılacaktır. Bu aşamada mahkeme, dilekçe ve belgeleri kontrol ederek davanın yeterli olup olmadığını değerlendirecek ve gerekirse eksik belgeleri talep edecektir.
  • İlk Duruşma ve Taraflara Tebliğ: Mahkeme tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, davanın kabul edilmesi durumunda ilk duruşma tarihi belirlenir. Taraflara duruşma ile ilgili tebligat yapılır.
  • Dava Sürecinin Başlaması: İlk duruşma ile birlikte dava süreci resmi olarak başlar. Mahkeme, tarafların beyanlarını alır, delilleri inceler ve davaya ilişkin diğer işlemleri gerçekleştirir.

Mahkemeye başvuru aşaması, dava sürecinin başlangıcını simgeler. Bu aşamada özenle hazırlanan dilekçe ve belgeler, davanın lehinize sonuçlanması için kritik bir rol oynar. Başvurunun eksiksiz ve düzenli bir şekilde yapılması, mahkeme sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesine ve dava takibinin doğru bir şekilde yapılmasına katkı sağlar.

6) DAVA DOSYASININ HAZIRLANMASI

Dava süreci, mahkemeye başvurulduktan sonra dosyanın düzenlenmesi ve gerekli belgelerin titizlikle hazırlanması aşamasını içerir. Dava dosyasının hazırlanması için önemli adımlar:

  • Mahkeme Tensip Tutanağı ve Cevaplar: Mahkeme, dava dilekçesini aldıktan sonra bir tensip tutanağı düzenleyecektir. Karşı taraf  davaya cevap verecek ve bu cevapları dosyaya ekleyecektir.
  • Dosyanın İncelenmesi: UYAP üzerinden ya da mahkemeye giderek dava dosyasının incelenmesi gereklidir. Dosyadaki tüm belgeleri ve yapılan işlemleri gözden geçirmek, davanın seyrini takip etmek açısından önemlidir.
  • Belgelerin Sıralanması ve Örneklenmesi: Dava takibinin doğru bir şekilde yapılabilmrsi için dosyadaki tüm belgelerden alınacak örneklerin tarihine göre sıralandığı bir dava dosyası oluşturulmalıdır. Bu düzen, dosyanızın daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasını sağlar.
  • Dava Dilekçesi ve Ekleri: Dava dilekçesi ve ekleri, davalı sayısından bir fazla sayıda hazırlanır ve mahkemeye verilir. Bir nüsha mahkeme dosyasında kalırken, diğer nüshalar davalıya ya da davalılara gönderilir.
  • Eksik Belgelerin Tamamlanması: Dosyada sunulmayan veya tebliğ edilmeyen belgeler olabilir. Bu nedenle eksik belgelerin tamamlanması, mahkeme sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar.
  • Dava Dosyasının Güncellenmesi: Dava süreci içinde yeni belgelerin ortaya çıkması veya değişikliklerin olması durumunda, dava dosyası güncel tutulmalıdır. Bu, mahkemeye sunulacak ek bilgilerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesini sağlar

Dava dosyasının düzenli ve eksiksiz olması, mahkeme sürecinin ve dava takibinin etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sağlar. Belirtilen adımların dikkatlice takip edilmesi, dava sürecinin başarılı bir şekilde tamamlanmasına yardımcı olur.

DAVA AÇMAK İÇİN GEREKENLER

Dava açmak için gerekenler her dava türüne göre değişiklik gösterebilir. Bu sebeple dava açmak için gerekenler hususunda profesyonel bir hukuki destek alarak daha etkili ve güvenli bir şekilde bu süreç yürütülebilir. Genel olarak dava açmak için gerekenler aşağıda belirtilmiştir:

  • Hukuk Bürosu İle Anlaşma: İlk adım, bir hukuk bürosu veya avukat ile anlaşma sağlamaktır. Bu süreçte, avukatın uzmanlık alanı, deneyimi ve referansları dikkate alınarak doğru profesyonel seçilmelidir.
  • Noterden Vekaletname Alınması: Anlaşma sağlanan avukata, noterden vekaletname verilmesi gereklidir. Vekaletname, avukatın müvekkili adına hukuki işlemleri yürütme yetkisini belirten resmi bir belgedir.
  • Müvekkil Avukat Görüşmesi: Detaylı bir müvekkil avukat görüşmesi düzenlenir. Bu görüşme sırasında müvekkil, davanın detaylarını, delillerini ve beklentilerini avukatına ileterek hukuki stratejiyi belirler.
  • Dava Dilekçesinin Hazırlanması: Avukat, müvekkilinden aldığı bilgiler doğrultusunda dava dilekçesini hazırlar. Dilekçe, hukuki iddiaları içermeli, delilleri desteklemeli ve mahkemeye sunulacak şekilde düzenlenmelidir. Dava açmak için gerekenlerin en başında dava dilekçesi bulunmaktadır.
  • Dava Dilekçesinin Mahkemeye Sunulması: Hazırlanan dava dilekçesi, ilgili mahkemeye sunulur. Bu aşamada, dava açma başvurusu yapılmış olur.
  • Dava Sürecinde Hizmet Sağlanması: Dava takip sürecinde avukat müvekkiline hizmet sağlar. Duruşmalara katılır, savunma hazırlar ve hukuki sürecin her aşamasında müvekkilini temsil eder.

dava nasıl açılır

DAVA AÇMAK NE KADAR SÜRER?

Dava açmak ne kadar sürer sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün değildir. Dava açma süresi ve davanın tamamlanma süresi, farklı hukuki konulara, mahkemelere ve dava türlerine bağlı olarak değişebilir. Bazı örnekler ve dava süreleri:

  • Dava Açma Süresi: Dava açma süresi, dava türüne göre değişir. Örneğin, vergi mahkemesinde açılacak bir davanın süresi 30 gün, ihtiyati hacze karşı açılacak davalarda ise 15 gündür. İşe iade davası için fesih bildirim tebliğinden itibaren 1 ay içinde iş mahkemesine dava açılması gerekmektedir. İdari davalarda ise dava açma süresi genellikle 60 gündür.
  • Davanın Tamamlanma Süresi: Dava sürecinin tamamlanma süresi oldukça değişkenlik gösterir. Adalet Bakanlığı istatistiklerine göre, davaların karara bağlanma süreleri ortalama olarak 300 ila 600 gün arasında değişebilir. Ancak, bu süreler yıldan yıla değişebilir.
  • Etkileyen Faktörler: Davanın süresini etkileyen birçok faktör vardır. Tarafların davranışları, mahkemenin yoğunluğu, delillerin toplanması ve mahkeme duruşmalarının sıklığı gibi faktörler dava sürecini etkiler. Ayrıca, davaların karmaşıklığı ve çözümü daha fazla zaman gerektiren durumlar da süreyi uzatabilir.

Dava açmak ne kadar sürer sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün olmadığı gibi dava sürecinin ne kadar süreceği, bir davanın karmaşıklığına, türüne ve mahkemeye bağlı olarak değişiklik gösterir. Bu nedenle, dava sürecinin başlangıcından sonuna kadar olan zaman dilimi dikkate alınarak hazırlıklı olunmalı ve sürecin karmaşıklığına göre planlamalar yapılmalıdır.

DAVA AÇMAK NE KADAR TUTAR?

Dava açma masrafları, davayı açılacak mahkeme türüne, davanın konusuna, dava değerine, taraf sayısına, tanık sayısına, bilirkişi ve keşif durumlarına göre değişkenlik göstermektedir. Adli ve idari yargıda dava açma masrafları hakkında genel bir bilgi:

  • Hukuk Mahkemeleri: Hukuk mahkemelerinde dava açma masrafları, dava değeri, taraf sayısı, tanık sayısı, bilirkişi ve keşif durumlarına bağlı olarak değişmektedir. Bu faktörler, dava açma masraflarının artmasına veya azalmasına neden olabilir. Ortalama olarak 3000-4000 TL arası dava açma masrafı oluştuğu söylemek doğru olacaktır. Harçlar ise dava değeri üzerinden hesaplandığı için her dvada değişiklik gösterecektir.
  • İdari Yargı: İdari yargıda dava açma masrafları da taraf sayısı, tanık sayısı, duruşma istemi, yürütmeyi durdurma istemi, keşif istemi gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bu durumlar, idari yargıda dava açma masraflarının artmasına veya azalmasına neden olabilir.
  • Ceza Mahkemeleri: Ceza davalarını Cumhuriyet Başsavcıları tarafından açılır. Bu sebeple Ceza Davası açmak için herhangi bir harç veya masraf ödenmesi gerekmez. Bireyler şikayette bulunur ve savcılık makamı suç duyurusunu yerinde görürse iddianame düzenleyerek Ceza Mahkemesi’nde dava açar.

Dava açmak ne kadar tutar sorusunun net bir cevabı olmadığı gibi her dava türü ve dava değerine göre değişiklik gösterecektir. Dava masrafları genellikle avukat ücretini, mahkeme harçlarını, bilirkişi ücretini, keşif masraflarını ve benzeri giderleri içerir. Avukatınızla masraflar ve ücretler konusunda önceden detaylı bir görüşme yapmak önemlidir.

YURTDIŞINDA YAŞAYAN BİRİNE DAVA AÇMAK MÜMKÜN MÜ?

Türkiye’de yurtdışında yaşayan birine dava açmak mümkündür. Ancak, bu durumda bazı özel prosedürler ve uluslararası hukuki düzenlemeler uygulanır. Yurtdışında yaşayan birine dava açmak için bilinmesi gerekenler:

  1. Türk Vatandaşı İse: Yurtdışında yaşayan bir Türk vatandaşı ise, dava dilekçesi bu kişinin yabancı ülkedeki adresine gönderilecektir. Ancak, tebligatın yapılabilmesi için bulunduğu ülkedeki Türk konsolosluğuna başvurularak tebligat işlemi gerçekleştirilir.
  2. Türk Vatandaşı Değilse: Yurtdışında yaşayan bir kişi Türk vatandaşı değilse, tebligat için o kişinin vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında ikili bir anlaşma olup olmadığına bakılır. Eğer ikili anlaşma varsa, tebligat bu anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebilir.
  3. İstinabe Yoluyla Tebligat: Vatandaşı olduğu ülke ile anlaşma olmasa bile, Türkiye’deki mahkeme istinabe yoluyla tebligat talebinde bulunabilir. Bu durumda, Türkiye’deki mahkeme, yabancı mahkemeden yardım talep ederek tebligatın düzenlenmesini sağlar.

Yurtdışında yaşayan birine dava açmak, uluslararası hukuki prosedürleri içerir ve zaman alabilir. Ancak, mevcut düzenlemelere uyulması durumunda, dava süreci yurtdışında bulunan kişiye ulaştırılabilir. Bu noktada, hukuki danışmanlık almak ve süreci doğru bir şekilde yönetmek önemlidir.

DAVA TAKİBİ NASIL YAPILIR?

Dava takibi, hukuki anlaşmazlıkların çözümü için başvurulan mahkeme sürecini ifade eder. Bu süreç, davanın açılmasıyla başlar ve genellikle bir hakim veya heyet önünde sonuçlanır. Dava takibi, müvekkilin hukuki haklarını savunma veya taleplerini mahkemeye ileme sürecidir. Bu süreç, bir dizi aşamayı içerir ve genellikle şu unsurları içerir:

  • Ön İnceleme: Dava takibi süreci, durumu değerlendirmek ve hukuki temellere dayalı bir dava açma kararı almak amacıyla başlar. Hukuki uzmanlık ve danışmanlık, müvekkilin haklarının ve seçeneklerinin anlaşılmasına yardımcı olur.
  • Dava Açmak: Uygun görülen durumlarda, dava açılır ve mahkemeye başvuruda bulunulur. Dilekçe, davanın temelini oluşturur ve mahkemeye sunulur.
  • Delillerin Toplanması ve Keşif Aşaması: Bu aşamalarda taraflar birbirlerine delilleri sunarlar. Bu, belgelerin değiş tokuşunu, tanık ifadelerini ve diğer kanıtların paylaşılmasını içerir.
  • Anlaşma Müzakereleri: Mahkeme süreci içinde taraflar, anlaşmaya varma amacıyla müzakerelerde bulunabilirler. Bu, davanın mahkeme önüne çıkmadan çözülmesi anlamına gelebilir.
  • Duruşma: Eğer taraflar anlaşmaya varamazsa, dava duruşmaya çıkar. Taraflar, mahkemeye argümanlarını sunar, tanıkları sorgular ve delilleri sunarlar.
  • Karar Aşaması: Mahkeme, tarafların argümanlarını değerlendirir ve bir karara varır. Bu karar, hukuk kurallarına ve kanunlara uygun bir şekilde verilir.

Dava takibi süreci genellikle uzun ve karmaşıktır. Masraflı olabilir ve dava sürecinde uzman görüşler, teknik incelemeler ve hukuki belgelerin hazırlanması gibi unsurları içerebilir. Dava takibi sürecinde bir dava avukatının rehberliği ve uzmanlığı, müvekkilin hukuki hakkını savunma sürecinde kritik bir rol oynar.

AVUKATSIZ DAVA AÇMAK MÜMKÜN MÜ?

Avukatsız dava açmak mümkündür; ancak mahkemeye verilecek dilekçenin doğru ve etkili bir biçimde hazırlanması, sürecin en kritik aşamasını oluşturur. Avukatsız dava açmak durumunda doğacak risklere ilişkin bilinmesi gerekenler:

  • Dilekçe Hazırlığı ve Usul Kuralları: Avukat, dava dilekçesini hukuki usul ve esaslara uygun bir şekilde hazırlar. Bu, mahkemenin talepleri ve hükümleri doğrultusunda hareket etmeyi sağlar.
  • Hatalı Dava Dilekçeleri ve Riskler: Günümüzde birçok dava, hatalı dilekçeler nedeniyle kaybedilmektedir. Hukuki bilgi eksikliği veya usul hataları, kişiyi haklıyken haksız duruma düşürebilir. Bu nedenle, dava dilekçesinin kusursuz bir şekilde hazırlanması önemlidir.
  • Avukat ile Dava Açmanın Önemi: Avukatlı dava açma hizmeti, durumunuza uygun hukuk alanını belirler. Deneyimli bir avukat, mahkeme sürecinin karmaşıklığına hakimdir ve tüm usul ve esasları doğru bir şekilde uygular. Avukat, dava dilekçesini kusursuz bir şekilde hazırlayarak müvekkilini en iyi şekilde temsil eder.
  • Hukuk Alanı ve Mahkeme Belirlenmesi: Avukat, davayı doğru hukuk alanına ve mahkemeye yönlendirir. Bu, davanın başarısı için kritik bir adımdır. Hukuk alanının belirlenmesi, doğru hukuki argümanların kullanılmasına olanak tanır. Örneği bir Ticaret Hukuku davası ile İş Hukuku davasının özellikleri ve uygulanması gerekn usller tamamen farklıdır.
  • Duruşmalara Katılım: Dava sürecindeki duruşmalara katılım, mahkemede haklarınızı savunmanın önemli bir parçasıdır. Avukatsız dava açan bir kişi, duruşmalara hazırlıklı olarak katılmalı, savunmasını etkili bir şekilde sunmalı ve mahkeme kurallarına uygun davranmalıdır.

Avukatsız dava açmak mümkündür, ancak bu durumda dava dilekçesinin eksiksiz ve etkili bir biçimde hazırlanması, duruşmalara hazırlıklı olarak katılım sağlanması büyük bir önem taşır. Hak kayıplarını önlemek ve adil bir süreç izlemek için bir avukatın rehberliği, genellikle daha güvenli bir tercih olabilir.

DAVA AVUKATI İLE ÇALIŞMANIN ÖNEMİ

Dava avukatı, hukuki sorunlarla ilgili müvekkilini temsil eden ve hukuk mahkemelerinde, idari mahkemelerde veya diğer yargı organlarında davanın yönetiminden sorumlu olan profesyonel bir avukattır. Dava avukatının temel görevleri:

  1. Müvekkil Temsili: Dava avukatı, müvekkilinin hukuki çıkarlarını mahkemede temsil eder. Müvekkilin haklarını savunmak, yasal haklarına sahip çıkmak ve davanın lehine sonuçlanması için çaba sarf etmek dava avukatının temel sorumluluğudur.
  2. Hukuki Danışmanlık: Dava avukatı, müvekkiline hukuki danışmanlık hizmeti sağlar. Dava süreci öncesinde, sürecin nasıl işleyeceği konusunda bilgi verir, müvekkilin hakları ve yükümlülükleri hakkında bilgilendirme yapar.
  3. Dava Hazırlığı: Dava Avukatı, dava sürecinin başlamasıyla birlikte gerekli belgeleri toplar, delilleri değerlendirir ve müvekkilin iddialarını güçlendirmek için hazırlıklar yapar. Bu aşama, dava dilekçesinin düzenlenmesini, tanıkların belirlenmesini ve diğer hukuki belgelerin hazırlanmasını içerir.
  4. Mahkemede Temsil: Dava avukatı, mahkeme sürecinde müvekkilini temsil eder. Duruşmalarda, yargıç önünde müvekkilin haklarını savunur, delilleri sunar, tanıkları sorgular ve hukuki argümanları mahkemeye ileterek müvekkilin lehine bir sonuç elde etmeye çalışır.
  5. Tebligat ve İletişim: Avukat, mahkeme kararlarını müvekkiline bildirir, tebligat işlemlerini gerçekleştirir ve müvekkil ile mahkeme arasındaki iletişimi sağlar. Aynı zamanda, müvekkilin dava süreci hakkında bilgilendirilmesi ve bilinçli kararlar alabilmesi için iletişim kanallarını açık tutar.
  6. Anlaşmazlık Çözümü: Dava avukatı, müvekkiliyle birlikte anlaşmazlıkların mümkünse mahkeme dışında çözümü için çaba sarf eder. Uzlaşma ve arabuluculuk gibi alternatif çözüm yollarını değerlendirir.

Dava avukatı, hukuki bilgi ve deneyime sahip bir profesyonel olarak müvekkilin hukuki ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için çalışır. Her dava, kendine özgü faktörlere sahip olduğundan, dava avukatının rolü de davanın özelliklerine göre şekillenir.

Dava avukatı olmak, yalnızca hukuki bilgiye değil, aynı zamanda uzun yıllar süren tecrübe ile şekillenen bir meslektir. Mahkemelerde etkili bir temsil sağlamak için gerekli olan teknik duruşma bilgisi, dava avukatının başarısını önemli ölçüde etkiler.

Hukuki konuları sadece bilmek değil, aynı zamanda bunları mahkemede anlaşılır bir şekilde ifade etme yeteneği, dava avukatının başarısında kritik bir rol oynar. Hukuki terimleri açıklayabilme, belgeleri doğru bir şekilde sunabilme ve hukuki argümanları etkili bir biçimde iletebilme becerisi, bir dava avukatının uzmanlığını tamamlar.

Diğer faaliyet alanlarımızı buradan inceleyebilir ve hukuki destek talepleriniz için info@cbhukuk.com üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

YASAL UYARI: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir ve tüm makaleler elektronik imzalı zaman damgalı olarak hak sahipliğinin tescil edilmesi amacıyla yayınlanmaktadır. Sitemizdeki makalelerin, kaynak link vermeden kopyalanarak veya özetlenerek başka web sitelerinde yayınlanması durumunda, hukuki ve cezai işlem yapılacaktır.

keyboard_arrow_up