Anlaşmalı Boşanma Nedir? Şartları, Protokolü ve Dilekçesi
Anlaşmalı boşanma, evliliği en az bir yıl sürmüş eşlerin boşanma ve sonuçları — velayet, nafaka, tazminat ve dilerlerse mal paylaşımı — üzerinde uzlaşarak Sözleşme Hukuku kapsamında hazırladıkları bir protokolü aile mahkemesine sunmaları ve duruşmada iradelerini bizzat beyan etmeleriyle sonuçlanan boşanma yoludur. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve ortak hayatın sürdürülmesinin taraflar açısından mümkün olmadığına ilişkin iradelerini karşılıklı olarak ortaya koyan eşlerin başvurabileceği genel boşanma sebeplerinden biridir. Bu hâlde evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı kabul edilir ve eşlerin kusur ya da boşanma sebebi ispat etmeleri gerekmez.
Anlaşmalı boşanma şartları kanunda açıkça düzenlenmiştir: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler mahkemeye birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmeli, taraflar mahkeme huzurunda boşanma iradelerini bizzat beyan etmeli ve hazırlanan boşanma protokolü hâkim tarafından uygun bulunmalıdır. Taraflar arasında önceden sağlanan uzlaşma, yargılama sürecinin kısa, düşük maliyetli ve daha az yıpratıcı olmasına katkı sağlamaktadır; dava çoğu zaman tek celsede sonuçlanır.
Uygulamada taraflar çoğunlukla hukuki danışmanlık alarak bir boşanma protokolü düzenlemekte ve bu protokol mahkemeye sunularak onaylanmaktadır. Anlaşmalı boşanma, eşlerin karşılıklı anlayış ve uzlaşı temelinde ortak bir çözüm yolu geliştirmelerini esas alan ve evlilik kurumunun hukuki yollarla sona erdirilmesinde etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.
Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?
Anlaşmalı boşanma; eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşarak yazılı bir protokol hazırlamaları, bu protokolle birlikte aile mahkemesine başvurmaları ve duruşmada iradelerini hâkim huzurunda bizzat teyit etmeleri yoluyla gerçekleşir. Anlaşmalı boşanma nasıl olur sorusunun ilk cevabı, çiftler arasında uygunluk ve işbirliği bulunması gerektiğidir; sürecin başarıyla tamamlanabilmesi için belirli şartların ve adımların eksiksiz yerine getirilmesi gerekir.
Her boşanma türünde olduğu gibi anlaşmalı boşanmada da süreç, bir boşanma rehberi mantığıyla adım adım ilerler. Sürecin temel aşamaları şunlardır:
1. Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Tarafların İşbirliği
Anlaşmalı boşanma sürecinin temelini, tarafların evliliğin sona erdirilmesi konusunda özgür iradeleriyle mutabakata varmış olmaları oluşturur. Bu uzlaşı, boşanmanın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kişisel ve sosyal sonuçlarını da kapsayan bir sürecin başlangıcıdır.
- Uzlaşma Konuları: Tarafların boşanmanın gerektirdiği konularda (mal paylaşımı, velayet, nafaka gibi) fikir birliğine ulaşmaları, sürecin sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi açısından önem arz eder.
- İletişim Biçimi: Anlaşmalı boşanmayı diğer boşanma türlerinden ayıran en belirgin özellik, taraflar arasındaki iletişim biçimidir. Bu süreçte çatışma yerine işbirliği, dayatma yerine karşılıklı anlayış ön plandadır.
- Uzlaşmacı Tutumun Sonucu: Tarafların ortak bir zeminde buluşma iradesi göstermeleri ve süreci uzlaşmacı bir tutumla yürütmeleri, hem yargı sürecinin hızlı ve etkili işlemesini sağlar hem de duygusal yıpranmayı en aza indirir.
Dolayısıyla anlaşmalı boşanma yalnızca bir hukuki prosedür değil, aynı zamanda taraflar arasında işbirliğine dayalı bir etkileşim süreci olarak değerlendirilmelidir. Çözüm odaklı iletişim ve yapıcı işbirliği, sürecin başarısı açısından vazgeçilmez unsurlardır.
2. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hazırlanması
Anlaşmalı boşanma sürecinde tarafların, boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde uzlaştıklarını ortaya koyan yazılı bir protokol hazırlamaları gerekmektedir. Bu belge, boşanma iradesinin yanı sıra evliliğin sona ermesinden doğan mali ve kişisel sonuçlara ilişkin mutabakatı da içerir. Hazırlanan boşanma protokolü, Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümlerine uygun olmalı ve kamu düzenine ya da genel ahlaka aykırılık taşımamalıdır.
3. Anlaşmalı Boşanma Davasının Açılması
Anlaşmalı boşanma sürecinin resmî olarak başlatılabilmesi için dava dilekçesinin ve boşanma protokolünün aile mahkemesine sunulması gerekmektedir. Bu başvuru ile birlikte boşanma davası açılmış olur ve yargılama süreci resmen başlar. Dilekçede, tarafların boşanma konusunda mutabık oldukları ve boşanmanın sonuçlarına ilişkin hususlarda anlaşmaya vardıkları açıkça belirtilmelidir.
Mahkemeye sunulan belgeler arasında protokolün yanı sıra tarafların kimlik bilgileri, evlilik ve nüfus kayıtları ile varsa çocuklara ilişkin bilgiler de yer alır. Boşanma davası başvurusunun usulüne uygun hazırlanması ve belgelerin eksiksiz sunulması, yargılamanın kısa sürede ve sorunsuz şekilde tamamlanmasına katkı sağlar. Ayrıca dava sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli harç ve yargılama giderlerinin de başvuru esnasında mahkeme veznesine ödenmesi gerekmektedir.
4. Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanma sürecinde eşler, evlilik birliği süresince edinilen malvarlıklarının paylaşımını protokolde düzenleyebilir; ancak mal rejiminin tasfiyesi TMK m.166/3’te aranan zorunlu unsurlardan değildir. Taraflar paylaşım konusunda uzlaşmışsa taşınır mallar, taşınmazlar, banka hesapları, yurtdışı gelirleri, araçlar, fikri mülkiyet hakları, marka hakları ve diğer mali değerler gibi varlıkların paylaşımına ilişkin hükümler açık bir şekilde belirlenmelidir.
Türk Medeni Kanunu’nun mal rejimine ilişkin hükümleri çerçevesinde, edinilmiş malların tasfiyesi ve paylaşımı tarafların karşılıklı rızasıyla karara bağlanabilir. Mal paylaşımına ilişkin anlaşma yapılmışsa anlaşmalı boşanma protokolünde yer almalı ve hukuka aykırılık içermemelidir; protokolde düzenlenmeyen mal rejimi alacakları ise boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davada talep edilebilir.
5. Anlaşmalı Boşanmada Çocukların Velayeti
Eşlerin ortak çocukları bulunuyorsa, çocukların üstün yararı gözetilerek velayet, kişisel ilişki (görüşme) ve çocukların maddi ihtiyaçlarının karşılanması konularında mutabakata varılması zorunludur. Taraflar; çocukların kimin velayeti altında kalacağını, diğer ebeveynin çocukla kuracağı kişisel ilişkinin kapsamı ve sıklığını, eğitim, sağlık ve bakım giderlerinin nasıl karşılanacağını uzlaşma temelinde belirlemelidir.
Bu düzenlemelerin hem çocukların psikososyal gelişimini destekleyici nitelikte olması hem de kamu düzenine ve kanun hükümlerine uygun olması gerekir. Hâkim, çocuklara ilişkin düzenlemeleri tarafların anlaşmasıyla bağlı kalmaksızın çocuğun üstün yararı yönünden denetler.
6. Anlaşmalı Boşanmada Nafaka ve Boşanma Tazminatı
Nafaka, boşanma sürecinde veya boşanmadan sonra eşlerden birinin diğerine ya da müşterek çocuğa yaptığı düzenli mali destektir; Türk Medeni Kanunu kapsamında yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakası olmak üzere çeşitli türleri bulunmaktadır. Boşanma tazminatı ise, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan kusursuz veya daha az kusurlu eşe, kusurlu eş tarafından ödenen maddi ve/veya manevi tazminattır (TMK m.174). Anlaşmalı boşanma sürecinde, tarafların bu hususlarda tam bir uzlaşı sağlamış olmaları gereklidir.
Tarafların hazırladığı boşanma protokolünde nafaka miktarı, ödeme şekli, ödeme günü, süresi ve yıllık artış oranı açıkça belirtilmeli; aynı şekilde maddi ve manevi tazminat talebi varsa miktarı ve ödeme koşulları da ayrıntılı olarak düzenlenmelidir. Ayrıca müşterek çocukların bakım, sağlık ve eğitimiyle ilgili giderler gibi diğer mali yükümlülüklerin açık ve net bir şekilde kararlaştırılması, hem olası uyuşmazlıkların önlenmesi hem de çocukların üstün yararının korunması açısından önem arz etmektedir.
7. Mahkeme Tarafından Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Onaylanması
Taraflar arasında akdedilen boşanma anlaşması, mahkemenin onayına tabidir. Mahkeme, anlaşmalı boşanma protokolünü incelerken yalnızca tarafların iradelerini değil, aynı zamanda protokol hükümlerinin kamu düzenine, genel ahlaka ve tarafların özellikle zayıf olanının (çoğunlukla çocukların) menfaatlerine uygun olup olmadığını da değerlendirir.
Hâkim, tarafların serbest iradeleriyle hazırladığı anlaşmayı denetlemekle yükümlüdür; kamu düzenine veya genel ahlaka aykırılık taşıyan hükümler onaylanmaz ve bu tür düzenlemelerin geçersiz olduğu kabul edilir. Hâkim, gerekli gördüğü değişiklikleri taraflara önerebilir.
8. Anlaşmalı Boşanma Davasının Duruşmasına Tarafların Bizzat Katılımı
Anlaşmalı boşanma davasında tarafların duruşmaya bizzat katılmaları zorunludur. Bu katılım, hâkimin tarafların iradelerini doğrudan gözlemlemesi ve boşanma protokolünde yer alan hükümlerin taraflarca özgür iradeyle kabul edilip edilmediğini değerlendirmesi açısından büyük önem taşır.
Taraflar, duruşma sırasında boşanma iradelerini açıkça beyan etmeli ve sundukları protokolü kendi özgür iradeleriyle imzalayıp kabul ettiklerini mahkeme huzurunda ifade etmelidir. Bu şart yerine getirilmediği takdirde mahkeme anlaşmalı boşanma kararı veremez.
9. Anlaşmalı Boşanma Kararının Verilmesi ve Kesinleşmesi
Mahkeme, tarafların sunduğu anlaşmalı boşanma protokolünü uygun bulduğu takdirde boşanma kararı verir. Hâkim tarafından verilen bu karar, tarafların iradelerinin serbestçe ortaya konulduğu ve protokolün hukuka uygun olduğu kanaatine varılması hâlinde hükme bağlanır.
Tarafların verilen karara karşı yasal süresi içinde istinaf yoluna başvurmamaları ya da istinaf hakkından feragat etmeleri durumunda karar kesinleşir ve bu kesinleşme ile birlikte evlilik hukuken sona ermiş olur. Kesinleşme, tarafların medeni durumlarında resmî bir değişiklik meydana getirir ve boşanmanın tüm hukuki sonuçları yürürlüğe girer.
Sonuç olarak; anlaşmalı boşanma süreci, eşler arasında karşılıklı uyumun ve yapıcı işbirliğinin bulunduğu durumlarda tercih edilen etkili ve pratik bir yöntemdir. Bu süreç, tarafların boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşmalarını ve bu uzlaşmayı yazılı bir protokol ile belgelemelerini gerektirir; bu yönüyle anlaşmalı boşanma yalnızca bir dava süreci değil, aynı zamanda ortak sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gereken bir uzlaşı sürecidir.
Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
TMK m.166/3’e göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin davasını diğerinin kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkındaki anlaşmanın hâkimce uygun bulunması gerekir. Anlaşmalı boşanma şartları, tarafların iradelerinin serbestçe açıklanmasını ve evliliğin sona erdirilmesine ilişkin hususlarda uzlaşmayı esas alır. Şartlar sistematik olarak aşağıda açıklanmıştır:
1. Evlilik Bir Yılı Doldurmadan Anlaşmalı Boşanma Mümkün mü?
Anlaşmalı boşanmanın en temel şartlarından biri, evliliğin resmî nikâh tarihinden itibaren en az bir yıl sürmüş olmasıdır (TMK m.166/3). Bir yılı doldurmamış evliliklerde TMK m.166/3’e dayalı anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Bu süre mahkeme tarafından re’sen dikkate alınır ve dava tarihinde dolmuş olmalıdır.
Ancak 1 yılı doldurmayan evliliklerde; eşler birlikte karar vererek evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1-2) gibi bir boşanma sebebine dayanarak dava açabilir. Bu hâlde eşlerin boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşmış olması davayı kolaylaştırır; ancak hâkim, boşanma sebebini tarafların ikrarıyla bağlı kalmaksızın araştırır ve gerekli görürse delil toplar. Evlilik süresi bir yılı doldurmadan açılan boşanma davaları anlaşmalı boşanma olarak kabul edilmez; bu durumda çekişmeli boşanma hükümleri uygulanır.
2. Eşlerin Birlikte Dava Açması veya Davayı Karşılıklı Olarak Kabul Etmesi
Anlaşmalı boşanmada tarafların ya birlikte dava açmaları ya da bir eşin açtığı davayı diğer eşin açıkça kabul etmesi gerekir. Bu tür davalarda boşanma talebi ancak genel boşanma sebebine dayanıyorsa kabul edilir; özel boşanma sebeplerine (örneğin zina, hayata kast vb.) dayalı olarak anlaşmalı boşanma talebinde bulunulamaz. Uygulamada davacı eş dilekçeyi verir, davalı eş ise protokolü imzalayarak ve duruşmada davayı kabul ettiğini beyan ederek bu şartı yerine getirir.
3. Eşlerin Mahkeme Huzurunda Açık İrade Beyanında Bulunmaları
Tarafların duruşmada bizzat hazır bulunarak boşanma iradelerini özgürce ortaya koymaları ve boşanma protokolünde yer alan şartları kabul ettiklerini beyan etmeleri zorunludur. Bu beyanlar hâkim tarafından tutanağa geçirilir. Yazılı beyanlarla veya yalnızca vekil aracılığıyla anlaşmalı boşanma kararı verilmesi mümkün değildir.
Eğer taraflardan biri duruşmada boşanma protokolünü kabul ettiğini beyan etmekten kaçınır ya da iradesini geri çekerse, anlaşmalı boşanma davası çekişmeli boşanma davasına dönüşür. Bu durum tutanakla kayıt altına alınır ve yargılama genel hükümlere göre devam eder.
4. Anlaşmalı Boşanmada SEGBİS ile Duruşmaya Katılmak Mümkün mü?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.149, tarafların talebi üzerine duruşmaya bulundukları yerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla eş zamanlı ses ve görüntü nakli yoluyla katılmalarına imkân tanır; ancak bu yolla alınan beyanın TMK m.166/3’teki “hâkimin tarafları bizzat dinlemesi” şartını karşılayıp karşılamadığı davayı gören mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. SEGBİS ile katılım, tarafın talebi ve mahkemenin uygun görmesi hâlinde, tarafın bulunduğu yer adliyesindeki SEGBİS odasından ya da mevzuatın izin verdiği hâllerde kendi ortamından sağlanır. Bu konuda Yargıtay’ın SEGBİS ile alınan beyanı açıkça yeterli saydığı yerleşik bir içtihat bulunmadığından, SEGBİS’e dayanılacaksa mahkemenin bu yolla alınacak beyanı yeterli göreceği önceden teyit edilmelidir.
Buna karşılık tarafın başka bir yer mahkemesinde talimat yoluyla dinlenmesi, yani beyanının o mahkemece tutanağa geçirilip asıl mahkemeye gönderilmesi, davayı gören hâkimin tarafı bizzat dinlemesi anlamına gelmez. Aynı şekilde eşin duruşmaya cep telefonuyla görüntülü arama yoluyla bağlanarak beyanda bulunması da bizzat dinleme sayılmamaktadır. Bu nedenle yurt dışında veya başka şehirde bulunan eşin katılımı planlanırken SEGBİS imkânının önceden mahkemeyle teyit edilmesi, bu mümkün değilse eşin duruşmaya bizzat gelmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/7601, K. 2021/6759, T. 04.10.2021 sayılı kararında, protokolün eşlerce değil vekillerce imzalandığı ve yurt dışında bulunan davacı erkeğin duruşmada hazır olmayıp cep telefonuyla görüntülü olarak aranarak beyanının tutanağa geçirildiği bir dosyada verilen anlaşmalı boşanma kararını kanun yararına bozmuştur. Daire, asıl taraflarca imzalanmış bir protokol bulunmadan ve taraf duruşmada hazır olup hâkimce bizzat dinlenmeden TMK m.166/3 uyarınca boşanma kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle protokolün eşlerin kendileri tarafından imzalanması ve beyanın duruşmada bizzat verilmesi gerekir.
5. Mali Konulara İlişkin Anlaşma
Taraflar, boşanmanın mali sonuçları hakkında (maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası gibi) anlaşmış olmalıdır. Bu anlaşma hâkim tarafından uygun bulunmalı ve protokolde açık şekilde belirtilmelidir. Anlaşmalı boşanma protokolünde yalnızca tazminat ve nafaka talebinde bulunulması değil, aynı zamanda bu taleplere istinaden fazlaya dair haklardan feragat edildiğinin açıkça ifade edilmesi de mümkündür.
Boşanma tazminatı ve nafaka talepleri saklı tutularak anlaşmalı boşanma gerçekleştirilemez. Buna karşılık mal rejiminin tasfiyesi bu kapsamda zorunlu unsur değildir; eşler mal paylaşımını protokolde düzenlemeyerek ayrı bir davaya bırakabilir.
6. Müşterek Çocuklara İlişkin Anlaşma
Evlilik birliğinden müşterek çocuklar doğmuşsa, tarafların çocukların velayeti, kişisel ilişki düzenlemeleri ve maddi ihtiyaçları konularında mutabık kalmaları gerekir. Bu düzenlemeler çocuğun üstün yararı esas alınarak yapılmalı ve hâkimin denetimine açık olmalıdır. Çocuklarla ilgili üç temel alanda anlaşmaya varılması gerekir:
- İştirak Nafakası: Çocuğun maddi ihtiyaçları doğrultusunda nafaka yükümlülüğü belirlenmelidir.
- Velayet: Hangi ebeveynin çocuğun velayetini üstleneceği hususunda tarafların mutabık kalması gerekir.
- Kişisel İlişki (Ziyaret Hakkı): Diğer ebeveynle çocuğun ilişkisi, görüşme sıklığı ve kapsamı belirlenmelidir.
Bu düzenlemeler hâkim tarafından çocuğun üstün menfaatleri gözetilerek değerlendirilir ve anlaşmalı boşanma protokolünde kamu düzenine bir aykırılık tespit edilirse taraflara önerilerde bulunularak yeniden yapılandırılması talep edilebilir. Taraflar hâkimin önerisini kabul etmezse anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve dava çekişmeli olarak devam eder.
Müşterek çocukların velayeti boşanma protokolü ile taraflardan birine bırakılmışsa, diğer ebeveynin çocuğu rızaya aykırı şekilde yurt dışına götürmesi durumunda, velayet hakkı sahibi ebeveyn Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine Dair 1980 Tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında yurtdışına götürülen çocuğun iadesi talebinde bulunabilir. Velayet hakkına sahip ebeveynin rızası olmadan çocuğun yurt dışına götürülmesi veya orada alıkonulması hukuken uluslararası çocuk kaçırma olarak nitelendirilir. Bu süreçte uluslararası çocuk kaçırma konusunda uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir.
7. Anlaşmalı Boşanmada Ortak Velayet Mümkün mü?
Türk Medeni Kanunu boşanmada ortak velayeti açıkça düzenlemese de Yargıtay, ortak hayata son verilmiş veya boşanma gerçekleşmiş olsa bile velayetin ana ve babaya ortak olarak bırakılabileceğini, bunun için eşlerin anlaşması ve düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olması gerektiğini kabul etmektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayet öngörülebilir. Ortak velayet kararlaştırılıyorsa çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı, giderlerin paylaşımı ve önemli kararların nasıl alınacağı protokolde açıkça düzenlenmelidir; hâkim, düzenlemeyi çocuğun yararı yönünden ayrıca denetler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1901, K. 2025/9923, T. 19.11.2025 sayılı kararında, “Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine bırakılabileceği gibi velâyet ana ve babaya ortak olarak da bırakılabilir.” tespitine yer vermiştir. Bu yaklaşım, eşlerin anlaşmalı boşanma protokolünde ortak velayeti kararlaştırabilmesinin ve hâkimin bu düzenlemeyi çocuğun üstün yararı yönünden denetleyerek onaylayabilmesinin dayanağını oluşturur.
8. Hâkimin Boşanma Anlaşmasını Onaylaması
Taraflar arasında yapılan mali ve çocuklara ilişkin anlaşmaların hâkim tarafından da uygun bulunması gereklidir. Hâkim, tarafların sunduğu boşanma protokolünü değerlendirirken kamu düzeni, tarafların haklarının korunması ve çocukların üstün yararı ilkelerini esas alır.
Anlaşma eksik, yetersiz ya da kanuna aykırı ise hâkim gerekli değişiklikleri önerme yetkisine sahiptir (TMK m.166/3). Tarafların bu önerileri kabul etmesi hâlinde dava anlaşmalı şekilde sonuçlanabilir; aksi takdirde dava çekişmeli boşanma sürecine dönüşür.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, taraflarca imzalanan protokol ve dava dilekçesinin harç ile gider avansı yatırılarak yetkili aile mahkemesine sunulmasıyla açılır. Anlaşmalı boşanma şartları mevcutsa anlaşmalı boşanma davası açmak için aşağıdaki adımların izlenmesi gerekmektedir:
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü Hazırlama: Taraflar, boşanmanın mali sonuçları (nafaka, maddi ve manevi tazminat, varsa mal paylaşımı), çocuklara ilişkin düzenlemeler (velayet, kişisel ilişki, iştirak nafakası) ve diğer hususlarda mutabakata vardıklarını gösteren yazılı bir anlaşmalı boşanma protokolü hazırlar. Bu protokol tarafların serbest iradeleriyle imzalanmalı ve Türk Medeni Kanunu hükümlerine uygun olmalıdır.
- Mahkemeye Başvuru: Hazırlanan protokol ile birlikte anlaşmalı boşanma davasına ilişkin dilekçe, görevli aile mahkemesine hitaben yazılarak adliyelerin tevzi bürosuna teslim edilir. Dava bu aşamada kayda alınır ve işlemler başlatılır.
- Yargılama Harçlarının ve Gider Avansının Ödenmesi: Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için maktu yargılama harcı ile birlikte mahkeme gider avansı ödenmelidir. Bu ödemeler dava dosyasının işleme alınabilmesi için zorunlu olup tevzi formunda ayrıntılarıyla belirtilir.
- Davanın Açılması: Harçların ödenmesiyle birlikte dava açılmış olur. Tevzi bürosu tarafından dava görevli aile mahkemesine tevzi edilir ve dosya bir esas numarası alır.
- Tensip Tutanağının Hazırlanması: Mahkeme, dava dosyasını incelemesini takiben tensip tutanağı (tensip zaptı) düzenler; bu tutanakta duruşma günü belirlenir ve taraflara gerekli tebligatlar yapılır. Hâkim eksik ya da tamamlanması gereken belgeler bulunduğunu tespit ederse, ilgili belgelerin ibrazı için taraflara süre verir.
- Yazılı Protokolün Aslının Mahkemeye Sunulması: Dava açılışında protokolün aslı mahkemeye sunulmamışsa, belirlenen duruşma gününe kadar anlaşmalı boşanma protokolünün imzalı ve asıl nüshası mahkemeye teslim edilmelidir.
- Duruşma Katılımı: Tarafların duruşmaya bizzat katılmaları zorunludur. Duruşmada protokolün kendi özgür iradeleriyle hazırlandığını ve içeriğini kabul ettiklerini açıkça beyan etmeleri gerekir; hâkim tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe oluştuğunu ve anlaşmanın kanuna uygun olduğunu tespit eder.
- Mahkeme Kararının Verilmesi: Mahkeme, tarafların protokolünü ve boşanma taleplerini inceleyerek kanuna aykırılık yoksa davanın kabulüne ve tarafların anlaşmalı boşanmasına karar verir.
- Boşanma Kararının Kesinleşmesi: Mahkeme kararının gerekçeli metni taraflara tebliğ edilir. Tebliğden itibaren yasal istinaf süresi (iki hafta) içerisinde taraflar karara itiraz etmezse karar kesinleşir ve evlilik hukuken sona ermiş olur; kesinleşme şerhiyle birlikte boşanma nüfus kayıtlarına işlenir.
Belirtilen aşamalar, anlaşmalı boşanma sürecinin usule uygun biçimde başlatılması ve tamamlanması için izlenmesi gereken temel adımları oluşturmaktadır. Anlaşmalı boşanmanın geçerliliği, tarafların boşanma iradelerini serbest, bilinçli ve baskıdan uzak şekilde ortaya koymalarına ve bu mutabakatı mahkeme huzurunda açıkça beyan etmelerine bağlıdır.
1. Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Evraklar Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma davası için temel evraklar; dava dilekçesi, taraflarca ıslak imzalı anlaşmalı boşanma protokolü ve tarafların kimlik belgeleridir. Nüfus ve evlilik kayıtları mahkemece UYAP üzerinden temin edilebildiğinden evlilik cüzdanı uygulamada çoğu zaman zorunlu tutulmaz; bununla birlikte bazı mahkemeler ek belge isteyebilir. Başvuru öncesinde hazırlanması gereken belgeler şunlardır:
- Dava Dilekçesi: HMK m.119’daki zorunlu unsurları taşıyan ve protokolün onaylanmasını talep eden dilekçe.
- Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Tarafların ıslak imzasını taşıyan, mahkeme ve taraf sayısı kadar nüsha.
- Kimlik Belgeleri: Tarafların nüfus cüzdanı veya kimlik kartı fotokopileri.
- Vekaletname: Dava avukat aracılığıyla açılıyorsa noter onaylı vekaletname.
- Tercüme Belgeler: Yabancı uyruklu taraflar bakımından yabancı dildeki belgelerin yeminli tercümeleri ve gerektiğinde apostil şerhi.
- Harç ve Gider Avansı Makbuzu: Maktu harç ile tebligat ve diğer giderler için yatırılan avansın dekontu.
2. Anlaşmalı Boşanma Davası e-Devlet (UYAP) Üzerinden Açılabilir mi?
Anlaşmalı boşanma davası, adliyeye gitmeden UYAP Vatandaş Portal üzerinden elektronik imza veya mobil imza kullanılarak açılabilir. Bu yolla dilekçe ve protokol sisteme yüklenir, harç ve gider avansı çevrim içi ödenir ve dosya görevli aile mahkemesine gönderilir. Ancak elektronik başvuru duruşmaya bizzat katılma şartını ortadan kaldırmaz; protokolün ıslak imzalı aslının da en geç duruşma gününe kadar mahkemeye sunulması gerekir.
3. Dava Masraflarını Karşılayamayanlar Adli Yardımdan Yararlanabilir mi?
Kendisini ve ailesini geçindirme bakımından önemli bir sıkıntıya düşmeksizin yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kişiler, iddia ve savunmalarında açıkça dayanaktan yoksun olmamak kaydıyla HMK m.334 uyarınca adli yardım talep edebilir. Adli yardım kabul edilirse harç ve gider avansı geçici olarak ödenmeden dava açılabilir. Avukatlık hizmetini karşılayamayan kişiler ayrıca bulundukları yer barosunun adli yardım bürosuna başvurabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır (TMK m.168; genel yetki kuralı için HMK m.6). Anlaşmalı boşanma davası nerede açılır sorusunun temel yanıtı, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılması gerektiğidir. Doğru mahkemenin belirlenmesi, davanın gecikmeden sonuçlanması açısından önemlidir.
TMK m.168’deki yetki kuralı kesin yetki niteliğinde olmadığından, taraflar arasında açık bir uzlaşı varsa ve davalı eş yetki itirazında bulunmazsa dava Türkiye’deki başka bir aile mahkemesinde de görülebilir. Yani taraflar bu konuda anlaşmışsa yer yönünden yetki itirazı söz konusu olmayacaktır.
Görev yönünden ise anlaşmalı boşanma davalarında görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Ancak ilgili yerde aile mahkemesi kurulmamışsa davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakacaktır.
Dolayısıyla anlaşmalı boşanma sürecinin usulüne uygun biçimde yürütülebilmesi için hem yetkili hem de görevli mahkemenin doğru belirlenmesi büyük önem taşır. Bu hususlarda yapılacak bir hata, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesine ve sürecin uzamasına neden olabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanma davası, şartların sağlanması ve usule uygun başvuru yapılması hâlinde genellikle tek celsede karara bağlanır; kararın kesinleşmesi dahil toplam süre çoğunlukla 1 ila 2 aydır. Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer sorusunun cevabı, sürecin taraflarca hızlı ve uzlaşı temelli yürütülmesi nedeniyle kısa bir zaman dilimidir. Ancak sürenin uzunluğu mahkemenin iş yükü, tarafların hazırlığı ve belgelerin tamlığı gibi etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.
Anlaşmalı boşanma davasında ortalama süreler aşağıdaki gibidir:
- Başvuru ve Duruşma Tarihinin Belirlenmesi: Dava dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolü ile birlikte yapılan başvuru sonrasında mahkeme genellikle bir hafta içinde tensip zaptını düzenler ve duruşma gününü belirleyerek taraflara tebligat yapar; anlaşmalı boşanma tebligatı çoğunlukla birkaç gün içinde ulaşır.
- Duruşma ve Boşanma Kararı: Tarafların duruşmaya bizzat katılarak boşanma iradelerini özgürce beyan etmeleri ve boşanma protokolünün hâkim tarafından uygun bulunması hâlinde mahkeme aynı celsede boşanma kararı verir.
- Gerekçeli Kararın Yazılması: Boşanma kararının gerekçesi mahkeme tarafından uygulamada genellikle 15 ila 20 gün içinde yazılır. Gerekçeli kararın taraflara tebliği ile istinaf süresi başlar.
- Tebliğ ve İstinaf Süreci: Gerekçeli karar taraflara tebliğ edildikten sonra istinaf kanun yoluna başvurma süresi iki haftadır (HMK m.345). Taraflar bu süreyi beklemek istemezse istinaf haklarından feragat ettiklerine ilişkin bir dilekçeyle mahkemeye başvurarak kararın daha hızlı kesinleşmesini sağlayabilirler.
- Kesinleşme ve Nüfus Kayıtlarının Güncellenmesi: Boşanma kararının kesinleşmesinin ardından mahkemece kesinleşme şerhi verilir ve karar ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilerek tarafların medeni durumu nüfus kayıtlarına işlenir.
Tüm bu aşamalar dikkate alındığında anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer sorusuna genel olarak 1 ila 2 ay arasında yanıt verilebilir. Bu süre, tarafların hazırlıklı olması ve süreci profesyonel bir hukuk danışmanının desteğiyle yürütmeleri hâlinde daha da kısalabilir.
1. Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma kararı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi içinde başvuru yapılmazsa ya da tarafların tamamı istinaf hakkından feragat ederse kesinleşir. Feragat dilekçesi duruşmada sözlü beyanla da verilebilir; bu durumda gerekçeli kararın tebliği beklenmeden kesinleşme şerhi alınabilir. Taraflardan yalnızca biri feragat etmişse diğer taraf için istinaf süresinin dolması beklenir.
2. Kesinleşme Şerhli Boşanma Kararı Nasıl Alınır?
Kesinleşme şerhli boşanma kararı, karar kesinleştikten sonra kararı veren mahkemenin kaleminden ya da UYAP Vatandaş Portal ve e-Devlet üzerinden alınabilir. Mahkeme kararı kesinleşince nüfus müdürlüğüne kendiliğinden bildirir; boşanmanın nüfus kaydına işlendiği e-Devlet’teki nüfus kayıt örneğinden kontrol edilebilir. Kararın yurt dışında kullanılması gerekiyorsa kesinleşme şerhli kararın aslına apostil şerhi aldırılması ve gideceği ülkenin diline yeminli tercümesinin yaptırılması gerekir.
3. Anlaşmalı Boşanma Davası Adli Tatilde Görülür mü?
Boşanma davaları, HMK m.103’te adli tatilde görülecek işler arasında sayılmadığından kural olarak adli tatil süresince (HMK m.102 uyarınca her yıl 20 Temmuz – 31 Ağustos) duruşmaya bağlanmaz. Bununla birlikte HMK m.103 nafaka, soybağı ve velayete ilişkin davaları adli tatilde görülecek işler arasında saymakta ve taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen işlerin de adli tatilde görülebileceğini öngörmektedir; bu nedenle taraflar ivedilik talebinde bulunur ve mahkeme bunu kabul ederse duruşma adli tatilde yapılabilir. Uygulama mahkemeden mahkemeye değiştiğinden, yaz aylarında açılacak davalarda duruşma gününün adli tatil sonrasına bırakılabileceği hesaba katılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma dilekçesi, boşanmak isteyen eşlerin evlilik birliğinin sona erdirilmesine ilişkin iradelerini ve üzerinde mutabık kaldıkları hususları mahkemeye yazılı olarak bildirdikleri, HMK m.119’daki zorunlu unsurları taşıması gereken dava dilekçesidir. Bu dilekçe, tarafların boşanma talebini resmî mercilere iletmesini sağlar ve boşanma sürecinin başlatılmasına temel oluşturur. Anlaşmalı boşanma dilekçesi de diğer dava dilekçeleri gibi belirli kurallara uygun şekilde hazırlanmak zorundadır.
1. HMK Madde 119’a Göre Anlaşmalı Boşanma Davası Dilekçesinin İçeriği
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. maddesi, dava dilekçesinde bulunması zorunlu unsurları açıkça düzenlemiştir. Anlaşmalı boşanma dilekçesinde aşağıdaki hususlar mutlaka bulunmalıdır:
a) Mahkemenin Adı: Dilekçe hangi mahkemeye hitaben yazılıyorsa o mahkemenin tam ve doğru ismi dilekçede yer almalıdır.
b) Tarafların Kimlik Bilgileri: Davacı ve davalının ad, soyad ve adres bilgileri yazılmalıdır; bu, tarafların net şekilde belirlenmesi için zorunludur.
c) Davacının T.C. Kimlik Numarası: Kişisel kimlik bilgileri doğru ve eksiksiz olmalıdır.
ç) Kanuni Temsilci veya Vekil Bilgileri: Tarafların kanuni temsilcisi veya vekili varsa bunların da ad, soyad ve adresleri belirtilmelidir.
d) Davanın Konusu ve Dava Değeri: Boşanma davasının konusu ve malvarlığına ilişkin hususlar varsa dava konusu mal varlığının değeri dilekçede gösterilmelidir.
e) İddiaların Dayanağı Olan Olaylar: Boşanma talebinin dayandığı vakıalar açık ve sıralı şekilde özetlenmelidir; örneğin evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve tarafların boşanma konusunda anlaşmaya varmış olmaları.
f) Deliller: Tarafların iddialarını hangi delillerle ispatlayacakları açıkça belirtilmelidir; örneğin anlaşmalı boşanma protokolü, nüfus kayıtları veya diğer belgeler.
g) Hukuki Sebepler: Boşanmanın dayandığı hukuki sebepler ve ilgili kanun maddeleri (TMK m.166/3 gibi) belirtilmelidir.
ğ) Talep Sonucu: Mahkemeden istenen açık ve kesin talep yazılmalıdır; örneğin “Tarafların karşılıklı anlaşmasıyla boşanmalarına karar verilmesini, protokolde yer alan hususların onaylanmasını talep ederiz.”
h) İmza: Dilekçeyi hazırlayan ve sunan kişinin (davacı veya vekili) imzası bulunmalıdır.
Dilekçede (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan unsurlardan biri — örneğin tarafların kimlik ve adres bilgileri, davacının T.C. kimlik numarası, talep sonucu veya imza — eksikse hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir; bu süre içinde eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.119/2). Mahkemenin adı, dava konusu, vakıalar, deliller ve hukuki sebepler bakımından eksiklik ise bu yaptırıma bağlı değildir; bu unsurlar yargılamanın ilgili aşamasında tamamlanır veya hâkim tarafından değerlendirilir. Anlaşmalı boşanmada dava çoğu zaman ilk duruşmada sonuçlandığından, dilekçenin baştan eksiksiz hazırlanması zaman kaybını önler.
Anlaşmalı boşanma davası dilekçesinde ayrıca mahkemeden ekli protokolde yer alan şartların kabul edilerek onaylanması talep edilmelidir. Bu talep, hâkim tarafından protokolün incelenip uygun bulunması hâlinde boşanma kararının protokol hükümleri doğrultusunda verilmesini sağlar; böylece mahkeme protokolde belirtilen nafaka, mal paylaşımı, velayet, tazminat gibi hususların taraflarca kabul edildiğini resmî olarak tespit eder ve hükme bağlar. Protokolün dilekçeye eklenmemesi veya protokol şartlarının mahkemeden kabulünün talep edilmemesi, boşanma davasının usulüne uygun yürütülmesini engeller ve sürecin uzamasına ya da eksik karar verilmesine yol açabilir.
2. Anlaşmalı Boşanma Dilekçesini Kim Verir?
Anlaşmalı boşanma dilekçesini eşlerden biri tek başına verebileceği gibi eşler dilekçeyi birlikte imzalayarak da sunabilir. Dilekçeyi yalnızca bir eş vermişse diğer eş, protokolü imzalayarak ve duruşmada davayı kabul ettiğini beyan ederek TMK m.166/3’teki kabul şartını yerine getirir. Taraflar avukatla temsil ediliyorsa dilekçe vekil tarafından da verilebilir; ancak duruşmada tarafların bizzat dinlenmesi zorunluluğu devam eder.
3. Anlaşmalı Boşanma Dilekçesi Örneği
Anlaşmalı boşanma dilekçesi örneği, HMK m.119’daki unsurları sırasıyla içeren ve ekli protokolün onaylanmasını talep eden kısa bir dava dilekçesidir. Aşağıdaki iskelet yalnızca yapıyı göstermek amacıyla verilmiştir; dilekçenin somut olaya göre düzenlenmesi gerekir.
- Başlık: “………… NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİNE”
- Davacı / Davalı: Ad-soyad, T.C. kimlik numarası, adres (varsa vekil bilgileri).
- Konu: “TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma talebimizden ibarettir.”
- Açıklamalar: Evlenme tarihi, evliliğin bir yılı doldurduğu, varsa müşterek çocuklar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve tarafların ekli protokolde boşanmanın sonuçları üzerinde anlaştıkları.
- Hukuki Sebepler: TMK m.166/3, HMK ve ilgili mevzuat.
- Deliller: Anlaşmalı boşanma protokolü, nüfus kayıtları, her türlü yasal delil.
- Sonuç ve İstem: “Tarafların boşanmalarına, ekli protokolün aynen onaylanarak hükme dahil edilmesine karar verilmesini talep ederiz.”
- Tarih ve İmza: Davacının (veya vekilinin) imzası; ek listesi.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Olmalıdır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanma sonrasında doğacak hak ve yükümlülüklerini karşılıklı olarak düzenledikleri, ıslak imzalı, açık ve uygulanabilir hükümler içermesi gereken esaslı bir belgedir. Bu protokol nafaka, velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki ve tarafların istemesi hâlinde mal paylaşımı gibi boşanmanın sonuçlarını kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır.
Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır sorusunun en temel yanıtı, sürecin usulüne uygun şekilde hazırlanmış bir boşanma protokolü ile başlatılmasıdır. Bu bağlamda protokolün bir örneği dava dilekçesiyle birlikte mahkemeye sunulmalı, ıslak imzalı aslı ise en geç duruşma gününe kadar mahkeme dosyasına ibraz edilmelidir.
Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerliliği için tarafların serbest iradeleriyle hazırlanmış olması ve içeriğinin Türk Medeni Kanunu’na uygun bulunması gerekir. Mahkeme bu protokolü hem şekil hem de içerik bakımından denetler; çocukların üstün yararını ve kamu düzenini ilgilendiren konulara özel hassasiyet gösterir.
Boşanma protokolü ancak boşanma iradesi kesinleştiğinde, yani taraflar evlilik birliğini sona erdirme konusunda anlaşmış olduklarında ve anlaşmalı boşanma davası açılmak üzereyken düzenlenebilir. Boşanma gündemde değilken önceden düzenlenen bir protokol hukuki nitelik itibarıyla bağlayıcı değildir; zira boşanma ancak mahkeme kararıyla gerçekleşebilir ve kamu düzenini ilgilendiren hususlar özel anlaşmalarla önceden bağlanamaz.
Bu nedenle evlilik sözleşmeleri ya da evlilik öncesi anlaşmalar yoluyla bir boşanma protokolü hazırlanması ve gelecekteki boşanmanın koşullarının kararlaştırılması hukuken mümkün değildir. Böyle bir düzenleme yapılsa dahi ileride açılacak boşanma davasında mahkeme tarafından anlaşmalı boşanma protokolü olarak dikkate alınmaz.
1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünü Kim Hazırlar? Noterde Yapılması Gerekir mi?
Anlaşmalı boşanma protokolünü eşler kendileri ya da avukatları aracılığıyla hazırlayabilir; protokolün noterde düzenlenmesi veya noter onayı alınması zorunlu değildir. Protokolün geçerliliği için tarafların ıslak imzasını taşıması ve duruşmada hâkim huzurunda bizzat teyit edilmesi yeterlidir. Noter onayı imzanın aidiyeti bakımından ek güvence sağlasa da protokolün bağlayıcılığı mahkemenin onayıyla doğar.
2. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Bulunması Gereken Zorunlu Hususlar Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma protokolünün geçerli olabilmesi için belirli zorunlu unsurları içermesi ve Türk Medeni Kanunu’na uygun şekilde düzenlenmiş olması gereklidir. Hâkim, protokolde yer alan bu temel unsurların varlığını, anlaşmalı boşanma şartlarının gerçekleştiğini ve tarafların iradelerinin serbestliğini denetler. Protokolde bulunması gereken unsurlar şunlardır:
- Başlık ve Taraflara İlişkin Kimlik Bilgileri: Protokolün başında belgenin adı açıkça “Anlaşmalı Boşanma Protokolü” olarak belirtilmeli; ardından tarafların ad ve soyadları, T.C. kimlik numaraları, adresleri ve mümkünse iletişim bilgileri eksiksiz şekilde yazılmalıdır.
- Boşanma Talebi ve Gerekçesi: Taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına ve ortak hayatı sürdürmelerinin mümkün olmadığına dair iradelerini açıkça ortaya koymalıdır. Örneğin: “Taraflar arasında yaşanan şiddetli geçimsizlik nedeniyle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve ortak yaşamın sürdürülemez hâle geldiği hususunda uzlaşılmıştır.”
- Çocukların Durumu: Evlilikten müşterek çocuklar doğmuşsa protokolde velayetin hangi tarafa verileceği, iştirak nafakası miktarı ve ödeme şekli ile diğer ebeveyn ile kişisel ilişkinin düzenlenmesi hususlarında açık ve uygulanabilir hükümler bulunmalıdır.
- Mal Paylaşımı ve Tazminatlar: Evlilik süresince edinilen malvarlığının nasıl paylaşılacağı (taraflar düzenlemek istiyorsa) ile maddi ve manevi tazminat talepleri protokolde yer almalıdır. Taraflar tazminat taleplerinden feragat ettiklerini veya taleplerin ne şekilde karşılanacağını açıkça ifade etmelidir.
- Nafaka Düzenlemeleri: Taraflardan birinin diğerinden yoksulluk nafakası talep edip etmediği, talep ediliyorsa nafakanın miktarı, ödeme periyotları ve süresi detaylı şekilde belirtilmelidir; her iki tarafın da bu konuda beyanı yer almalıdır.
- Borçlar ve Varlıklara İlişkin Düzenlemeler: Evlilik sürecinde oluşmuş ortak veya bireysel borçların ve varlıkların hangi tarafça üstlenileceği veya paylaşılacağı hususuna açıklık getirilmelidir.
- Taşınır ve Taşınmaz Malların Paylaşımı: Varsa taşınır (ev eşyası, araç vb.) ve gayrimenkul hukuku kapsamında taşınmaz (konut, arsa vb.) malların hangi tarafa ait olacağı, tapu devri ya da teslim şekilleri ile birlikte net şekilde belirtilmelidir.
- İmzalar ve Tarih: Protokolün sonunda tarafların ad ve soyadları, ıslak imzaları ile birlikte protokol tarihi yer almalıdır; bu, belgenin geçerliliği ve hukuki bağlayıcılığı açısından zorunludur.
3. İhtiyari Olarak Boşanma Protokolüne Eklenebilen Hususlar Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanmanın zorunlu sonuçlarının yanında tarafların karşılıklı iradeleriyle kararlaştırdıkları birtakım ihtiyari hususları da içerebilir. Bu tür düzenlemeler, tarafların boşanma sonrası ilişkilerini daha net bir şekilde yapılandırmalarına ve olası uyuşmazlıkların önüne geçmelerine katkı sağlar. Uygulamada sıklıkla karşılaşılan ihtiyari düzenlemeler şunlardır:
- Boşanan Kadının Erkeğin Soyadını Kullanma Anlaşması: Boşanan kadın kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden kazanır; boşandıktan sonra eski eşinin soyadını kullanmaya devam edebilmesi için TMK m.173 uyarınca bunda menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşine zarar vermeyeceğini ispat etmesi ve hâkimin izin vermesi gerekir. Anlaşmalı boşanmada erkeğin soyadının kullanılmasına muvafakat ettiği protokole yazılır ve bu muvafakat hâkimin değerlendirmesinde dikkate alınır; durum değişirse erkek, verilen iznin kaldırılmasını ayrıca isteyebilir (TMK m.173/3). Tarafların soyadı ile ilgili anlaşması protokole yazılarak hâkime onaylatılır; mahkeme kararı hâline gelen protokol hükmü nüfus müdürlüklerince aynen uygulanır.
- Kredi Borcunun Ödeme Anlaşması: Taraflar boşanma anlaşması ile devam eden bir kredi borcunun ya da ortak taşınmazın ipotek borcunun nasıl ödeneceğini kararlaştırabilirler. Bu, evlilik sırasında alınan kredinin kalan taksitlerini ödemeyi kabul ve taahhüt etmektir; bu şekilde bir iç üstlenme sözleşmesi “borç üstlenme” anlaşması olarak nitelendirilir ve bankaya karşı borçlunun kim olduğunu kendiliğinden değiştirmez.
- Taşınmazı Devretme Anlaşması: Anlaşmalı boşanmada evlilik sırasında edinilen malların tasfiyesine yönelik anlaşma yapmak mümkündür; taraflar genellikle gayrimenkullerin birbirlerine veya çocukları üzerine devredilmesine yönelik anlaşmaya varırlar. Söz konusu taşınmazların tapu kaydının mutabakata uygun şekilde yapılmaması hâlinde tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescili için dava açılabilir; bu durumda bir gayrimenkul avukatından destek alınması gerekir.
- Miras Mallarının Paylaşılması: Miras hukuku kapsamında elde edilen mallar, edinilmiş mallara katılma rejiminde kural olarak kişisel mal sayılır (TMK m.220) ve bu nedenle mal rejiminin tasfiyesi sırasında paylaşılmaz. Ancak taraflar anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça bu malların paylaşılacağını kararlaştırırsa bu düzenleme geçerli olur ve protokol hükümlerine göre paylaşım yapılabilir. Miras kalan malların paylaşımı protokole konu edilirse diğer mirasçılar tarafından muris muvazaası veya vekaletin kötüye kullanılması sebebiyle tapu iptal ve tescil davası açılması gündeme gelebilir. Boşanma protokolü bir vasiyetname değildir; yalnızca mirasçılara intikal etmiş mallar için protokolde düzenleme yapılabilir. Bu tür ihtilaflarda hem miras hukuku hem de boşanma hukuku açısından uzmanlaşmış bir miras avukatından hukuki destek alınması önem arz eder.
- Kira Ödeme Anlaşması: Çocuk sahibi olan eşler genellikle anlaşmalı boşanma protokollerine çocukların yaşayacağı evin kira ve aidatlarının ne şekilde ödeneceğine dair hükümler dahil ederler. Bu gibi düzenlemeler bağlayıcı sonuç doğurur ve protokole uyulmaması hâlinde icra takibi başlatılabilir. Boşanmanın gerçekleşmesi; kira tespit davası, tahliye taahhütnamesi, kira artış oranının belirlenmesi, kira artış oranına itiraz gibi kiracılık haklarını etkilemez ve boşanma sebebiyle kiracının tahliyesi istenemez. Kira ilişkisine ilişkin uyuşmazlıklarda bir kira hukuku avukatından destek alınabilir.
- Gizlilik Anlaşması: Taraflar boşanma süreci ve sonrasına ilişkin kişisel bilgilerin, boşanma sebeplerinin, mali ve özel yaşamlarına dair hususların üçüncü kişilerle paylaşılmaması konusunda mutabakata varabilirler. Bu kapsamda taraflar birbirlerinin itibarını zedeleyici açıklamalardan kaçınacaklarını ve boşanma protokolüne ilişkin detayları gizli tutacaklarını taahhüt ederler; bu madde taraflar arasında özel bir yükümlülük doğurur ve kişisel verilerin ihlali hâlinde hukuki sorumluluk gündeme gelebilir.
Anlaşmalı boşanma protokolü tarafların serbest iradeleriyle hazırlanmalı ve yine özgür iradeleriyle imzalanmalıdır. Bu belge yalnızca boşanmanın hızlıca gerçekleşmesini değil, taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin düzenli ve kalıcı biçimde sonlandırılmasını amaçladığından, her iki tarafın da vekil avukatlarının hukuki denetiminden geçirilerek hazırlanması önem arz eder.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği
Anlaşmalı boşanma protokolü örneği; taraf bilgileri, boşanma iradesi, çocuklara ilişkin düzenlemeler, nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve imza bölümlerinden oluşan maddeli bir metindir. Aşağıdaki madde başlıkları tipik bir protokolün iskeletini göstermektedir; her madde somut duruma göre açık, ölçülebilir ve icra edilebilir şekilde doldurulmalıdır.
| Madde | İçerik |
|---|---|
| 1. Taraflar | Eşlerin ad-soyad, T.C. kimlik no, adres bilgileri |
| 2. Boşanma İradesi | Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve tarafların boşanmayı kabul ettiği |
| 3. Velayet | Velayetin kime bırakıldığı veya ortak velayet düzeni |
| 4. Kişisel İlişki | Görüşme günleri, saatleri, bayram ve tatil düzeni |
| 5. İştirak Nafakası | Aylık tutar, ödeme günü, yıllık artış (ör. TÜFE oranında) |
| 6. Yoksulluk Nafakası | Talep edilip edilmediği; ediliyorsa tutar ve artış |
| 7. Tazminat | Maddi/manevi tazminat tutarı ve ödeme tarihi ya da karşılıklı feragat |
| 8. Mal Paylaşımı | Taşınmaz, araç, ev eşyası, ziynet eşyası; tapu devri şekli |
| 9. Borçlar | Kredi ve diğer borçların kim tarafından ödeneceği |
| 10. Yargılama Giderleri | Masrafların paylaşımı, vekalet ücreti talep edilmeyeceği |
| 11. İmza ve Tarih | Tarafların ıslak imzası ve protokol tarihi |
4. Anlaşmalı Boşanma Protokolüne Hâkimin Müdahalesi
Anlaşmalı boşanma davasında hâkim, tarafların iradeleriyle hazırlamış oldukları protokolü yalnızca şeklen değil, aynı zamanda hukuka ve kamu düzenine uygunluk açısından da denetler. Bu kapsamda hâkim özellikle çocukların üstün yararı, kamu düzeni ve taraflar arasında açık bir irade uyumu bulunup bulunmadığı yönlerinden protokolü incelemekle yükümlüdür.
1. Hâkimin Protokole Müdahale Yetkisi ve Öneri Hakkı
Hâkim, protokolde eksik, belirsiz veya uygulanabilirliği şüpheli hususlar tespit etmesi hâlinde taraflara düzeltici önerilerde bulunabilir. Tarafların bu önerileri kabul etmesi durumunda anlaşmalı boşanma protokolü revize edilerek anlaşmalı boşanma kararı verilebilir. Ancak bu kabul ve feragat beyanlarının şarta bağlı olması hâlinde hukuken geçerli bir anlaşma oluşmayacağından anlaşmalı boşanma kararı verilemez; tarafların iradelerinin açık, koşulsuz ve karşılıklı olması esastır.
Kamu düzenini ilgilendiren konular tarafların iradesine bırakılmayacak nitelikte olup bu alanlarda yapılacak protokol düzenlemeleri geçersiz sayılır ve mahkeme tarafından onaylanmaz. Örneğin hakaret, dolandırıcılık, şiddet gibi durumların varlığı hâlinde aile içi şiddetin önlenmesine dair tedbir kararları yalnızca taraflar arasında anlaşılarak protokol ile kararlaştırılamaz. Bu tür önlemler 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında değerlendirilen ve doğrudan kamu düzeni ile ilgili konulardır.
2. Hâkimin Müdahale Edemeyeceği Alanlar
Hâkimin protokol üzerinde denetim yetkisi bulunsa da bazı konularda taraf beyanı olmaksızın protokolün yerine geçecek şekilde karar verilmesi mümkün değildir. Bu sınırlamalar aşağıdaki gibi özetlenebilir:
- Tedbir Nafakası: Protokolde yer almayan ve talep edilmeyen tedbir nafakasına hâkim anlaşmalı boşanma kararında kendiliğinden hükmedemez.
- Kişisel İlişki Düzenlemesi: Taraf beyanı alınmaksızın çocuğun diğer ebeveynle kuracağı kişisel ilişkiyi mahkeme anlaşmalı boşanma kapsamında doğrudan belirleyemez; uygun görmediği düzenleme için değişiklik önerir.
- Faiz Hükmü: Protokolde açıkça faiz düzenlemesi yapılmamışsa hâkim ödeme yükümlülüklerine faiz ekleyemez.
- Velayet: Hâkim, protokoldeki velayet düzenlemesini uygun bulmazsa tarafların uzlaşması dışında kendiliğinden farklı bir velayet düzeni kurarak anlaşmalı boşanma kararı veremez; bu durumda değişiklik önerir.
Bu sınırlamalar, anlaşmalı boşanma kurumunun taraf iradelerine dayanan yapısını ve mahkemeye sunulan protokolün bağlayıcılığını göstermektedir. Taraflar hâkimin önerisini kabul etmezse dava çekişmeli boşanma olarak devam eder.
3. Mahkemenin Usul Yükümlülükleri
Boşanma kararı verilebilmesi için hâkim tarafından şu usuli kontrollerin de yapılması zorunludur:
- Belgelerin İncelenmesi: Protokole konu edilen kayıt ve belgelerin dosyaya sunulmuş ve incelenmiş olması.
- Açıklık ve Kesinlik: Anlaşmalı boşanma protokolünün uygulanabilir, açık ve kesin hükümler içermesi.
- İradenin Teyidi: Anlaşmazlık doğma ihtimali bulunan noktaların taraflara açıklanarak irade beyanlarının yeniden teyit edilmesi.
Bu çerçevede hâkimin görevi yalnızca denetimle sınırlı olmayıp tarafların hukuki güvenliğini sağlamaya yönelik bir rehberlik fonksiyonu da içermektedir. Anlaşmalı boşanmanın amacına ulaşabilmesi için protokolün taraf iradelerini yansıtan, açık, denetlenebilir ve icra edilebilir hükümler içermesi esastır.
Anlaşmalı Boşanma Sürecinde Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı tarafların karşılıklı iradeleriyle serbestçe belirlenebilir; protokolde düzenlenen paylaşım mahkemenin onayıyla hükme dönüşür, düzenlenmeyen mal rejimi alacakları ise ayrı bir davada istenebilir. Taraflar mal paylaşımı yapmak istiyorlarsa evlilik birliği içinde edinilmiş malvarlıklarının paylaşımına ilişkin usul ve esasları anlaşmalı boşanma protokolü içerisinde açıkça ifade etmelidir. Bu düzenlemeler protokolün onaylanmasıyla birlikte mahkeme kararına yansıtılır ve hüküm niteliği kazanır.
Anlaşmalı boşanma sürecinde mal paylaşımına konu edilebilecek malvarlıkları yalnızca taşınır ve taşınmazlardan ibaret değildir. Tarafların evlilik birliği içerisinde edindikleri tüm ekonomik değerler bu kapsama dahil edilebilir. Bu bağlamda Türkiye’de kurulu şirketlerdeki ortaklık payları, Ticaret Hukuku kapsamında şirket hisseleri gibi ticari varlıklar ile birlikte iş hukukuna dayalı alacaklar da (örneğin iş akdi feshi durumunda işten çıkarılma tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe iade davası alacakları, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi işçilik hakları), gemi adamı hakları, sporcu alacakları vb. değerler mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınabilir.
1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Paylaşımı Zorunlu mu?
Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına yer verilmesi zorunlu değildir; TMK m.166/3’te aranan “boşanmanın mali sonuçları” nafaka ve tazminatı kapsar, mal rejiminin tasfiyesi ise ayrı bir dava konusu olabilir. Taraflar mal paylaşımında henüz uzlaşamamışsa protokolde bu konuyu düzenlemeden boşanabilir ve boşanma kesinleştikten sonra mal rejiminin tasfiyesi davası açabilir. Yargıtay, protokoldeki “boşanmanın mali sonuçları” kavramının mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığını ve “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” gibi genel ifadelerin tek başına mal rejimi alacaklarından feragat sayılmayacağını kabul etmektedir. Buna karşılık eşler mal rejiminin tasfiyesini protokolde düzenlemek istiyorlarsa hangi malın kime kalacağını, varsa ödenecek katılma alacağı veya denkleştirme bedelini ve bu düzenlemeyle tasfiyenin tamamlandığını tek tek ve açıkça yazmalıdır; belirsiz bir düzenleme sonradan ayrı bir tasfiye davasının önünü kapatmaz ve yeni bir uyuşmazlık doğurur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/6039, K. 2026/4692, T. 28.04.2026 sayılı kararında, protokolde mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir düzenleme bulunmayan anlaşmalı boşanma dosyasında tarafların duruşmada verdikleri ve hükme de yansıyan “mal tasfiyesi talebimiz yoktur” şeklindeki imzalı beyanlarının, mal rejiminden kaynaklanan alacaklardan feragat ettiklerine dair kayıtsız, şartsız ve açık bir irade beyanı niteliği taşımadığını kabul etmiştir. Daire, feragatin HMK m.307 ve m.309/4 uyarınca kesin ve açık bir beyanla yapılması gerektiğini vurgulayarak, bu beyanlara dayanılarak açılan tasfiye davasının reddedilemeyeceği sonucuna varmıştır.
2. Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Mal Paylaşımı Davası Açılabilir mi?
Eşler arasında mal paylaşımı konusunda bir anlaşma sağlanmış ve bu anlaşma mahkemece onaylanarak boşanma kararına dahil edilmişse, aynı malvarlığına ilişkin olarak daha sonra ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davası açılamaz. Zira hukuken taraflarca çözümlenmiş ve kesin hükümle sonuçlanmış bir uyuşmazlığın yeniden yargıya taşınması mümkün değildir; kesinleşmiş protokoldeki mal paylaşımına sonradan itiraz edilmesi de bu nedenle sonuç doğurmaz.
Ancak uygulamada eksik, hatalı veya genel ifadeler içeren protokoller sebebiyle mal paylaşımına ilişkin düzenlemeler açık ve uygulanabilir şekilde yapılmamış olabilir. Bu tür eksiklikler taraflar arasında hukuki belirsizlik doğurur ve neticesinde protokolde düzenlenmeyen mallar için ayrıca mal rejiminin tasfiyesine ilişkin bir dava açılması gündeme gelebilir.
3. Anlaşmalı Boşanma Sonrası Tapu Devri Nasıl Yapılır?
Boşanma protokolünde taşınmaz devrine ilişkin hüküm varsa ve mahkeme bu düzenlemeyi açık ve uygulanabilir bularak tescile karar vermişse, kesinleşme şerhli karar ile tapu müdürlüğünde doğrudan tescil yapılabilir. Örneğin bir taşınmazın diğer eşe devredileceği veya üçüncü bir kişiye bırakılacağına ilişkin kayıtlar mahkemece incelenerek tescil kararı doğrudan hüküm altına alınmalıdır. Bu tür kararlar Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde icra edilebilir nitelikte olup tapu işlemlerinin karşı tarafın ayrıca imzasına gerek kalmadan gerçekleştirilmesine olanak tanır.
Sonuç olarak anlaşmalı boşanma protokolünün dikkatle ve ayrıntılı bir biçimde düzenlenmesi, hem taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünü kolaylaştırmakta hem de sonradan açılabilecek yeni davaların önüne geçmektedir. Bu nedenle mal paylaşımına ilişkin düzenlemelerin açık, net ve mahkemece uygulanabilir şekilde protokolde yer alması büyük önem taşır.
Anlaşmalı Boşanmada Nafaka ve Kadının Hakları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanmada kadın; yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, velayet ve iştirak nafakası, ziynet ve kişisel eşya alacakları gibi haklarını protokole açıkça yazdırmalıdır; protokolde düzenlenen ya da açıkça feragat edilen haklar için sonradan dava açma imkânı büyük ölçüde sınırlıdır.
Mal rejiminin tasfiyesi ise protokolde açıkça düzenlenmemişse genel ifadelerle sona ermiş sayılmaz ve boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir davada istenebilir; bu nedenle mal paylaşımının protokolde mi düzenleneceği, yoksa ayrı davaya mı bırakılacağı bilinçli olarak kararlaştırılmalıdır. Anlaşmalı boşanma kararı tarafların iradeleri doğrultusunda verildiğinden ve kesinleşmesiyle birlikte hüküm doğurduğundan, sonradan geriye dönük bir şekilde iptali veya yeniden yargılama yoluyla hak arama imkânı oldukça dardır.
1. Anlaşmalı Boşanmada Kadın Ne İsteyebilir?
Kadın, anlaşmalı boşanma protokolünde aşağıda belirtilen haklara ilişkin taleplerini açık, net ve uygulanabilir bir biçimde ifade etmelidir:
- Yoksulluk Nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşin talep edebileceği süresiz nafaka; miktar, ödeme günü ve yıllık artış oranı belirtilmelidir.
- Maddi ve Manevi Tazminat: Tutar ve ödeme tarihi ya da tazminattan feragat açıkça yazılmalıdır.
- Mal Paylaşımı ve Mülkiyet Devri: Taşınmazların adına tescili ya da ortak taşınmazlar için izaleyi şuyu davası açma hakkı gibi alacak ve mülkiyet talepleri.
- Velayet ve İştirak Nafakası: Velayet hakkı ve buna bağlı olarak çocuk bakım giderlerinin karşılanması amacıyla iştirak nafakası.
- Ziynet Eşyası Alacağı: Düğünde takılan ziynet eşyalarının kimde kalacağı veya iadesi.
- Kişisel Eşya Alacağı: Kişisel eşyalar ve benzeri mülkiyet talepleri.
Bu taleplerin her biri, hukuki güvence altına alınmak isteniyorsa protokolde açıkça yer almalı ve hâkim onayı ile mahkeme kararına dönüştürülmelidir. Anlaşmalı boşanma protokolü sadece bir uzlaşma belgesi değil, aynı zamanda boşanmanın hukuki çerçevesini belirleyen ve icra edilebilirliğe sahip bağlayıcı bir metindir; bu sebeple kadınların sahip oldukları haklar konusunda bilinçli hareket etmeleri ve süreci bir hukuk uzmanının rehberliğinde yürütmeleri, telafisi güç hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlar.
2. Anlaşmalı Boşanmada Tazminat ve Nafaka Ne Zaman Ödenir?
Anlaşmalı boşanmada tazminatın ve nafakanın ödeme zamanı protokolde serbestçe kararlaştırılabilir; ancak boşanmaya bağlı tazminat ve yoksulluk nafakası hükümleri, aile hukukuna ilişkin hükümlerin kesinleşmeden yerine getirilemeyeceğine dair HMK m.350/2 uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra icraya konulabilir. Protokolde ödeme tarihi belirtilmemişse alacak kararın kesinleşmesiyle muaccel hâle gelir. Taksitli ödeme kararlaştırılıyorsa her taksitin tarihi ve tutarı ile gecikme hâlinde uygulanacak sonuç (kalan borcun muaccel olması gibi) açıkça yazılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Kararına Uyulmaması Hâlinde Ne Olur?
Anlaşmalı boşanma protokolü mahkemece onaylanıp gerekçeli karara aynen geçirildiğinde ilam niteliği kazanır; bu nedenle protokoldeki yükümlülüklere uyulmazsa ilamlı icra takibi başlatılabilir ve gerektiğinde dava yoluna gidilebilir. Mahkeme anlaşmalı boşanma protokolünü inceleyerek onaylar ve bu protokoldeki hükümleri gerekçeli kararına aynen geçirir. Böylece protokol, yalnızca tarafların mutabakatını yansıtan bir belge olmaktan çıkıp mahkeme kararı niteliği taşıyan ve icra kabiliyeti bulunan bir hükme dönüşür.
Bu nedenle protokolde yer alan nafaka, tazminat, malvarlığı devri, taşınmaz tescili gibi yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde mağdur taraf çeşitli hukuki yollara başvurarak haklarını mahkemeler nezdinde koruma altına alabilir. Taraflardan birinin anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan yükümlülükleri ihlal etmesi durumunda başvurulabilecek dava türleri şunlardır:
- Tapu İptali ve Tescil Davası: Protokolde yer alan taşınmaz devrine ilişkin yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde açılır. Taşınmazın devrine ve tesciline ilişkin boşanma kararında hüküm olmaması hâlinde rayiç bedel üzerinden devir talep edilebilir.
- Alacağın Tespiti Davası: Tarafların borç-alacak ilişkileri net olarak belirlenmemişse mahkeme yoluyla tespit edilmesi talep edilebilir.
- Tazminat Davası: Protokole aykırılık nedeniyle maddi veya manevi zarara uğrayan taraf, zararının giderilmesi amacıyla bu davayı açabilir.
- Menfi Tespit Davası: Borçlu olmadığını iddia eden tarafın, hakkında başlatılmış bir icra takibinin haksız olduğunu ispat etmek amacıyla açtığı davadır.
- Eda Davası (İfa Davası): Protokolde kararlaştırılan bir edimin (örneğin ödeme, mal devri) yerine getirilmesi amacıyla açılır.
- İtirazın İptali Davası: Nafaka ya da tazminat alacakları için başlatılan icra takibine haksız itiraz durumunda bu itirazın iptali talebiyle açılır.
Anlaşmalı boşanma protokolü taraflar arasında doğrudan icra edilebilir nitelikte mahkeme kararı doğurduğu için hükümlerin ihlali hâlinde ortaya çıkan uyuşmazlıklar ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle hem protokolün hazırlanma aşamasında dikkatli olunmalı hem de olası ihlallerde doğru hukuki mekanizmalara başvurularak hak kayıpları önlenmelidir.
Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçilebilir mi?
Anlaşmalı boşanmadan, boşanma kararı kesinleşinceye kadar vazgeçilebilir; taraflardan birinin vazgeçmesi hâlinde anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve dava, talep hâlinde çekişmeli boşanma olarak devam eder. Protokolün imzalanmış olması tarafları boşanmaya zorlamaz; boşanma iradesinin karar kesinleşinceye kadar devam etmesi gerekir. Karar verildikten sonra vazgeçen taraf, istinaf süresi içinde kanun yoluna başvurarak iradesinin değiştiğini bildirebilir.
1. Taraflardan Biri Anlaşmalı Boşanma Duruşmasına Gelmezse Ne Olur?
Taraflardan biri duruşmaya gelmezse hâkim onu bizzat dinleyemeyeceğinden anlaşmalı boşanma kararı veremez; bu durumda duruşma ertelenebilir ya da gelmeyen tarafın tutumuna göre dava çekişmeli olarak yürütülür. Her iki taraf da duruşmaya gelmezse dosya HMK m.150 uyarınca işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır.
2. Çekişmeli Boşanma Davası Anlaşmalıya Dönüşebilir mi?
Çekişmeli olarak açılmış bir boşanma davası, evlilik dava tarihinde en az bir yıl sürmüşse ve taraflar boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşarak protokol sunup duruşmada iradelerini bizzat beyan ederlerse anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir. Bu durumda yeni bir dava açılmaz; mevcut dosya üzerinden protokol sunularak karar verilmesi istenir. Dava tarihinde bir yıllık süre dolmamışsa, süre yargılama sırasında dolsa dahi dava TMK m.166/3’e göre sonuçlandırılamaz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/16989, K. 2018/553, T. 15.01.2018 sayılı kararında, TMK m.166/3’teki karinenin oluşması için gereken bir yıllık sürenin davanın açıldığı tarihte mevcut olması gerektiğini belirtmiştir. Kararda, “Dava açıldıktan sonra bir yıllık sürenin gerçekleşmesi de, açıklanan yasal karinenin oluşması için yeterli değildir.” denilerek, evliliğin bir yılını doldurmadan açılan davada eşlerin sonradan anlaşmasının davayı anlaşmalı boşanmaya dönüştürmeyeceği kabul edilmiştir.
Anlaşmalı Boşanmada Avukat Şart mı? Avukatsız Dava Açılır mı?
Anlaşmalı boşanma davasının avukatla açılması zorunlu değildir; taraflar dilekçe ve protokolü kendileri hazırlayarak davayı avukatsız açabilir. Ancak avukatsız dava açmak isteyen tarafların dikkat etmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır:
- Protokolün Doğru ve Eksiksiz Hazırlanması: Avukat desteği olmadan hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünün kanunlara uygun, tüm zorunlu unsurları ve tarafların haklarını kapsayacak şekilde eksiksiz ve açık olarak düzenlenmesi gerekir. Aksi takdirde protokolün mahkemece kabul edilmemesi ya da ileride hukuki sorunlar yaşanması riski vardır.
- Duruşmaya Tarafların Bizzat Katılması: Anlaşmalı boşanma davalarında tarafların duruşma günü mahkeme huzurunda bulunmaları zorunludur; avukatla temsil hâlinde de bu yükümlülük devam eder.
- Mahkemeye Başvuru ve Evrakların Hazırlanması: Dava dilekçesi, anlaşmalı boşanma protokolü ve diğer gerekli belgelerin doğru şekilde hazırlanıp mahkemeye sunulması tarafların sorumluluğundadır. Evrakların eksiksiz ve usulüne uygun olması sürecin sorunsuz ilerlemesi açısından önem taşır.
- Harç ve Masrafların Ödenmesi: Dava açılırken mahkemeye belirlenen harçların ve masrafların ödenmesi gerekmektedir; tarafların bu konuda bilgi sahibi olması ve gerekli ödemeleri yapması gerekir.
- Doğru Mahkemenin Seçilmesi: Yetkili mahkemeye başvurmak hak kayıplarını önlemek açısından kritik önem taşır. Genel kurala göre eşlerden birinin yerleşim yeri ya da son altı aydır birlikte oturdukları yerin aile mahkemesi yetkilidir; davalı yetki itirazında bulunmazsa Türkiye’deki başka bir aile mahkemesinde de dava görülebilir.
Avukatsız dava açmak mümkün olmakla birlikte hukuki bilgi ve deneyim eksikliği nedeniyle sürecin yanlış yönetilme riski bulunur. Bu nedenle hukuki danışmanlık almak ve süreci bir avukat eşliğinde yürütmek, hak kayıplarını önlemek açısından tavsiye edilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Ücreti ve Masrafları Ne Kadar?
Anlaşmalı boşanma davasının maliyeti; maktu başvurma ve karar harçları, tebligat ve posta giderleri için yatırılan gider avansı ile avukatla çalışılıyorsa avukatlık ücretinden oluşur. Bu yükümlülükler hem mahkeme harç ve masraflarını hem de avukatlık ücretlerini kapsamaktadır. Sürece ilişkin başlıca mali kalemler aşağıda açıklanmıştır:
- Maktu Harç ve Gider Avansı: Anlaşmalı boşanma davaları maktu harca tabi olup dava açılışı sırasında bu harcın ödenmesi zorunludur. Buna ek olarak yargılamaya ilişkin tebligat, posta ve diğer işlemler için kullanılmak üzere mahkemeye gider avansı da yatırılır; harç tutarları her yıl Harçlar Kanunu tarifelerinin yeniden değerleme oranında güncellenmesiyle değişir.
- Avukata Vekaletname Verilmesi: Tarafların bir avukat aracılığıyla süreci yürütmek istemeleri hâlinde ilgili avukata noter onaylı bir vekaletname vermeleri gerekmektedir. Avukatlık hizmeti karşılığında ödenecek ücret, taraflar ile avukat arasında yapılacak özel sözleşmeye bağlı olarak belirlenir.
- Avukatlık Vekalet Ücreti: 04.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, anlaşmalı boşanma için ayrı bir kalem öngörmemekte; aile mahkemeleri asliye derecesinde olduğundan, Tarifenin asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için 2026 yılına dair belirlediği 45.000 TL asgari ücret esas alınmaktadır. Bu tutar yalnızca asgari sınırı ifade eder; avukat ile müvekkil arasında kararlaştırılacak ücret bu tutarın üzerinde olabilir.
Anlaşmalı boşanma davasının sağlıklı ve hızlı bir şekilde ilerleyebilmesi için belirlenen tüm harç ve giderlerin zamanında ödenmesi gerekmektedir. Avukatlık ücretleri gibi mali hususlar tarafların durumuna, boşanma protokolünün içeriğine, davanın kapsamına ve yapılan hizmete göre değişkenlik gösterebilir; bu nedenle kesin maliyetlerin belirlenmesi ve hukuki danışmanlık alınması açısından bir boşanma avukatına başvurulması önem taşır.
Yabancıların Türkiye’de Anlaşmalı Boşanma Davası Açabilmesi Mümkün mü?
Yabancıların Türkiye’de anlaşmalı boşanma davası açmaları hukuken mümkündür; Türk mahkemelerinin yetkisi eşlerden birinin Türkiye’deki yerleşim yerine göre belirlenir, uygulanacak hukuk ise Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m.14’e göre tespit edilir. Ancak bu süreç hem usul hem de Yabancılar Hukuku bakımından belirli koşullara tabidir.
Yabancıların boşanma davalarında uygulanacak hukuk MÖHUK hükümleri uyarınca belirlenir. MÖHUK m.14’e göre boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümlerine öncelikle eşlerin müşterek millî hukuku, bu yoksa müşterek mutad mesken hukuku, bu da yoksa Türk hukuku uygulanır. Boşanma bakımından MÖHUK taraflara hukuk seçimi imkânı tanımadığından, uygulanacak hukuk bu bağlama kurallarına göre belirlenir; yabancı hukukun uygulandığı hâllerde anlaşmalı boşanmanın o hukukta da mümkün olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.
Anlaşmalı boşanma sürecinde yabancıların Türkiye’de edindiği taşınmazlar da protokole konu edilebilir. Bu bağlamda yabancı eşlerin Türkiye’de evlilik birliği içinde edinmiş oldukları taşınmazlar, taşınır mallar, şirket hisseleri ve sair malvarlığı değerleri anlaşmalı boşanma protokolü kapsamında paylaşılabilir. Taraflar bu malların kime ait olacağını açıkça düzenleyerek protokole hüküm ekleyebilirler; bu düzenlemelerin mahkemece uygun bulunması hâlinde boşanma kararıyla birlikte hüküm kazanması mümkündür.
Anlaşmalı boşanma sürecinde yabancı dildeki belgelerin (evlenme kayıtları, kimlik belgeleri, adres belgeleri vb.) Türkçeye yeminli tercümeleri ile birlikte sunulması ve gerektiğinde noter onayı ile apostil şerhinin alınması gerekmektedir. Ayrıca anlaşmalı boşanma protokolü Türk hukukuna uygun olarak düzenlenmeli ve taraflarca bizzat imzalanmalıdır; Türkçe bilmeyen taraf duruşmada yeminli tercüman aracılığıyla dinlenir. Yurt dışında verilmiş bir boşanma kararının ise Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için yabancı boşanma kararının tanınması gerekir.
Sonuç olarak yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de anlaşmalı boşanma yoluna başvurmaları hukuken mümkündür. Ancak tarafların farklı uyruklara sahip olmaları ve mal rejimine ilişkin uluslararası unsurlar içermesi, ikamet iznine ilişkin düzenlemeler nedeniyle hukuki danışmanlık alınması önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Hukuki Destek Almanın Önemi
Anlaşmalı boşanma davasında hukuki destek almak, protokolün eksiksiz ve icra edilebilir hazırlanması ile hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir. Anlaşma protokolünde veya mahkeme aşaması sırasında yapılacak bir hata büyük hak kayıplarına sebep olabilir. Bu sebeple anlaşmalı boşanma sürecinde avukatın rolü çeşitli açılardan değerlidir:
- Hukuki Bilgi ve Deneyim: Avukatlar hukuki süreçleri ve usuli gereklilikleri iyi bilirler; anlaşmalı boşanma şartlarını değerlendirip en uygun süreci tercih ederler.
- Dökümantasyon ve Protokol Hazırlığı: Avukatlar dava için gerekli olan dava dilekçesi, ekleri ve taraflara ait diğer tüm evrakları düzenlerler; bu, davanın doğru bir şekilde başlaması ve sürüncemede kalmaması için önemlidir.
- Tarafların Hukuki Haklarını Koruma: Avukatlar nafaka, mal paylaşımı, tazminat, velayet ve çocukla ilgili düzenlemelerin müvekkil lehine en uygun şekilde yapılmasını sağlar.
- Protokolün Doğru Hazırlanması: Avukatlar protokolde olması gereken zorunlu hususları ve tarafların haklarını koruyacak düzenlemeleri bilir; böylece hukuki boşluklar veya hatalar önlenir.
- Hukuki Süreci Hızlandırma: Avukatın rehberliği ile gerekli evrakların düzenlenmesi, başvurunun yapılması ve duruşma gününün belirlenmesi gibi işlemler daha hızlı gerçekleşir.
- Taraflar Arasında Uzlaşma: Avukat, taraflar arasında uzlaşma sağlanmasına yardımcı olur. Boşanmanın kendisi tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu olmadığından arabulucu önünde sonuçlandırılamaz; ancak mal paylaşımı gibi mali konularda arabuluculuk yoluna başvurularak varılan uzlaşma protokole yansıtılabilir (6325 sayılı Kanun m.1/2). Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir.
- Dengeli Bir Anlaşma: Avukat protokolün taraflar arasında dengeli bir şekilde oluşturulmasını sağlar; bu, gelecekte ihtilafların azalmasına yardımcı olur.
- Hukuki Risklerin Azaltılması: Avukat protokolde belirlenen düzenlemelerin olası hukuki risklerini belirler ve bu risklere karşı önlemler alır.
Sonuç olarak anlaşmalı boşanma davasında avukatın rehberliği, sürecin düzgün ve adil bir şekilde ilerlemesi için kritik önem taşır. Tarafların haklarının korunması ve en iyi sonuca ulaşılması için uzman bir boşanma avukatı rehberliği önemlidir.
Anlaşmalı Boşanma Avukatından Destek Almak İçin:
| ✅ Anlaşmalı Boşanma Avukatı: | C&B Hukuk Bürosu |
| ✅ Telefon ve Whatsapp : | +90 212 706 24 64 – +90 555 627 79 44 |
| ✅ Adres: | Esentepe Mah. Keskin Kalem Sok. Arya Plaza No: 17/4 34381 Şişli/İstanbul |
| ✅ E-Mail: | info@cbhukuk.com |
Diğer makalelerimizi inceleyebilir ve hukuki destek talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir; içerikler, kaynak gösterilerek ve ilgili sayfaya aktif bağlantı (link) verilerek alıntılanabilir. Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Bilgiler, mevzuat ve içtihat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirmiş olabilir; somut hukuki durumunuz için mutlaka bir avukattan hukuki destek alınız.





