INFLUENCER REKLAM KURALLARI

Yazar: Av. Orbay ÇokgörSon güncelleme:

Influencer Reklam Kuralları 2026: Yeni Yönetmelik, Etiket Zorunluluğu ve Reklam Kurulu Cezaları

Influencer reklam kuralları, 1 Ağustos 2026 tarihinden itibaren kılavuz düzeyinden çıkarılarak doğrudan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin bağlayıcı hükümlerine dönüşmüştür. Sosyal medya etkileyicileri (influencer) aracılığıyla yürütülen pazarlama faaliyetlerine ilişkin yeni rejim, 1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlüğe konulmuştur. Kamuoyunda “yeni influencer yasası”, “influencer yönetmeliği” ya da “influencer reklam yönetmeliği” olarak anılan bu düzenleme, şekli bakımından bir kanun değil, 6502 sayılı Kanun’a dayanan bir yönetmelik değişikliğidir.

1 Ağustos 2026 tarihi itibariyle yürürlüğe giren yeni hukuki rejim, influencer reklam kurallarında mali yaptırım risklerinin doğacağı halleri ve hukuki sorumluluk alanlarını önemli ölçüde genişletmektedir. Reklam Kurulu, aldatıcı reklam ve haksız ticari uygulamalara yönelik idari para cezalarını ihlalin yayımlandığı mecraya göre belirlemekte ve olası ihlallerde yüksek tutarlarda cezalar uygulamaktadır. Ticaret Bakanlığının duyurduğu bu ceza skalası, tek bir sosyal medya paylaşımının dahi markalar ve içerik üreticileri bakımından taşıdığı mali ve hukuki riskin boyutunu net biçimde ortaya koymaktadır.

Influencer reklam kurallarına dair söz konusu mevzuat değişikliği, hukuki niteliği itibarıyla kritik bir dönüm noktasına işaret etmektedir. Değişikliğin üç temel sonucu şunlardır:

  • Kılavuz Düzeyinden Yönetmelik Hükmüne Geçiş: 2021 yılından bu yana Kılavuz düzeyinde düzenlenen ve 1 Mart 2022’den itibaren Yönetmeliğin Ek 1. maddesi uyarınca Yönetmelikle birlikte uygulanan etiket kuralları, doğrudan normlar hiyerarşisinde bağlayıcı bir düzenleyici işlem olan Yönetmelik metnine taşınmıştır.
  • Normatif Altyapının Güçlenmesi: Kuralların Yönetmelik düzeyine yükseltilmesi, Reklam Kurulu’nun idari yaptırım kararlarının hukuki dayanağını belirlemiş ve normatif belirsizlikleri ortadan kaldırmıştır.
  • Uygulama Alanının Netleşmesi: Yeni düzenleme, önceki kılavuz esaslarına kıyasla bazı hususlarda daha sıkı ve daraltıcı bir hukuki çerçeve çizerek tarafların sorumluluk sınırlarını somut kurallara bağlamıştır.

Bu makalede; 1 Ağustos 2026 itibariyle influencer reklam kurallarında geçerli olan somut hukuki yükümlülükler, reklam veren marka ile influencer arasında akdedilecek sözleşmelerin bu kurallara uyarlanması ve Reklam Kurulu tarafından tesis edilen idari yaptırım kararlarına karşı izlenecek yargısal başvuru yolları detaylıca incelenmektedir. Influencer reklam faaliyetinde bulunan hesaplar, reklam veren markalar ve ajanslar için yükümlülükler ayrı ayrı ele alınmıştır.

Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği MADDE 29 – (1) Yanlış bilgi içeren veya verilen bilgiler esasen doğru olsa bile sunuluşuna dair bütün koşullar değerlendirildiğinde, ortalama tüketiciyi aldatan ya da aldatmaya elverişli olan ve bu suretle tüketicinin normal şartlar altında taraf olmayacağı bir hukuki işleme taraf olmasına yol açan ya da yol açma olasılığı bulunan ticari uygulamalar aldatıcı olarak kabul edilir.

Influencer Reklamları Hangi Mevzuata Tabidir?

Influencer reklam faaliyetlerinin tabi olduğu hukuki rejim tek bir düzenlemeden ibaret olmayıp, birbiriyle dikey ve yatay ilişki içerisinde bulunan üç temel mevzuat kaynağına dayanmaktadır. Bu kaynakların normlar hiyerarşisindeki yeri; idari yaptırımın türünü, hukuki sorumluluğun kapsamını ve olası bir uyuşmazlıkta savunma stratejisini doğrudan belirlemektedir.

2021 yılından bu yana uygulanan Sosyal Medya Etkileyicileri Tarafından Yapılan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Hakkında Kılavuz, 1 Mart 2022’den itibaren Yönetmeliğin Ek 1. maddesi uyarınca Yönetmelikle birlikte uygulanmakla birlikte, kuralları Yönetmelik metninde yer almayan bir Kurul kılavuzuydu. Etiket kurallarının doğrudan Yönetmelik metnine alınması iki temel hukuki sonuç doğurmuştur:

  1. İdari Yaptırımın Hukuki Tabanının Güçlenmesi: Sektördeki “Kılavuz hükümleri kanuni dayanaktan yoksundur, düzenleyici işlem niteliği taşımaz” yönündeki idari yargı savunmaları Ek 1. madde nedeniyle zaten sınırlı bir etkiye sahipti; kuralın Yönetmelik metnine (hard law) işlenmesiyle bu savunmalar büyük ölçüde dayanağını yitirmiştir.
  2. Suç ve Cezaların Kanuniliği ile Öngörülebilirlik: Değişiklik, reklam veren ve içerik üreticileri lehine de bir hukuki güvence yaratmıştır. Reklam Kurulu’nun denetimlerinde keyfiliği engelleyen, tipikliği netleştirilmiş ve öngörülebilir kural setleri doğrudan yürürlüğe girmiştir.
📚 Influencer Reklamlarının Mevzuat Hiyerarşisi
① 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun
m. 61 (Örtülü Reklam) ·
m. 63 (Reklam Kurulu) ·
m. 77 (İdari Yaptırımlar)
② Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği
Genel uygulama esasları ve influencer reklamlarına ilişkin temel kurallar.
③ 1 Temmuz 2026 Değişiklik Yönetmeliği
m. 23/A ve m. 25/A ·
Yürürlük Tarihi: 1 Ağustos 2026

1. Temel Kanuni Dayanak: 6502 Sayılı TKHK

Sistemin normatif piramidinin en üstünde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yer almaktadır. Kanun’un influencer reklamları bakımından belirleyici dört hükmü şunlardır:

  • m. 61 (Ticari Reklam ve Örtülü Reklam Yasağı): Ticari reklamın sınırlarını çizer ve her türlü iletişim aracında sesli, yazılı veya görsel olarak örtülü reklam yapılmasını mutlak olarak yasaklar.
  • m. 62 (Haksız Ticari Uygulamalar): Tüketiciyi yanıltıcı, onun tecrübe ve bilgi eksikliklerini istismar edici haksız uygulamaları hükme bağlar.
  • m. 63 (Reklam Kurulu): Reklamları denetleme, durdurma, düzeltme ve idari para cezası uygulama yetkisini haiz idari merci olarak Reklam Kurulu‘nu düzenler.
  • m. 77/12 (İdari Yaptırımlar): İhlalin gerçekleştiği mecraya (sosyal medya, internet, TV vb.) göre uygulanacak idari para cezalarının alt ve üst sınırlarını belirler.

Örtülü Reklamın Kanuni Tanımı (6502 S. K. m. 61/4):

“Reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.”

2. Uygulama Yönetmeliği: Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği

Kanun’un çizdiği genel ilkelerin idari uygulamaya aktarılması, 10 Ocak 2015 tarihli ve 29232 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği eliyle sağlanmaktadır. Yönetmelik, reklam verenlerin, reklam ajanslarının ve mecraların uymakla yükümlü olduğu dürüstlük, doğruluk ve şeffaflık ilkelerini detaylandırmaktadır.

3. Yeni Yasal Rejim: 1 Temmuz 2026 Tarihli Değişiklik Yönetmeliği

1 Temmuz 2026 tarihli ve 33297 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik Değişikliği; Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği‘ne 23/A ve 25/A maddelerini eklemiş; 4, 7, 8, 14, 17, 18, 25, 27, 28/B ve 28/C maddelerinde ise köklü değişiklikler yapmış ve 26. maddeyi ise tamamen yürürlükten kaldırmıştır. Düzenlemenin 1 Ağustos 2026 yürürlük tarihi, sektör paydaşlarına (markalar, ajanslar ve influencerlar) yalnızca 1 aylık bir entegrasyon ve uyum penceresi tanımıştır.

Doğrudan İfade ve Etiket Zorunluluğu (Yönetmelik m. 23/A/3):

“Sosyal medya etkileyicisi aracılığıyla yapılan reklamlarda ‘Reklam’ ya da ‘Tanıtım’ ifadelerinden birine yer verilmesi zorunludur. Bu ifadelerle birlikte reklam verenin adı veya ticaret unvanına ya da ‘@[reklam veren] tarafından sağlandı.’, ‘Ürünleri bana gönderdiği için @[reklam verene] teşekkürler.’, ‘@[reklam verene] teşekkürler.’ şeklinde açıklamalardan birine içerikte yer verilmesi zorunludur.”

sosyal medya reklamlarında yeni dönem

1 Ağustos 2026 İtibarıyla Influencer Reklamlarında Neler Değişti?

1 Ağustos 2026 itibarıyla influencer reklamlarında menfaat karşılığı yapılan her paylaşım, “Reklam” veya “Tanıtım” ibaresi ve reklam verenin kimliğiyle birlikte, ilk bakışta görünür biçimde etiketlenmek zorundadır. Yeni idari ve hukuki rejim; kimlerin “sosyal medya etkileyicisi” sayılacağından hangi paylaşımların reklam statüsünde değerlendirileceğine, reklam ibarelerinin kullanım standartlarından yapay zeka uygulamalarına kadar dört temel eksende somut ve bağlayıcı yükümlülükler getirmektedir.

1. Sosyal Medya Etkileyicisi (Influencer) Kimdir ve Tanımın Kapsamı Nedir?

Sosyal medya etkileyicisi, sosyal medya üzerinden bir mal veya hizmeti tanıtan ve bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişidir. Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen normatif tanımlamaya göre sosyal medya etkileyicisi (influencer); sosyal medya mecraları üzerinden, doğrudan veya dolaylı olarak kendisi ya da reklam veren adına bir mal veya hizmetin tanıtımına yönelik içerik paylaşarak pazarlama iletişiminde bulunan ve bu iletişimi herhangi bir menfaate dönüştüren gerçek veya tüzel kişidir.

Söz konusu tanım, uygulamadaki pek çok muğlaklığı ortadan kaldıran üç temel hukuki unsura dayanmaktadır:

  • Tüzel Kişilerin Dahiliyeti: Tanım yalnızca şahıs (gerçek kişi) hesaplarını değil; içerik üretimini ve reklam iş birliklerini şirket, ajans veya prodüksiyon yapısı üzerinden yürüten tüzel kişileri de doğrudan sorumluluk alanına almaktadır.
  • “Dolaylı” Tanıtım Kavramı: Metindeki “dolaylı olarak” ibaresi, markanın açık unvanı veya logosu görünmese dahi kullanıcıyı belirli bir mal/hizmete yönlendiren, ürün deneyimini ima eden ve zımni yönlendirme içeren paylaşımları da düzenleme kapsamına dahil etmektedir.
  • Maddi ve Gayrimaddi Menfaat Kriteri: Hukuki sorumluluğun doğması için nakdi bir ödeme (ücret) alınması şart değildir. Ücretsiz sağlanan deneme ürünleri, kişiye özel indirim kodları, satış başına komisyon (affiliate) bağlantıları, konaklama, lansman/etkinlik davetleri veya barter sözleşmeleri de “menfaat” kapsamında değerlendirilmektedir.

Mevzuat metninde takipçi sayısı veya erişim oranı bakımından herhangi bir alt eşik (mikro, makro, nano) öngörülmemiştir. Dolayısıyla takipçi sayısından bağımsız olarak, menfaat karşılığı paylaşım yapan tüm hesaplar idari yükümlülük altındadır.

📌 Influencer Tanımının Üç Temel Unsuru
🏢
1. Tüzel Kişilik Dahiliyeti
Grup şirketleri, ajanslar, prodüksiyon şirketleri ve
kurumsal sosyal medya hesapları
da influencer tanımı kapsamında değerlendirilebilir.
🎯
2. Dolaylı Tanıtım Kapsamı
Marka adı açıkça belirtilmese bile,
örtülü reklam niteliği taşıyan
paylaşımlar reklam olarak kabul edilebilir.
🎁
3. Menfaat Kriteri
Ücretsiz ürün, indirim, etkinlik daveti, seyahat ve benzeri ekonomik faydalar
menfaat kapsamında değerlendirilir.

2. Hangi Paylaşımlar Reklam Statüsünde Değerlendirilir?

Reklam verenle menfaat ilişkisi bulunan ve bir mal veya hizmetin tanıtımına hizmet eden her paylaşım, reklam statüsünde değerlendirilir ve açıkça etiketlenmelidir. Yönetmeliğin 23/A maddesinin ikinci fıkrası, içeriğin ticari reklam niteliği taşıdığının ve açıkça etiketlenmesi gerektiğinin kabul edildiği halleri şu şekilde tadat etmiştir:

  • Doğrudan/Dolaylı Yönlendirmeler: Reklam verene ait mal veya hizmete ya da doğrudan reklam verenin dijital mecralarına (link, etiketleme vb.) yönlendirme yapılması.
  • Maddi veya Gayrimaddi Fayda Sağlanması: Reklam verenden nakdi kazanç elde edilmesi veya ücretsiz/indirimli mal ya da hizmet gibi avantajlar temin edilmesi.
  • Promosyonel Paylaşımlar: Reklam verene ait mal veya hizmetin tanıtılması amacıyla düzenlenen çekiliş, yarışma veya kampanya içeriklerinin paylaşılması.
  • Etkinlik ve Lansman Katılımları: Reklam verenin düzenlediği bir organizasyon, etkinlik veya lansmana katılım karşılığında herhangi bir menfaat elde edilerek paylaşımda bulunulması.

Maddede yer alan “gibi durumlarda” ibaresi uyarınca yapılan bu sayım sınırlayıcı (numerus clausus) değil, örnekleyici niteliktedir. Dolayısıyla listede sayılmayan ancak dürüstlük kuralı ve tüketici hukuku ilkeleri çerçevesinde “menfaat ilişkisine dayalı ticari iletişim” niteliği taşıyan her türlü paylaşım idari denetime tabidir.

3. Influencer Olmayanlar veya Kendi Ürününü Tanıtanlar Reklam Yazmak Zorunda mıdır?

Reklam ibaresi yükümlülüğü takipçi sayısına veya “influencer” unvanına değil, paylaşımın bir reklam verenle kurulan menfaat ilişkisine dayanıp dayanmadığına bağlıdır. Az takipçili bir kişisel hesap da ücretsiz ürün, indirim kodu veya davet karşılığında bir markayı tanıtıyorsa, Yönetmelik bakımından sosyal medya etkileyicisi sıfatını kazanır ve “Reklam” ya da “Tanıtım” ibaresini kullanmak zorundadır.

Hiçbir menfaat elde etmeden, kendi parasıyla satın aldığı bir ürün hakkında görüş paylaşan kullanıcının içeriği ise kural olarak reklam sayılmaz. Bununla birlikte marka ile sonradan kurulan iş birliği, geçmişte yapılan ve yayında kalan paylaşımları da ticari iletişim niteliğine sokabilir; bu nedenle iş birliğinin başladığı tarih ve kapsamı belgelenmelidir.

Kendi işletmesinin ürününü tanıtan hesaplar bakımından ise ayrım, paylaşımın hangi hesaptan yapıldığına göre yapılmalıdır. İki temel durum şunlardır:

  • İşletmenin Resmî Hesabı: İşletmenin kendi kurumsal hesabından yaptığı tanıtımda reklam veren zaten kendisidir ve paylaşımın ticari amacı açıkça anlaşılır; bu hesaplar da ticari reklama ilişkin genel kurallara (doğruluk, dürüstlük, aldatmama) tabidir.
  • Kişisel Görünümlü Hesap: İşletme sahibinin, ortağının veya çalışanının kişisel hesabında markayla bağı gizlenerek “kullanıcı deneyimi” görüntüsünde yapılan tanıtım, örtülü reklam riski doğurur; bu tür paylaşımlarda bağın açıkça belirtilmesi gerekir.

4. Ücretsiz Gönderilen Ürünler Reklam Kapsamında Mıdır?

Yönetmeliğin 23/A maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, bedelsiz veya indirimli mal ya da hizmet temin edilmesi açıkça menfaat kapsamında sayılmıştır. Paylaşım karşılığında nakdi bir ödeme yapılmamış olması, içeriği hukuken ticari reklam olmaktan çıkarmaz. Sektörde sıkça savunulan “Ürün tarafıma hediye/hediye paketi olarak geldi, bu nedenle kişisel paylaşımdır.” yaklaşımı yürürlükteki mevzuat karşısında hukuki dayanaktan tamamen yoksundur.

Aşağıdaki durumlarda marka ile influencer arasında bir menfaat ilişkisi bulunduğu kabul edilir:

  • Hediye ve Deneme Ürünü: Influencer’ın hediye veya deneme ürünü alması.
  • İndirim ve Kampanya: Ürünü indirimli satın alması ya da kampanyadan yararlanması.
  • Seyahat ve Konaklama: Sponsorlu seyahat veya konaklama desteği alması.
  • Davet ve Organizasyon: Bir davet, ağırlama veya lansman organizasyonuna katılması.

Bu nedenle yapılan paylaşım, hukuken reklam veya ticari tanıtım niteliği taşır ve paylaşımda reklam etiketlerinin kullanılması zorunludur. Hediyenin değerinin düşük olması veya ürünün talep edilmeden gönderilmiş olması, menfaat ilişkisinin varlığını tek başına ortadan kaldırmaz.

5. Paylaşımın Reklam Olduğu Nasıl İspatlanır ve Hangi Veriler Delil Niteliğindedir?

Reklam Kurulu incelemelerinde temel uyuşmazlık menfaat ilişkisinin varlığı noktasında toplanır ve bu ilişki somut belgelerle ortaya konur. Kargo/teslimat kayıtları, taraflar arasındaki e-posta ve mesajlaşma dökümleri, fatura/irsaliye belgeleri ile banka hesap hareketleri idari incelemede menfaat ilişkisini ispatlayan somut delil niteliğindedir.

İspat Yükü Hangi Taraf üzerindedir? (6502 S. K. m. 61/6):

“Reklam verenler ticari reklamlarında yer alan iddiaların doğruluğunu ispatla yükümlüdür.”

Bu hüküm doğrudan reklamda ileri sürülen iddiaların (ürünün etkisi, fiyatı, niteliği) doğruluğuna ilişkindir. Paylaşımın bir menfaat ilişkisine dayanıp dayanmadığı ise Kurul’un topladığı ve tarafların sunduğu delillerle belirlenir. Bu nedenle ticari bir iş birliği bulunmadığını ileri süren marka ve influencer’ın, bu savunmasını destekleyen belgeleri inceleme aşamasında sunması kendi yararınadır.

6. Marka Etkinliği ve Lansman Paylaşımları Reklam Sayılır mı?

Reklam verenin düzenlediği bir etkinliğe katılım karşılığında herhangi bir menfaat elde edilerek yapılan paylaşımlar, Yönetmelik uyarınca açıkça reklam kapsamındadır. Yeni idari rejimin pratik hayatta en geniş etkiyi doğuracak ve en çok idari ceza riski barındıran düzenlemelerinden biri lansman ve organizasyon paylaşımlarıdır.

  • Sponsorlu Etkinlikler ve Lansmanlar: Ulaşım, konaklama, ağırlama, yemek veya davetiye giderlerinin karşılanması hukuken “menfaat” teşkil eder.
  • Etiketleme Zorunluluğu: Söz konusu organizasyonlar sırasında veya organizasyon sonrasında yapılan hikaye (story), gönderi (post), video veya reels paylaşımlarında ticari iş birliği etiketi kullanılması zorunludur.

7. “Reklam” mı “Tanıtım” mı? Etiket Standartları Nasıl Daraldı?

Yeni düzenleme, influencer paylaşımlarında yalnızca “Reklam” veya “Tanıtım” ibaresinin kullanılmasına izin vermekte ve bu ibarenin reklam verenin kimliğiyle birlikte yazılmasını şart koşmaktadır. Yönetmeliğin 23/A maddesinin üçüncü fıkrası, sosyal medya etkileyicilerinin içeriklerinde kullanabileceği serbest ifadeleri tamamen kaldırarak ikili bir kısıtlamaya gitmiştir.

Eski kılavuz döneminde kullanılan esnek ve muğlak ifadeler (“#işbirliği”, “#sponsorlu”, “#ortaklık” vb.) yerine yalnızca Yönetmelikte sayılan standart ibarelerin kullanımı emredici hale getirilmiştir. Bu iki katmanlı yapının her iki katmanı da birlikte karşılanmalıdır.

a. Birinci Katman: Zorunlu İbare

Influencerların paylaşmış olduğu içeriklerde doğrudan ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde şu iki ifadeden biri kullanılmak zorundadır:

  • “Reklam”
  • “Tanıtım”

b. İkinci Katman: Reklam Verenin Kimliği ve Teşekkür Kalıbı

Ticari reklam niteliğindeki paylaşımlarda kullanılan etiketlerin açık, anlaşılır ve tüketiciyi yanıltmayacak şekilde olması gerekir. Yalnızca “Reklam” veya “Tanıtım” yazılması hukuki yükümlülüğü tek başına karşılamaz. Bu ibarelerin yanında reklam verenin adı/ticaret unvanı ya da mevzuatta sınırlı sayıda sayılan şablon açıklamalardan biri bulunmalıdır.

Reklam ilişkisinin tüketicilere açıkça bildirildiğini gösteren doğru etiket örnekleri şunlardır:

  • Marka Adıyla: “Reklam – @[reklam veren]”
  • Sağlayıcı İbaresiyle: “Tanıtım – @[reklam veren] tarafından sağlandı.”
  • Ürün Gönderimi Teşekkürüyle: “Reklam – Ürünleri bana gönderdiği için @[reklam verene] teşekkürler.”
  • Kısa Teşekkürle: “Tanıtım – @[reklam verene] teşekkürler.”

Bu açıklamalar, paylaşımın ticari amaç taşıdığının ilk bakışta anlaşılmasını sağlayacak şekilde görünür ve kolay fark edilebilir bir konumda kullanılmalıdır. Etiketin içerikle aynı dilde yazılması, tüketicinin ibareyi anlamasını güvence altına alır.

Ürünü gönderen markanın adı belirtilmeksizin sadece “Reklam” veya “Tanıtım” yazılması ya da markanın adının okunmayacak/gizlenecek boyutta etikete eklenmesi Yönetmelik m. 23/A‘nın ihlali niteliğindedir ve idari yaptırım sorumluluğu doğurur. Kısmen doğru etiket kullanmak da bu nedenle yeterli değildir.

8. #İşbirliği ve #Sponsorlu İbareleri Artık Yeterli midir?

#işbirliği, #sponsorlu ve benzeri etiketler 1 Ağustos 2026 itibarıyla tek başına yeterli değildir; bu etiketlerin yerine “Reklam” veya “Tanıtım” ibaresi reklam verenin kimliğiyle birlikte kullanılmalıdır. Bu durum, sektörde en sık yapılan hataların başında gelmekte ve 1 Ağustos 2026 sonrası idari para cezası riskini doğrudan tetiklemektedir.

2021 tarihli Kılavuz döneminde yaygın olarak kullanılan #işbirliği, #sponsor, #sponsorlu, #ortaklık veya #hediye gibi etiketler, Yönetmeliğin 23/A maddesiyle geçersiz kılınmıştır. Yeni düzenleme emredici olup esneklik tanımamakta; yalnızca “Reklam” veya “Tanıtım” kelimelerinin kullanımını kabul etmektedir.

📌 Etiketleme Standartlarında Değişiklik
❌ Eski Uygulama✅ Yeni Dönem Zorunluluğu
• #işbirliği• Reklam – @marka
• #sponsor / #sponsorlu• Tanıtım – @marka
• #ortaklık• Reklam – @marka tarafından sağlandı
• #hediye / #gift• Tanıtım – @marka’ya teşekkürler

Hukuki mevzuattaki bu değişiklik ve kısıtlamanın hukuki sonucu çok nettir. Markalar, dijital iletişim ajansları ve influencerlar eldeki içerik brief’lerini, onay süreçlerini ve sözleşme eklerindeki etiket şablonlarını acilen güncellemelidir.

Yönetmelikte açıkça sayılmayan bir etiketin kullanılması halinde içeriğin amacının iyi niyetli olması veya ihlalin kasıtlı yapılmaması idari para cezasını ortadan kaldırmaz; idare hukuku ilkeleri gereği idari yaptırım sorumluluğunu aynen doğurur. Kusurun derecesi ancak cezanın miktarının belirlenmesinde dikkate alınabilir.

9. Instagram’ın “Ücretli Ortaklık” Etiketi Reklam İbaresinin Yerine Geçer mi?

Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformların sunduğu “ücretli ortaklık” veya “ücretli tanıtım içerir” etiketleri, Yönetmelik m. 23/A’nın aradığı “Reklam” ya da “Tanıtım” ibaresinin yerine tek başına geçmez. Platform etiketi, paylaşımın ticari niteliğine ilişkin ek bir gösterge olarak kullanılabilir; ancak Yönetmelikte sayılan ibare ve reklam verenin kimliği içeriğin kendisinde ayrıca yer almalıdır.

Platform etiketleri çoğu zaman kullanıcı adının altında küçük puntoyla gösterilir ve uygulama sürümüne veya cihaza göre görünmeyebilir. Bu nedenle görünürlük ve okunabilirlik şartının yalnızca platform etiketiyle karşılandığı savunması, Reklam Kurulu incelemesinde risk taşır; güvenli uygulama, platform etiketi ile Yönetmelikteki ibarenin birlikte kullanılmasıdır.

10. Reklam Verenin Kimliği Nasıl Belirtilmelidir?

Reklam verenin kimliği, Yönetmelikte sayılan üç seçenekten biriyle ve “Reklam” ya da “Tanıtım” ibaresinin yanında belirtilmelidir. Yönetmelik m. 23/A, reklam verenin kimliğini ifşa etmek için üç alternatif seçeneğe izin vermektedir:

  • Doğrudan Unvan / Marka Adı: İlgili mal veya hizmeti sağlayan tüzel kişinin ticaret unvanının veya tescilli markasının doğrudan yazılması.
  • Sağlayıcı İbaresi: @[reklam veren] tarafından sağlandı. şablonunun kullanılması.
  • Teşekkür İbareleri: Ürünleri bana gönderdiği için @[reklam verene] teşekkürler. veya @[reklam verene] teşekkürler. kalıplarından birinin seçilmesi.

Taraflar bu 3 seçenekten dilediğini seçmekte serbesttir. Ancak tercih edilen kalıbın hukuken geçerli sayılabilmesi için içerikteki görünürlük, okunabilirlik ve punto standartlarını tam olarak karşılaması şarttır.

11. Reklam Etiketinin Görünürlüğüne İlişkin Kurallar Nelerdir?

Reklam etiketi, tüketicinin paylaşımla karşılaştığı ilk anda, kaydırma yapmadan ve diğer bütün etiketlerden önce görülebilecek biçimde yer almalıdır. Yönetmeliğin 23/A maddesinin dördüncü fıkrası, etiketlerin sadece varlığını değil, biçimsel ve görsel niteliklerini de emredici kurallara bağlamıştır. İbare bulunsa dahi aşağıda sayılan standartları karşılamayan paylaşımlar hukuken ihlal (örtülü reklam) sayılır:

  • Kontrast ve Okunabilirlik: İbare, paylaşımdaki arka fondan ve kullanılan renklerden açıkça ayırt edilebilir renkte ve kolaylıkla okunabilir boyutta olmak zorundadır.
  • İlk Bakışta Görünürlük (Ekranı Kaydırmama Şartı): Tüketicinin paylaşımla karşılaştığı ilk anda etiketi görmesi şarttır. Tüketicinin etiketi fark etmek için ekranı aşağı kaydırması (scroll down) veya “Devamını Oku” butonuna basması gerekiyorsa bu kural ihlal edilmiş sayılır.
  • Öncelik Kuralı (Diğer Etiketlerden Önce Gelme): Paylaşımda birden fazla hashtag (#) veya açıklama varsa, reklam ibaresi bunların tamamından önce yer almalıdır.
  • Teknik Arayüzle Örtüşmeme: Mecranın teknik simgeleri, profil fotoğrafı, kullanıcı adı veya alt bant yazılarıyla çakışmayacak bir konuma yerleştirilmelidir.

Kritik Hukuki Detay (Öncelik İlkesi):

Eski uygulamada reklam ibaresinin diğer etiketler arasında bulunması yeterli görülebiliyordu. Yeni dönemde ise etiket sırası hukuki bir geçerlilik şartıdır. Metin bloğunun sonuna ya da 10 tane hashtag’in arasına gizlenmiş bir #Reklam veya Reklam - @marka ibaresi Yönetmelik m. 23/A/4 uyarınca geçersiz sayılır.

12. Çok Kareli Hikayelerde (Story) ve Alıntı Paylaşımlarda Etiketleme Nasıl Yapılır?

Birden fazla kareden oluşan paylaşımlarda reklam ibaresi her karede ayrı ayrı yer almalı; başka bir formatta yeniden paylaşılan içerik de yeni bir paylaşım olarak yeniden etiketlenmelidir. Yönetmeliğin 23/A maddesinin 4. fıkrasının (d) ve (e) bentleri, içeriğin yaygınlaştığı veya çoklu paylaşıldığı senaryoları net biçimde çözüme kavuşturmuştur.

a. Çok Kareli Paylaşımlar (Dizi Story / Carousel)

İçeriğin birden fazla kareden/paylaşımdan oluştuğu durumlarda (örneğin arka arkaya atılan 5 karelik bir Instagram Story serisi veya swipe edilebilir gönderiler), reklam ibaresinin her bir paylaşım karesinde ayrı ayrı yer alması zorunludur. Sadece ilk kareye etiket koyup sonraki karelerde etiketi kaldırmak doğrudan idari yaptırım riski doğurur.

b. Cross-Platform ve Alıntı (Repost / Story’e Ekleme) Paylaşımları

Bir gönderinin farklı bir paylaşım formatına taşınması (örneğin akıştaki bir postun Story olarak paylaşılması veya Reels videosunun alıntılanması), hukuken bağımsız yeni bir paylaşım kabul edilir. Dolayısıyla orijinal gönderide etiket bulunsa dahi, o gönderi Story’e taşındığında yeni kare üzerine de “Reklam – @marka” ibaresinin tekrar eklenmesi emredicidir.

influencer reklam etiket kuralları

13. Yalnızca Sesli Yayınlarda (Podcast / Radyo) Açıklama Nasıl Yapılır?

Yalnızca sesli yayınlarda reklam açıklaması, yayının başında ve reklam bölümünden hemen önce olmak üzere iki kez sesli olarak yapılmalıdır. Podcast, sesli sohbet, kulüp yayınları ve benzeri yalnızca ses formatında sunulan mecralar için ayrı bir bildirim kuralı öngörülmüştür. Yönetmeliğin 23/A maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sesli paylaşımlarda görsel etiketleme imkanı bulunmadığından işitsel bildirim yükümlülüğü getirilmiştir:

  • İbare Kalıbı: Yayında açıkça "[reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir." ifadesine yer verilmelidir.
  • Çift Bildirim Zorunluluğu: Mevzuat tek bir duyuruyu yeterli görmemektedir. Açıklama hem yayının en başında hem de reklam bölümüne geçilmeden hemen önce olmak üzere iki kez tekrarlanmalıdır. Yayının başında genel bir sponsor teşekkürü yapılıp reklam anında duyuru yapılmaması Yönetmelik ihlali sayılır.

14. Yapay Zeka ile Üretilen İçeriklerde Hangi Yükümlülükler Doğar?

Yapay zeka ile üretilen ya da insandan ayırt edilemeyen dijital karakterlerin kullanıldığı reklamlarda bu durum açıkça belirtilmeli; gerçek bir kişinin yapay zekayla kopyalanarak ürünü deneyimlemiş gibi gösterilmesi ise tamamen yasaktır. Değişiklik Yönetmeliği, gelişen dijital teknolojiler ve yapay zeka üretimi içeriklerin tüketici üzerindeki manipülatif etkilerini önlemek adına iki temel düzenleme getirmiştir.

a. Yapay Zeka ve Dijital Karakter Açıklama Zorunluluğu (m. 18/8)

Reklamlarda tüketicilerin ekonomik karar alma süreçlerini etkileyecek biçimde yapay zeka (AI), derin öğrenme yazılımları veya insandan ayırt edilemeyen dijital sanal karakterler (CGI / Virtual Influencer) kullanılması durumunda; bu hususun içerikte açık, anlaşılır ve görünür şekilde belirtilmesi zorunlu kılınmıştır. Tüketicide içeriğin gerçek bir insan veya gerçek bir çekim olduğu algısı yaratılamaz.

b. Dijital Kopya ile Sahte Deneyim ve Tavsiye Yasağı (m. 27/12)

Yönetmeliğin 27. maddesine eklenen 12. fıkra doğrudan emredici bir yasak getirmektedir. Gerçek bir kişinin ses ve görüntüsü yapay zeka teknolojileriyle klonlanarak (deepfake vb.), o kişinin söz konusu mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği ya da tavsiyede bulunduğu izlenimi veren reklamlar kesinlikle yapılamaz.

Yapay zeka ile kişilerin rızası olmaksızın üretilen reklam içerikleri yalnızca Reklam Kurulu nezdinde idari para cezası doğurmakla kalmaz; aynı zamanda şu hukuki sonuçlara yol açar:

  • Kişilik Haklarının İhlali (TBK m. 58): İzin alınmadan sesi veya yüzü kullanılan kişinin manevi tazminat hakkı doğar.
  • Haksız Rekabet (TTK m. 55–56): Dürüstlük kuralına aykırı ticari uygulamalar nedeniyle ekonomik menfaatleri zarar gören veya bu tehlikeyle karşılaşan kişiler dava açma hakkına sahiptir.
  • Ceza Hukuku Sorumluluğu: Ticari unvan, yüz ve ses klonlama yoluyla tüketicilerin aldatıldığı ağır vakalarda Türk Ceza Kanunu kapsamında Dolandırıcılık (TCK m. 157/158) ve Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme (TCK m. 136) suçları yönünden adli süreç işletilebilir.

15. Çocuklara Yönelik Hedefli Reklam Yasağı Neleri Kapsar?

Tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme ile hedefli reklam yapılması yasaktır. Değişiklik Yönetmeliği ile mevzuata eklenen 25/A maddesi, dijital pazarlamada yaygın olarak kullanılan hedefli reklamcılığı (targeted advertising) ilk kez doğrudan hukuki bir tanıma kavuşturmuş ve iki temel emredici kural getirmiştir.

Hedefli reklamcılık faaliyetlerinin hukuka uygun sayılabilmesi için; reklamın hangi kriterler (ilgi alanı, konum, arama geçmişi vb.) kullanılarak ilgili tüketiciye gösterildiğine ve tüketicinin bu kriterleri nasıl değiştirebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay erişilebilir bilgilerin sunulması zorunlu kılınmıştır. Yönetmelik (m. 25/A-3), çocukların dijital alandaki tecrübesizliğini ve istismara açık yapısını korumak adına ayrıca mutlak bir yasak öngörmektedir:

Tüketicinin çocuk olduğunun bilindiği veya makul olarak bilinmesinin beklendiği durumlarda, kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılamaz.

Söz konusu yasak, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) hükümleriyle doğrudan etkileşim halindedir. Tüketicinin çocuk olduğuna dair verilerin işlenmesi, profillenmesi ve reklam hedeflemesinde kullanılması hem Reklam Kurulu nezdinde idari para cezası hem de Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) nezdinde ağır yaptırımlar doğurur.

Bu doğrultuda; hedef kitlesi ağırlıklı olarak çocuklardan oluşan içerik üreticileriyle (oyun, oyuncak, eğitim, çizgi film vb. kanalları) iş birliği yapan markaların ve ajansların, kampanya kurgularında kişisel verilerin korunması ve veri gizliliği başlığı altında ayrı bir hukuki uyum (compliance) incelemesi yürütmesi şarttır. Bu inceleme; kitle verilerinin nasıl toplandığını, hedeflemede yaş sinyallerinin kullanılıp kullanılmadığını ve hedefleme ayarlarından hangi tarafın sorumlu olduğunu kapsamalıdır.

Çocukları olumsuz etkileyebilecek reklam içerikleri, hedefleme yöntemi ne olursa olsun Reklam Kurulu yaptırımına konu olabilir. Danıştay, çocuklara yetişkin tarz ve tavrı yükleyen ve belirli markayı giyen çocukların ayrıcalıklı olacağı mesajını veren bir reklam kampanyası nedeniyle verilen idari para cezası ve reklam durdurma cezasına karşı açılan davada, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararını onamıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2019/7545, K. 2023/4672, T. 21.09.2023).

16. Hangi Ürünlerin Reklamı Influencer Aracılığıyla Yapılamaz?

Reklamı kanunla yasaklanmış veya sınırlandırılmış ürünlerin tanıtımı, “Reklam” ibaresi kullanılsa dahi influencer aracılığıyla yapılamaz. Etiket kuralı yalnızca reklamın tüketiciye açıkça bildirilmesini sağlar; reklamı yasak olan bir ürünün tanıtımını hukuka uygun hâle getirmez. Uygulamada en sık karşılaşılan yasak ve sınırlamalar şunlardır:

  • Tütün Mamulleri, Elektronik Sigara ve Alkollü İçkiler: Bu ürünlere ilişkin reklam yasağı ve sınırlamalar Yönetmelik m. 27/11’de ve ilgili özel mevzuatta düzenlenmiştir; markanın ürün göstermeden yapılan “alternatif” tanıtımları da risk taşır.
  • Beşerî Tıbbi Ürünler: Beşerî tıbbi ürünlerin reklamı da Yönetmelik m. 27/11 kapsamında sınırlandırılmıştır; sağlık beyanı içeren ürün tanıtımları ayrı mevzuata tabidir.
  • Yasa Dışı Bahis ve Şans Oyunları: Yönetmelik m. 27/3 uyarınca yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumara ilişkin reklam yapılamaz; bu tür sitelere yönlendiren paylaşımlar idari yaptırımın yanında ceza soruşturmasına da konu olabilir.
  • Takviye Edici Gıdalar: Yönetmelik m. 27/10 uyarınca bu ürünlerin normal beslenmenin yerine geçtiği izlenimini uyandıracak biçimde tanıtılması yasaklanmıştır.

Bu ürün gruplarında influencer ile çalışmayı planlayan markaların, kampanya kurgulanmadan önce sektörel reklam mevzuatı bakımından ayrı bir inceleme yaptırması gerekir. Aksi hâlde etiket kurallarına tam uyulmuş olması da yaptırımı engellemez.

17. 1 Ağustos 2026’dan Önce Yapılan Paylaşımlar Düzeltilmeli midir?

1 Ağustos 2026’dan önce yayımlanmış ve yayında kalmaya devam eden reklam paylaşımlarının yeni etiket kurallarına göre güncellenmesi, idari yaptırım riskini azaltmak bakımından gereklidir. Sosyal medya paylaşımları yayında kaldıkça tüketiciye ulaşmaya devam ettiğinden, Kurul’un inceleme tarihindeki görünümü esas alma riski bulunmaktadır.

Uyum çalışmasının üç adımda yapılması önerilir. Bu adımlar şunlardır:

  • Envanter Çıkarılması: Menfaat karşılığı yapılmış ve hâlen yayında olan sabitlenmiş gönderiler, öne çıkan hikayeler ve videolar listelenmelidir.
  • Etiketlerin Güncellenmesi: Bu içeriklerde #işbirliği gibi eski etiketler “Reklam” veya “Tanıtım” ibaresi ve reklam verenin kimliğiyle değiştirilmelidir.
  • Güncellenemeyen İçeriklerin Kaldırılması: Açıklaması sonradan değiştirilemeyen formatlarda (ör. video içi görsel etiket) içeriğin yayından kaldırılması değerlendirilmelidir.

Aşağıdaki tablo, paylaşım türüne göre uygulanacak temel kuralları ve dayanaklarını tek bakışta özetlemektedir. Her satırdaki yükümlülük, yukarıdaki ilgili başlıkta ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

🏷️ Paylaşım Türüne Göre Etiket Kuralları
Paylaşım TürüUyulması Gereken KuralDayanak
📸 Gönderi / Reels“Reklam” veya “Tanıtım” + reklam verenin kimliği; kaydırmadan görünür ve diğer etiketlerden önceYönetmelik m. 23/A/3–4
🎞️ Çok kareli Story / Carouselİbare her karede ayrı ayrı yer alırYönetmelik m. 23/A/4-d
🔁 Repost / Story’e taşımaYeni paylaşım sayılır; etiket yeniden eklenirYönetmelik m. 23/A/4-e
🎙️ Podcast / sesli yayın“[Reklam veren] hakkında reklam/tanıtım içerir.” — başta ve reklamdan hemen önceYönetmelik m. 23/A/5
🤖 Yapay zeka / sanal karakterAçıkça belirtilir; gerçek kişinin dijital kopyasıyla deneyim/tavsiye yasakYönetmelik m. 18/8, m. 27/12
👶 Çocuk kitleli içerikKişisel verilere dayalı profilleme ile hedefli reklam yapılamazYönetmelik m. 25/A

Marka–Influencer İşbirliği Sözleşmesinde Bulunması Gereken Temel Maddeler Nelerdir?

Marka–influencer işbirliği sözleşmesi; mevzuata uygunluk taahhüdünü, içerik onay sürecini, idari para cezalarında rücu kaydını, fikri hakları, münhasırlığı, vergilendirmeyi, kişisel verileri ve içeriğin kaldırılmasını düzenlemelidir. Türk borçlar hukuku sistematiğinde “influencer sözleşmesi” adında tanımlanmış tipik bir sözleşme türü bulunmamaktadır. Uygulamada bu hukuki ilişki; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında eser, hizmet ve vekalet sözleşmelerinin unsurlarını bir arada barındıran karma nitelikte bir sözleşme olarak kurulmaktadır.

Yeni reklam kuralları, sözleşmenin işlevini köklü biçimde değiştirmiştir. Markalar ve influencerlar arasında yapılan işbirliği sözleşmeleri artık yalnızca ücreti ve teslim takvimini düzenleyen ticari metinler değil; aynı zamanda idari yaptırım riskinin taraflar arasında paylaştırıldığı hukuki uyum belgeleridir. Yeni dönemde akdedilecek marka-influencer sözleşmelerinde bulunması gereken asgari maddeler aşağıda değerlendirilmektedir.

1. Mevzuata Uygunluk ve Reklam İbaresi Taahhüdü Nasıl Düzenlenmelidir?

Sözleşmede, içerik üreticisinin Yönetmeliğin 23/A maddesine tam ve eksiksiz uyacağı açıkça taahhüt edilmelidir. Ancak “Tüm yasal mevzuata uyulacaktır” şeklindeki soyut ve genel bir ifade, idari denetimlerde markayı korumaya yetmez.

Kullanılacak ibarenin “Reklam” mı yoksa “Tanıtım” mı olacağı, reklam verenin kimliğinin hangi şablonla (örn. “@marka tarafından sağlandı”) belirtileceği ve etiketin görsel/işitsel konumu sözleşmede somut olarak yazılmalıdır. Bu somutluk, olası bir ihlalde markanın “gerekli tüm denetim ve özeni gösterdiğini” ispatlamasını sağlar.

2. İçerik Onay ve Ön Denetim Süreci Nasıl Kurulmalıdır?

İçeriğin yayımlanmadan önce markaya veya ajansa sunulacağı, onay süresi ve onaysız yayının doğuracağı hukuki sonuçlar netleştirilmelidir. Onay sürecinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı (e-posta, proje yönetim araçları) üzerinden yürütülmesi kritik önem taşır.

Zira onay kayıtları, Reklam Kurulu incelemesinde markanın denetim yükümlülüğünü yerine getirdiğini gösteren en güçlü delildir. Bu kayıtların kampanya bitiminden sonra da olası denetim zamanaşımı süreleri boyunca saklanması sözleşmeyle güvence altına alınmalıdır.

3. İdari Para Cezalarında Rücu ve Sorumluluk Paylaşımı Nasıl Yapılır?

İşbirliği sözleşmesinin mali açıdan en hassas hükmüdür. Reklam Kurulu tarafından taraflardan birine kesilen idari para cezasının, kusuru oranında diğer tarafa rücu edilip edilemeyeceği açıkça düzenlenmelidir.

Burada gözden kaçırılmaması gereken temel bir idare hukuku sınırı vardır: Rücu kaydı yalnızca taraflar arasındaki iç ilişkide (özel hukukta) hüküm doğurur, idareye karşı ileri sürülemez. Sözleşmeye “Tüm yasal sorumluluk ve idari cezalar influencer’a aittir” yazılması, devletin markaya ceza kesmesini engellemez. Marka cezayı ödedikten sonra dava ve icra ve iflas hukuku yollarıyla bu bedeli içerik üreticisine rücu edip tahsil etme hakkına sahip olur.

4. Fikri Haklar: Lisans mı, Devir mi?

Influencer’ın ürettiği video, fotoğraf ve metinler “eser” vasfı taşıdığında, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) uygulama alanı bulur. Mali hakların devri veya lisans verilmesi FSEK m. 52 uyarınca katı bir yazılı şekil şartına tabidir ve devredilen hakların (işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma iletim) tek tek sayılması gerekir.

Kullanım hakkı dört boyutta sınırlandırılmalı ve somutlaştırılmalıdır:

  • Süre: İçerik ne kadar süreyle kullanılacak?
  • Coğrafya: Sadece Türkiye’de mi, global çapta mı?
  • Mecra: Sadece sosyal medyada mı, TV ve açık hava reklamlarında da kullanılacak mı?
  • Amaç: Marka bu içeriği kendi profiline sabitleyebilir mi veya ücretli reklam olarak kullanabilir mi?

Ayrıca içerikte kullanılan müzik ve görsel fontların lisans bedellerinden kimin sorumlu olduğu ile markanın tescilli logosunun kullanım sınırları fikri mülkiyet hukuku kapsamında net biçimde çizilmelidir. Lisans süresi bittikten sonra marka hesaplarında kalan içeriklerin akıbeti de sözleşmede gösterilmelidir.

5. Münhasırlık, Süre ve Cezai Şart Nasıl Belirlenmelidir?

Markalar haklı olarak influencer’ın belli bir süre rakip firmalarla çalışmasını engellemek isteyebilir. Ancak münhasırlık kaydının süresi, coğrafi kapsamı ve “rakip” tanımı dar ve açık yazılmalıdır. Sınırları belirsiz ve süresiz bir rekabet yasağı, anayasal çalışma hürriyetini ve ekonomik özgürlüğü aşırı sınırladığı gerekçesiyle mahkemelerce geçersiz sayılabilecektir.

Sözleşmeye eklenecek cezai şartın miktarı da dengeli olmalıdır. TBK m. 182 uyarınca, hâkimin fahiş gördüğü cezai şartı re’sen indirebileceği (tenkis yetkisi) unutulmamalıdır. Ancak tacir sıfatını taşıyan borçlu, TTK m. 22 uyarınca cezai şartın aşırı olduğu iddiasıyla indirilmesini mahkemeden isteyemez; bu nedenle şirket üzerinden faaliyet gösteren influencer ve markalar bakımından cezai şart miktarı sözleşme aşamasında özellikle dikkatle belirlenmelidir.

6. Ücret, Vergilendirme ve Faturalandırma Nasıl Düzenlenmelidir?

Sözleşmede belirlenen hizmet bedelinin net mi yoksa brüt mü olduğu kesin bir dille ifade edilmeli, stopaj ve KDV yükümlülükleri belirtilmelidir. Özellikle yurt dışı merkezli markalarla çalışan içerik üreticileri için yurtdışı gelirinin vergilendirilmesi hususunda uluslararası çifte vergilendirme riskleri doğabilmektedir. Yurt dışındaki markalardan gelen yüksek tutarlı ödemeler, bankaların yurt dışından gelen paralara ilişkin MASAK incelemesine konu olabileceğinden, ödemenin dayanağı olan sözleşme ve faturanın hazır tutulması gerekir.

Gelir Vergisi Kanunu m. 20/B, sosyal içerik üreticiliği faaliyetinden elde edilen kazançlar için belirli şartlarla bir kazanç istisnası öngörmektedir. Bu istisnadan yararlanabilmek için Türkiye’de kurulu bir bankada hesap açılması ve faaliyete ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap aracılığıyla tahsil edilmesi gerekir; banka, hesaba aktarılan hasılat üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapar. Bu kapsamdaki kazançları toplamı Gelir Vergisi Kanunu m. 103’teki tarifenin dördüncü gelir dilimi tutarını aşanlar ile hasılatın tamamını bu hesaptan tahsil etmeyenler istisnadan yararlanamaz ve kazançları genel hükümlere göre vergilendirilir. Sözleşmede ödemenin hangi hesaba ve hangi vergisel statü üzerinden yapılacağı bu nedenle önemlidir.

Faaliyetin şahıs hesabı yerine bir sermaye şirketi (Limited/A.Ş.) üzerinden yürütülmesi halinde, şirketler hukuku ve vergi borcu sorumluluğu rejimleri değişeceğinden sözleşme tarafının doğru tayin edilmesi şarttır. Bu durumda bir vergi avukatından destek alınması önemlidir.

7. Çekiliş ve Kampanyalarda Kişisel Veri (KVKK) Yükümlülükleri Nelerdir?

Influencer, düzenlediği bir çekiliş veya hediye kampanyası için takipçilerinden ad, soyad, adres gibi bilgiler topladığı anda Türkiye’de kurulu bir şirketi olup olmadığına bakılmaksızın 6698 sayılı KVKK kapsamında doğrudan “Veri Sorumlusu” sıfatını kazanır. Bu sıfat, aydınlatma yükümlülüğünü, açık rıza alınmasını ve veri güvenliği tedbirlerinin alınmasını da beraberinde getirir.

Sözleşmede; aydınlatma metninin kimin tarafından sunulacağı, açık rıza onaylarının nasıl alınacağı ve verilerin imha/silinme takvimi düzenlenmelidir. Toplanan veriler markaya aktarılacaksa, bu veri transferinin hukuki sebebi altı çizilerek belirtilmelidir.

8. İçeriğin Kaldırılması ve Sözleşmenin Sona Ermesi Nasıl Düzenlenmelidir?

Reklam Kurulu tarafından ihtiyati durdurma veya içeriğin çıkarılması kararı verilmesi halinde uygulanacak acil durum prosedürü sözleşmede yer almalıdır. Sözleşmede içeriğin kararın bildiriminden itibaren kaç saat içinde kaldırılacağı ve bu durumda ödenmiş ücretin akıbeti açıkça belirlenmelidir.

Ayrıca markanın itibarını ağır biçimde zedeleyen, kamuoyunda infial yaratan veya hakaret suçu teşkil eden paylaşımlar yapan influencer’a karşı markaya haklı nedenle derhal fesih hakkı tanınmalıdır. Fesih hakkını doğuracak paylaşım türlerinin sözleşmede örnekleriyle sayılması, olası bir uyuşmazlıkta haklı nedenin ispatını kolaylaştırır.

Influencer ile ajans/marka arasındaki sözleşmede talimat bağlılığı, mesai benzeri katı süreklilik ve tam ekonomik bağımlılık unsurları aşırı yoğunlaşırsa, yargı makamları bu ilişkiyi gizli bir “iş sözleşmesi“ olarak nitelendirebilir. Bu senaryoda iş hukuku hükümleri uyarınca ihbar ve kıdem tazminatı gibi işten çıkarılma tazminatları ve işçilik hakları gündeme gelebileceğinden, ilişkinin bağımsız çalışma esasına dayandığı, sözleşme kurgusuna açıkça yansıtılmalıdır.

Aşağıdaki kartlar, marka–influencer işbirliği sözleşmesinde yer alması gereken sekiz temel maddeyi ve her birinin önlediği riski özetlemektedir. Kartlardaki her başlık, yukarıda aynı numarayla açıklanmıştır.

Marka–Influencer Sözleşmesinin 8 Temel Maddesi
Her maddenin düzenlediği konu ve önlediği risk
✅ 1. Mevzuata Uygunluk
Düzenler: İbare, kimlik şablonu ve etiket konumu.
Önler: Markanın özen yükümlülüğünü ispatlayamaması.
📝 2. İçerik Onayı
Düzenler: Yayın öncesi yazılı onay ve kayıt saklama.
Önler: Denetim yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiası.
💸 3. Rücu Kaydı
Düzenler: Ödenen cezanın kusur oranında paylaşımı.
Önler: Cezanın tek tarafta kalması (idareye karşı ileri sürülemez).
©️ 4. Fikri Haklar
Düzenler: Yazılı devir/lisans; süre, coğrafya, mecra, amaç.
Önler: FSEK m. 52 şekil şartına aykırılık.
🔒 5. Münhasırlık ve Cezai Şart
Düzenler: Dar ve süreli rekabet yasağı, dengeli cezai şart.
Önler: Geçersizlik ve TBK m. 182 tenkisi.
🧾 6. Ücret ve Vergi
Düzenler: Net/brüt bedel, stopaj, KDV, sözleşme tarafı.
Önler: Vergi farkı ve çifte vergilendirme uyuşmazlığı.
🔐 7. Kişisel Veriler
Düzenler: Aydınlatma, açık rıza, imha ve aktarım.
Önler: KVKK kapsamında veri sorumlusu yaptırımları.
🛑 8. Kaldırma ve Fesih
Düzenler: Acil kaldırma süresi, haklı nedenle fesih.
Önler: Erişim engeli ve itibar kaybının büyümesi.

Reklam Kurulu Hangi Yaptırımları Uygular ve Ceza Kime Kesilir?

Reklam Kurulu; reklamın durdurulması, düzeltme yayımlatılması, idari para cezası, tedbiren durdurma ve erişimin engellenmesi yaptırımlarını uygular ve bu yaptırımları reklam verene, ajansa ve mecra kuruluşu sayılan influencer’a ayrı ayrı yöneltebilir. Influencer reklam kurallarına veya örtülü reklam yasağına aykırılık tespit edildiğinde, Reklam Kurulu idari kararını ilgili taraflara tebliğ eder ve anayasal hak arama özgürlüğü çerçevesinde yargısal takvim işlemeye başlar.

Reklam Kurulu, Ticaret Bakanlığı bünyesinde çalışan ve kararlarını Bakanlığın internet sitesinde kamuoyuna duyuran bir idari kuruldur. Yayımlanan Reklam Kurulu kararları, hangi tür paylaşımların ihlal sayıldığını gösterdiği için uyum çalışmalarında yol gösterici niteliktedir.

1. Reklam Yazmayan Influencer Nereye Şikâyet Edilir?

Reklam ibaresi kullanmayan influencer, e-Devlet üzerindeki “Reklam ve Haksız Ticari Uygulama Şikayeti” hizmeti veya Reklam Kurulu Bilgi Sistemi aracılığıyla Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu’na şikâyet edilebilir. Başvuru yazılı olarak da yapılabilir; tüketiciler, rakip işletmeler ve meslek kuruluşları şikâyette bulunabilir. Kurul, şikâyet olmaksızın re’sen de inceleme başlatabilir.

Şikâyet süreci dört adımda ilerler. Bu adımlar şunlardır:

  • Başvurunun Yapılması: Başvuru, e-Devlet şifresi veya elektronik imza ile çevrim içi ya da dilekçeyle yazılı olarak yapılır.
  • Bilgi ve Delillerin Eklenmesi: Paylaşımın yayımlandığı mecra, hesap adı, yayın tarihi ve ekran görüntüsü veya kaydı başvuruya eklenmelidir; hikaye gibi süreli içeriklerde kayıt alınması özellikle önemlidir.
  • Savunma ve İnceleme: Kurul, ilgili reklam veren, ajans veya influencer’dan yazılı savunma ve belge isteyerek dosyayı inceler.
  • Karar: İhlal tespit edilirse durdurma, düzeltme, idari para cezası veya erişim engeli kararı verilir.

Reklam Kurulu kararı, tüketiciye para iadesi veya tazminat sağlamaz. Aldatıcı bir paylaşım nedeniyle zarara uğrayan tüketici, bu taleplerini tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi önünde ayrıca ileri sürmelidir.

REKLAM KURULU ŞİKÂYET SÜRECİNİN 4 AŞAMASI
01
💻 BAŞVURU
e-Devlet / Reklam Kurulu Bilgi Sistemi veya dilekçe
02
📎 DELİL
Hesap adı, tarih, ekran görüntüsü veya kayıt
03
🔎 SAVUNMA VE İNCELEME
Taraflardan yazılı savunma ve belge istenir
04
⚖️ KURUL KARARI
Durdurma, düzeltme, idari para cezası veya erişim engeli

2. Reklam Kurulu Hangi Yaptırımları Uygulayabilir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 63. ve 77. maddeleri uyarınca Reklam Kurulu, ihlalin niteliğine göre aşağıdaki idari yaptırımları birlikte veya ayrı ayrı uygulamaya yetkilidir:

  • Reklamın Durdurulması: İhlal teşkil eden paylaşımın yayından kaldırılması veya reklam faaliyetinin durdurulması.
  • Düzeltme Yayımlatılması: İhlalin gerçekleştiği mecra ve yöntemle idarece belirlenecek düzeltme metninin kamuoyuna duyurulması.
  • İdari Para Cezası: Kanun’da belirlenen alt ve üst sınırlar dahilinde nakdi ceza uygulanması.
  • Tedbiren Durdurma: Gerekli görülen hâllerde üç aya kadar tedbiren durdurma kararı verilmesi.
  • Erişimin Engellenmesi / İçeriğin Çıkarılması: İnternet ortamındaki ihlallerde Reklam Kurulu, önce içeriğin 24 saat içinde çıkarılması için muhataba bildirimde bulunur. Bildirime rağmen içerik çıkarılmazsa Erişim Sağlayıcıları Birliğine (ESB) gönderilmek üzere içeriğe erişimin engellenmesine karar verir.

Sosyal medya üzerinden yapılan ürün tanıtımları da bu yaptırımların kapsamındadır. Nitekim Danıştay, bir sosyal medya kanalı üzerinden yapılan ürün tanıtımlarında 6502 sayılı Kanun m. 61‘e aykırı hareket edildiği gerekçesiyle Kanun’un 63. ve 77/12. maddeleri uyarınca idari para cezası ve reklam durdurma cezası verilmesine ilişkin Reklam Kurulu kararına karşı açılan davada, davanın reddine ilişkin kararı onamıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2025/725, K. 2025/1376, T. 05.03.2025).

7529 sayılı Kanun ile değiştirilen 6502 sayılı Kanun m. 77/12, bir yıl içinde tekrarlanan ihlaller için ayrı bir artırım oranı öngörmemektedir. Bununla birlikte ihlalin tekrarı, Kurul’un ceza miktarını belirlerken dikkate aldığı kusur ve haksızlık içeriği değerlendirmesinde aleyhe bir unsur olarak dikkate alınabilir.

3. 2026 Yılında Influencer Reklam Cezası Ne Kadardır ve Nasıl Belirlenir?

2026 yılında influencer paylaşımları gibi internet reklamlarında uygulanabilecek idari para cezasının üst sınırı 10.837.065 TL’dir. Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğler uyarınca, 6502 sayılı Kanun’daki idari para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenmektedir; 2026 tutarları, 23 Aralık 2025 tarihli ve 33116 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğle %25,49 oranında artırılarak belirlenmiştir; Bakanlığın 2026 yılı için açıkladığı reklam mecralarına göre üst sınırlar şu şekildedir:

📌 2026 Yılı Reklam Mecralarına Göre İdari Para Cezası Üst Sınırları
📺
Ülke Genelinde Yayın Yapan Televizyon Reklamları
39.916.524 TL’ye kadar
💻
İnternet ve Uydu Televizyon Reklamları
10.837.065 TL’ye kadar
📢
Afiş, Açık Hava İlanı ve Diğer Mecralar
1.083.706 TL’ye kadar

Reklam Kurulu ceza tayin ederken sınırsız ve keyfi bir takdir yetkisine sahip değildir. 6502 sayılı Kanun’un 77. maddesinin 12. fıkrası uyarınca Kurul, ceza miktarını alt ve üst sınırlar arasında belirlerken Kanun’da örnek olarak sayılan şu hususları dikkate alır:

  • Aykırılığın haksızlık içeriği,
  • Aykırılık dolayısıyla elde edilen menfaatin veya neden olunan zararın büyüklüğü,
  • Aykırılığı gerçekleştirenin kusuru,
  • Aykırılığı gerçekleştirenin ekonomik durumu.

Söz konusu ölçütlerin idari karar gerekçesinde değerlendirilmemiş ve alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçesinin gösterilmemiş olması, İdare Mahkemesinde açılacak iptal davasında ileri sürülebilecek önemli bir hukuka aykırılık iddiasıdır. Özellikle üst sınıra yakın cezalarda, ekonomik durumun ve kusurun gerekçede nasıl değerlendirildiği dava dilekçesinde ayrıca sorgulanmalıdır.

4. Reklam İhlallerinde Ceza Kime Kesilir?

Reklam ihlallerinde idari para cezası reklam verene, reklam ajansına ve mecra kuruluşu sayılan influencer’a ayrı ayrı kesilebilir. Influencer reklamcılığında gerçekleşen bir örtülü reklam veya yanıltıcı tanıtım ihlalinde Reklam Kurulu, sorumluluğu tek bir aktörle sınırlı tutmamaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 61. maddesinin 7. fıkrası uyarınca; reklam verenler, reklam ajansları ve mecra kuruluşları bu madde hükümlerine uymakla yükümlüdür.

Mevzuat, sorumluluğu taraflar arasında bölüştürmek yerine her bir aktör üzerine ayrı ve bağımsız bir hukuki yükümlülük yüklemiştir. Bunun pratik sonucu; tek bir paylaşım veya kampanya nedeniyle Reklam Kurulu’nun her üç tarafa da ayrı ayrı idari yaptırım veya idari para cezası uygulayabilmesidir.

a. Marka (Reklam Veren) Bakımından

Markaların “Paylaşımı yapan influencer etiket koymayı unutmuş” veya “İçeriği bizzat biz yayımlamadık” şeklindeki savunmaları Reklam Kurulu nezdinde kural olarak geçersizdir. Marka; iş birliği yaptığı içerik üreticisini mevzuat konusunda bilgilendirdiğini, gerekli talimatları verdiğini ve ihlalleri önlemek adına makul denetim çabasını gösterdiğini ispatlamakla yükümlüdür.

b. Etkileyici (Influencer / Mecra) Bakımından

İçeriği bizzat kendi sosyal medya hesabından yayımlayan influencer, ihlalin doğrudan faili ve mecra kuruluşu konumundadır. “Marka bana böyle talimat verdi”, “Ajansın hazırladığı metni aynen kopyaladım” gibi gerekçeler influencer’ı idari cezadan kurtarmaz. Reklam Kurulu, ihlali gerçekleştiren mecra sahibi olarak doğrudan influencer’a idari para cezası ve içeriğin çıkarılması yaptırımı uygulayabilir.

c. Aracı Reklam Ajansları Bakımından

Ajanslar, kampanyanın kurgulanması, içerik onay süreçleri ve yönlendirilmesinden sorumlu oldukları ölçüde denetim yükümlülüğü taşırlar. İçeriğin mevzuata uygunluğunu denetlemeyen veya yönlendirmeyi hatalı yapan ajanslar da idari para cezasının doğrudan muhatabı olurlar.

Reklam Kurulu’nun uyguladığı idari para cezaları kamusal nitelikte olduğundan, Kurul nezdinde “Cezayı diğer taraf ödesin” şeklinde bir karar aldırılamaz. Ancak tarafların idari cezalara karşı kendilerini korumalarının tek yolu özel hukuk sözleşmeleridir. Bu tür ticari ilişkilerin kurgusunda ticaret hukuku avukatı desteği alınması, sonradan doğacak uyuşmazlıkları azaltmaktadır. Sözleşmede bu amaçla şu maddelere yer verilmelidir:

  • Rücu Şartı: Paylaşımda etiket kullanmaması nedeniyle markanın idari para cezasına maruz kalması halinde, ödenen cezanın influencer’a rücu edileceğine dair açık sözleşme maddeleri eklenmelidir.
  • Üç Taraflı Sözleşme Yapısı: Marka hakkı sahibi, ajans ve influencer arasındaki ilişkide yetki ve denetim sınırlarını netleştirmek adına üç taraflı sözleşme kurgusu tercih edilmelidir.
  • Cezai Şart ve Tazminat: İhlal nedeniyle uğranılan itibar kaybı ve kampanya durdurma zararları için cezai şart klozları düzenlenmelidir.
👥 Reklam İhlalinde Tarafların Sorumluluğu
TarafSorumluluğun DayanağıGeçersiz Savunma Örneği
🏷️ Marka (reklam veren)Bilgilendirme, talimat ve makul denetim yükümlülüğü“Influencer etiketi unutmuş.”
📱 Influencer (mecra)İçeriği yayımlayan doğrudan fail ve mecra kuruluşu“Ajansın metnini aynen kopyaladım.”
🧩 Reklam ajansıKurgu, onay ve yönlendirme kapsamında denetim yükümlülüğü“Yalnızca aracılık ettik.”

Reklam Kurulu Cezalarına Karşı İptal Davası Nasıl Açılır ve Hangi Başvuru Yolları Vardır?

Reklam Kurulu cezalarına karşı iptal davası, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde açılır; dava açılması kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Bu idari süreçte yapılacak usule ilişkin hataların telafisi, hak düşürücü süreler nedeniyle çoğu zaman mümkün olmamaktadır.

1. Reklam Kurulu Cezalarına Karşı Dava Açma Süresi Kaç Gündür?

Reklam Kurulu kararlarına karşı dava açma süresi, 6502 sayılı Kanun’un 78/2. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gündür. Reklam Kurulu kararlarına karşı açılacak iptal davalarında hak düşürücü süre hususu, idari yargı uygulamasında en çok tartışılan ve hak kayıplarına yol açan konuların başında gelmektedir.

Genel usul kanunu olan İYUK m. 7/1 uyarınca İdare Mahkemelerinde dava açma süresi tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 gündür. Ancak genel dava açma süresi, özel kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadığı hallerde uygulama alanı bulur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “Cezalarda yetki ve itiraz” başlıklı 78. maddesinin 2. fıkrasında yer alan düzenleme şöyledir:

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.78/2 – Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre idari yargı yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz.

Bu düzenleme özel kanun niteliğindedir ve genel dava açma süresine göre öncelikle uygulanması gerekir. Sonuç olarak Reklam Kurulu tarafından verilen idari para cezalarına ve idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi, 6502 sayılı Kanun’un 78/2. maddesi uyarınca 30 gündür. İYUK’taki 60 günlük genel dava açma süresi, özel kanunda açıkça farklı bir süre öngörüldüğü için bu uyuşmazlıklarda uygulanmaz.

İYUK m. 8 uyarınca dava açma süreleri, kararın ilgiliye tebliğ edildiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Hafta sonu ve resmi tatil günleri süreye dahildir. Ancak sürenin son günü bir tatil gününe denk gelirse, dava açma süresi tatili takip eden ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar kendiliğinden uzar. Adli tatile rastlayan süreler ise İYUK m. 8/3 uyarınca tatilin bittiği günden itibaren yedi gün uzatılmış sayılır.

⏳ GENEL DAVA SÜRESİ VE ÖZEL DAVA SÜRESİ
📘 İYUK GENEL KURAL
⚖️ Dayanak: İYUK m. 7/1
⏳ Süre: 60 gün
📌 Uygulama: Özel kanunda hüküm yoksa
📕 REKLAM KURULU KARARLARI
⚖️ Dayanak: 6502 s. K. m. 78/2
⏳ Süre: 30 gün (tebliği izleyen günden)
📌 Uygulama: Özel hüküm olarak öncelikli

2. Reklam Kurulu Cezalarına Karşı Hangi Mahkemede İptal Davası Açılır?

Reklam Kurulu cezalarına karşı iptal davası, görevli yargı yeri olan idare mahkemelerinde ve yetki bakımından Ankara İdare Mahkemelerinde açılır. 6502 sayılı Kanun uyarınca Reklam Kurulu tarafından verilen idari para cezası, durdurma, tedbir, düzeltme veya içeriğin çıkarılması/erişimin engellenmesi yaptırımlarına karşı başvurulacak görevli yargı mercii İdare Mahkemeleridir. İdari para cezasının tek başına değil, durdurma veya düzeltme yaptırımlarıyla birlikte uygulanması idari yargının görev alanını kesinleştirmektedir.

2577 sayılı İYUK m. 32/1 uyarınca, dava konusu idari işlemi tesis eden idari mercii (Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı) Ankara’da bulunduğundan, yetkili yargı yeri Ankara İdare Mahkemeleridir. Yetkisiz bir idare mahkemesinde açılan dava, İYUK m. 15/1-a uyarınca yetki yönünden reddedilerek dosya yetkili mahkemeye gönderilir; bu durum yargılamayı uzatır.

3. İptal Davası Açmak Cezanın Tahsilini veya Yaptırımını Durdurur mu?

İptal davası açmak cezanın tahsilini veya yaptırımın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz; bunun için dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 27/1 uyarınca, idare mahkemesinde iptal davası açılması dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Dava açılmış olsa dahi idare; cezanın tahsili sürecini devam ettirebilir, reklamın durdurulması kararını uygulayabilir ve erişimin engellenmesi tedbirini yürürlükte tutabilir. Bu olumsuz idari sonuçları ve ticari zararları engellemenin tek yolu, dava dilekçesinde açıkça Yürütmenin Durdurulması (YD) talebinde bulunmaktır. Mahkemenin yürütmenin durdurulması kararı verebilmesi için şu iki koşulun birlikte (kümülatif) gerçekleşmesi zorunludur:

  1. İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması,
  2. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması.

İçerik üreticisi veya marka açısından; devam eden dijital kampanyaların durdurulması, medya satın alımlarının boşa çıkması, telafisi imkansız ticari itibar kaybı ve müşteri potansiyeli erimesi mahkemeye sunulacak “telafisi güç zarar” olgularının temelini oluşturur. Bu zararların sözleşmeler, faturalar ve kampanya takvimiyle belgelendirilmesi talebin kabul şansını artırır.

reklam kurulu para cezası

4. İdari Para Cezası Peşin Ödenirse İndirim Uygulanır mı?

Reklam Kurulu tarafından verilen idari para cezası, 6502 sayılı Kanun m. 78/3 ile öngörülen ve tebliğden itibaren işleyen bir aylık ödeme süresi içinde ödenirse 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/6 uyarınca cezanın dörtte üçü tahsil edilir. Bu indirim, tarafın aleyhindeki karara karşı iptal davası açma hakkını ortadan kaldırmaz; ceza peşin ödense de dava açılabilir.

Peşin ödeme kararı, yürütmenin durdurulması talebinin kabul görme ihtimali ve ödemenin işletmeye yükü birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Davanın kazanılması hâlinde ödenen tutarın iadesi talep edilebilir; bu nedenle ödeme belgesi dava dosyasında saklanmalıdır. Uzlaşma talep edilen cezalarda ise bu peşin ödeme indirimi 6502 sayılı Kanun m. 77/A/5 uyarınca ayrıca uygulanmaz.

5. Reklam Kurulu Cezalarında Uzlaşma Mümkün müdür?

6502 sayılı Kanun m. 77/A uyarınca, Reklam Kurulu kararları da dahil olmak üzere Kanun’da öngörülen idari para cezaları hakkında Ticaret Bakanlığı ile uzlaşma yoluna gidilebilir. Uzlaşma, ceza muhatabının aykırılığın kanun hükümlerine yeterince nüfuz edememekten veya kanun hükümlerini yanlış yorumlamaktan kaynaklandığını ya da yargı kararları ile idarenin görüşü arasında farklılık bulunduğunu ileri sürmesi hâlinde talep edilebilir.

Uzlaşma başvurusunun usul kuralları dava açma süresiyle doğrudan bağlantılıdır. 6502 sayılı Kanun m. 77/A uyarınca uzlaşmaya ilişkin temel kurallar şunlardır:

  • Başvuru Süresi: Uzlaşma talebi, idari para cezası kararının tebliğinden itibaren on beş gün içinde ve henüz idari yargı yoluna başvurulmamışken yapılmalıdır.
  • Dava Süresine Etkisi: Uzlaşma talebiyle dava açma süresi durur; uzlaşma sağlanamazsa süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
  • Tek Başvuru Hakkı: Uzlaşma sağlanamaması hâlinde yeniden uzlaşma talebinde bulunulamaz.
  • İndirim Sınırı: Uzlaşmada yapılacak indirim yüzde elliyi geçemez ve uzlaşma talep edilen cezada ayrıca peşin ödeme indiriminden yararlanılamaz.
  • Kesinlik: Uzlaşma tutanağı kesindir; ceza muhatabı üzerinde uzlaşılan hususlar hakkında dava açamaz ve uzlaşılan tutar tebliğden itibaren on beş gün içinde ödenir.

Uzlaşma yolu, özellikle yeni yürürlüğe giren etiket kurallarının yorumundan doğan ihlallerde değerlendirilmesi gereken bir seçenektir. On beş günlük başvuru süresi otuz günlük dava süresinden kısa olduğundan, uzlaşma ile dava arasındaki tercihin kararın tebliğinden hemen sonra yapılması gerekir.

6. İdareye Başvuru Dava Açma Süresini Durdurur mu?

İYUK m. 11 kapsamında dava açma süresi içinde idareye yapılan başvuru, işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi uyarınca, hakkında idari yaptırım uygulanan kişi veya kurumlar, dava açma süresi içerisinde idari işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesis edilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapan makamdan (Ticaret Bakanlığı / Reklam Kurulu) talep edebilir. Sürecin işleyişi şu şekildedir:

  • Sürenin Durması: Kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi (örneğin 10. günde yapılan bir başvuru ile) durur.
  • Cevap Süresi: İdare, başvuruya 30 gün içinde cevap vermelidir.
  • Zımni Ret veya Açık Ret: İdare başvuruyu açıkça reddederse ret kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren, 30 gün içinde hiç cevap vermezse (zımni ret) 30 günlük sürenin bittiği günden itibaren süre kaldığı yerden işlemeye başlar.
  • Kalan Sürenin Hesabı: Dava açılırken başvuruya kadar geçen süre hesaba katılır ve kalan süre içinde İdare Mahkemesinde dava açılır.
📌 İYUK m.11 Başvurusunda Süreç
📄 İdari İşlem Tebliği
↓
⏳ 10 Gün Geçer
↓
📝 İYUK m.11 Başvurusu
↓
⏸️ Dava Açma Süresi Durur
↓
❌ Açık Ret veya 30 Günlük Zımni Ret
↓
⚖️ Kalan 20 Günlük Dava Açma Süresi İşlemeye Devam Eder

İYUK m. 11 başvurusu, karara esas teşkil eden somut bir maddi hata, yeni bir delil veya gözden kaçan bir usul eksikliği olduğunda idareye işlemi düzeltme imkanı tanıyan stratejik bir yoldur. Ancak duran ve kalan sürelerin gün hesabında yapılacak en ufak bir hata, davanın süre aşımı (süre yönünden ehliyetsizlik) nedeniyle usulden reddedilmesine yol açabilir.

7. Reklam Kurulu Cezasının İptali İçin Hangi Hukuka Aykırılık Sebepleri İleri Sürülebilir?

Reklam Kurulu cezasının iptali için idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına ilişkin somut hukuka aykırılıklar ileri sürülmelidir. Reklam Kurulu cezalarına karşı hazırlanan iptal dilekçelerinde, idari işlemin 5 temel unsuru (Yetki, Şekil/Usul, Sebep, Konu, Maksat) üzerinden şu gerekçeler inşa edilebilir:

  • Konu Unsuru Bakımından: Paylaşımın ticari bir reklam veya örtülü tanıtım niteliği taşımadığı, reklam veren ile içerik üreticisi arasında doğrudan/dolaylı hiçbir ticari ve ekonomik menfaat ilişkisinin bulunmadığı iddiası.
  • Sebep Unsuru Bakımından: Reklam Kurulu’nun aykırılığı somut ve objektif delillerle kanıtlayamaması, incelemenin yetersiz ve tek taraflı ekran görüntülerine dayandırılması.
  • Ölçülülük ve Orantılılık İlkeleri Bakımından: 6502 sayılı Kanun m. 77/12 uyarınca ceza miktarı belirlenirken haksızlık içeriği, kusur derecesi, elde edilen kazanç ve ekonomik durum kriterlerinin karar gerekçesinde somut olarak tartışılmaması veya alt sınırdan sebepsiz yere uzaklaşılması.
  • Cezaların Şahsiliği İlkesi: İhlale konu paylaşım üzerinde editoryal kontrolü veya illiyet bağı bulunmayan tarafa (örneğin reklam verenden bağımsız hareket eden ajansa veya üçüncü kişilere) yaptırım uygulanması.
  • Lehe Hüküm Uygulanması: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 5 gereğince, dava/soruşturma sürecinde yürürlüğe giren ve kabahatli lehine olan yeni mevzuat düzenlemelerinin uygulanması gerekliliği. Danıştay, Reklam Kurulu kararının idari para cezasına ilişkin kısmını lehe kanun uygulaması gerekçesiyle iptal eden İdare Mahkemesi kararını onamıştır (Danıştay 10. Daire, E. 2021/7757, K. 2022/470, T. 08.02.2022); aynı dosyada reklam durdurma cezasına ilişkin kısım ise hukuka uygun bulunmuştur.
  • Usul ve Savunma Hakkı: Savunma hakkının kısıtlanması, inceleme süreçlerinde adil yargılanma ilkelerine uyulmaması veya idari kararın yetersiz gerekçeyle tesis edilmesi.

Sosyal medya etiketleme ve bilgilendirme esaslarının kılavuz seviyesinden yönetmelik seviyesine (m. 23/A) yükseltilmesi, “Kılavuzlar idari bakımdan bağlayıcı değildir” şeklindeki savunmaları zayıflatmıştır. Yeni dönemde savunmanın merkezini ölçülülük, somut delil yetersizliği ve ceza tayinindeki gerekçe noksanlığı oluşturmalıdır.

Marka ile Influencer Arasındaki Uyuşmazlıklar Hangi Yargı Yolunda Çözülür?

Marka ile influencer arasındaki rücu, tazminat, cezai şart ve fesih uyuşmazlıkları özel hukuk uyuşmazlığıdır ve adli yargıda, ticari dava niteliğindeyse dava şartı arabuluculuğa başvurulduktan sonra çözülür. Reklam Kurulu tarafından tesis edilen idari süreçler tamamlandıktan veya devam ederken; marka, içerik üreticisi (influencer) ve aracı ajans arasındaki iç ilişki kamusal alandan çıkarak tamamen özel hukuk ve sözleşmeler hukuku rejimine tabi hale gelir.

Sözleşmenin tarafları arasındaki uyuşmazlıklar yalnızca idari para cezasının rücu edilmesiyle sınırlı değildir. Tarafların sözleşmesel taahhütlerine aykırı davranmaları, marka itibarının zarar görmesi veya kampanyanın aksaması gibi hallerde geniş kapsamlı özel hukuk sorumlulukları doğar:

  • Görevli Yargı Yolu Ayrımı: Reklam Kurulu’nun tesis ettiği idari işleme ve cezaya karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açılırken; ceza nedeniyle uğranılan zararın taraflarca birbirine rücu edilmesi, sözleşmenin haklı nedenle feshi, cezai şartın tahsili veya tazminat/alacak talepleri için Hukuk Mahkemelerine (Asliye Hukuk / Asliye Ticaret Mahkemesi) başvurulur.
  • Dava Şartı Zorunlu Arabuluculuk: Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi uyarınca, TTK m. 4’te ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tüketilmesi dava şartıdır. Arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın açılan rücu veya tazminat davaları mahkemece usulden reddedilir. Influencer’ın tacir sayılmadığı ve uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığı hâllerde bu dava şartı uygulanmayabileceğinden, uyuşmazlığın niteliği dava öncesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Sözleşmesel Rücu Mekanizması: İdari ceza kararları idare nezdinde doğrudan cezanın muhatabını bağlar. Dolayısıyla cezanın muhatabı olan markanın veya influencer’ın, ödediği ceza tutarını ve ihlal nedeniyle uğradığı ticari zararları diğer taraftan talep edebilmesi; ancak aralarındaki iş birliği sözleşmesinde yer alan rücu, tazminat ve kusur dağılımı klozlarına dayanarak mümkündür.
⚖️ İDARİ YARGI VE ADLİ YARGI AYRIMI
🏛️ İDARİ YARGI
📄 Konu: Reklam Kurulu kararı ve cezası
🏛️ Mahkeme: Ankara İdare Mahkemesi
⏳ Süre: 30 gün
🤝 ADLİ YARGI
📄 Konu: Rücu, tazminat, cezai şart, fesih
🏛️ Mahkeme: Asliye Hukuk / Asliye Ticaret
📌 Ön şart: Ticari davada zorunlu arabuluculuk

Influencer Pazarlamasında Hukuki Destek Neden Gereklidir?

Influencer pazarlaması tüketici, idare, ticaret, fikri mülkiyet ve vergi hukukunun kesişiminde yer aldığından, kampanya kurgusundan dava aşamasına kadar her adımın hukuki denetimden geçirilmesi idari yaptırım ve özel hukuk riskini birlikte azaltır. Influencer reklamcılığı ve dijital pazarlama alanı tek bir hukuk disipliniyle sınırlı değildir. Bu alanda karşılaşılan uyuşmazlıklar; tüketici hukuku, idare hukuku, ticaret hukuku, fikri mülkiyet ve vergi hukukunun tam kesişim noktasında yer alır.

Yalnızca tek bir alana odaklanan geleneksel bir hukuki yaklaşım, dijital dünyanın dinamik risklerini ve idari yaptırım mekanizmalarını gözden kaçırma tehlikesi taşır. Gerek idari inceleme aşamasında gerekse yargısal süreçlerde uzman bir avukattan profesyonel destek almanın kritik avantajları şunlardır:

1. Mevzuat Değişikliğine Uyum Denetimi

Yayındaki veya planlanan sosyal medya kampanyalarının, influencer brief’lerinin ve marka yönlendirmelerinin mevzuata uygunluğunun önceden denetlenmesi gerekir. İçeriklerde reklam etiketlerinin doğru seçilmesi, konumlandırılması, okunan ve görünen biçimde sunulması tek başına büyük ölçekli idari para cezalarının önüne geçer.

2. Sözleşme Rejiminin Güncellenmesi

Eski tip iş birliği sözleşmelerinin büyük bir kısmı, rehber veya kılavuz döneminden kalma belirsiz ifadeler içerir. Sözleşmelerin yeni idari rejim doğrultusunda revize edilmesi, idari bir ceza kesilmesi durumunda taraflar arasında doğacak ikinci bir özel hukuk uyuşmazlığını engeller; revizyonda şu üç unsur öne çıkar:

  • Rücu Şartları: Ödenen cezanın hangi tarafa ve hangi oranda rücu edileceğinin netleştirilmesi.
  • Onay Mekanizması: İçerik onay ve editoryal denetim mekanizmalarının yazılı olarak kurulması.
  • Yaptırım Klozları: Cezai şart ve tazminat klozlarının sözleşmeye eklenmesi.

3. İdari Yargılama Usulünün Takibi

Reklam Kurulu kararlarına karşı yürütülecek idari ve yargısal süreçlerde usul kurallarına ve kanuni sürelere eksiksiz uyulması hayati önem taşır. 6502 sayılı Kanun’un 78/2. maddesindeki 30 günlük özel dava açma süresi gibi hak düşürücü usul hükümlerinin doğru takibi, hak arama hürriyetinin teminatıdır. İptal davası ile rücu ve tazminat davalarının birlikte yürütüldüğü dosyalarda dava avukatı tarafından yürütülen tek elden takip, idari ve adli yargıdaki sürelerin birbirini etkilemesini önler.

İdari yargılama usulünde yapılacak en küçük bir hatanın veya süre aşımının davanın usulden reddine yol açacağı bilinciyle; özel kanundaki sürelerin doğru hesaplanması, yürütmenin durdurulması taleplerinin gerekçelerle desteklenmesi, idari başvuru ve yargılama kurallarına riayet edilmesi telafisi imkansız itibar, zaman ve finansman kayıplarının önüne geçmektedir.

4. Kurul Aşamasında Etkili Savunma ve Delil Dosyasının Oluşturulması

Reklam Kurulu, incelemelerini büyük oranda yazılı dosya üzerinden gerçekleştirir. İdari denetim ve savunma aşamasında sunulmayan WhatsApp yazışmaları, e-posta onayları, sözleşme hükümleri veya bilgilendirme formları, İdare Mahkemesi nezdindeki iptal davasında ilk kez ileri sürüldüğünde beklenen hukuki etkiyi yaratmayabilir. Bu nedenle delil setinin en baştan eksiksiz kurulması şarttır.

Influencer Pazarlamasında Hukuki Desteğin Dört Alanı
🔍
Uyum Denetimi
Kampanya ve brief’lerin yayından önce etiket kurallarına göre incelenmesi.
📑
Sözleşme Revizyonu
Rücu, onay ve cezai şart maddelerinin yeni rejime uyarlanması.
⏱️
Süre Takibi
30 günlük dava süresi, İYUK m. 11 başvurusu ve YD talebinin yönetimi.
🗂️
Delil Dosyası
Savunmanın Kurul aşamasında eksiksiz belgelerle kurulması.

1 Ağustos 2026 tarihi itibariyle influencer reklamcılığında uygulama esaslarının yönetmelik seviyesinde netleşmesiyle birlikte, Reklam Kurulu’nun vereceği ilk emsal kararlar sektörün hukuki sınırlarını çizecektir. İdari yaptırımlardan korunmak ve ticari itibarı güvenceye almak, süreçlerin baştan sona hukuki bir süzgeçten geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Yasal Uyarı: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir; içerikler, kaynak gösterilerek ve ilgili sayfaya aktif bağlantı (link) verilerek alıntılanabilir. Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Bilgiler, mevzuat ve içtihat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirmiş olabilir; somut hukuki durumunuz için mutlaka bir avukattan hukuki destek alınız.

Önceki yazı
Yabancı Boşanma Kararının Tanınması ve Türkiye’de Uygulanması (2026 Rehber)
Sonraki yazı
Alkollü Araç Kullanmanın Cezası (2026 Güncel)