📜 Tanım
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı Kimdir?
Uluslararası çocuk kaçırma avukatı, sınır ötesi aile uyuşmazlıklarında ebeveynlerden birinin çocuğu, velayet hakkını ihlal edecek şekilde başka bir ülkeye götürmesi veya orada alıkoyması durumunda devreye giren avukatlar için kullanılan bir ifadedir. Bu davalar; Lahey Sözleşmesi, Türk Medeni Kanunu ve usul hukuku bilgisinin yanında farklı ülkelerin merkezi makamları ve mahkemeleriyle eş zamanlı çalışmayı gerektirir.
Uluslararası çocuk kaçırma davalarında hukuki bilgi ve tecrübe tek başına yeterli değildir. Süreler kısadır, deliller çoğu zaman başka bir ülkededir ve her aşamada çocuğun üstün yararı gözetilmelidir. Bu nedenle çocuk kaçırma avukatının görevi, yalnızca mahkemede temsil ile sınırlı kalmayıp merkezi makamlar, konsolosluklar ve yabancı meslektaşlarla koordinasyonu da kapsar.
✨ Nitelikler
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatının Özellikleri Nelerdir?
Uluslararası çocuk kaçırma davaları çoğunlukla farklı kültürlerden, farklı dilleri konuşan ve farklı hukuk sistemlerine tabi taraflar arasında görülür. Bu nedenle bir çocuk kaçırma avukatında mesleki bilginin yanında şu nitelikler aranır:
🌐
Çok kültürlü çalışma yeteneği
Tarafların kültürel bakış açılarını anlar ve iletişimi bu farklılıklara duyarlı biçimde kurar; bu yaklaşım müzakereyi kolaylaştırır.
🗣️
Dil becerisi
Uluslararası süreçlerde ortak dil çoğunlukla İngilizcedir. Yabancı belgeleri doğru okuyabilmek ve gerektiğinde yeminli tercümanlarla etkili çalışabilmek gerekir.
🧭
Koordinasyon yeteneği
Merkezi makamlar, mahkemeler, konsolosluklar ve diğer kurumlar arasındaki yazışmaları zamanında yürüterek bürokrasinin süreci yavaşlatmasını önler.
🧒
Çocuğun üstün yararını gözetme
Hukuki stratejiyi ve müzakere önerilerini çocuğun fiziksel, duygusal ve sosyal ihtiyaçlarını merkeze alarak belirler.
📚
Uluslararası mevzuata hâkimiyet
Lahey Sözleşmesi’ni, Türk iç hukukunu ve diğer ülkenin uygulamasını birlikte değerlendirebilir.
🤝
İletişim, empati ve dayanıklılık
Duygusal açıdan çok ağır bir süreçte müvekkiline açık ve anlaşılır bilgi verir, uzun süren yargılamalarda soğukkanlılığını korur.
🗂️ Görevler
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatının Görevleri Nelerdir?
Uluslararası çocuk kaçırma avukatının görevleri, sürecin doğru, hızlı ve çocuğun haklarını koruyacak şekilde yürütülmesini amaçlar. Çocuk kaçırma avukatının başlıca görevleri şunlardır:
Lahey Sözleşmesi’ni işletmek
Merkezi makama yapılacak iade veya kişisel ilişki başvurusunu hazırlar; başvurunun Sözleşme’nin aradığı şartları taşımasını sağlar.
İç hukuk yollarını kullanmak
Çocuğun götürüldüğü ülke Lahey Sözleşmesi’ne taraf değilse velayet, tedbir ve tanıma-tenfiz gibi iç hukuk yollarıyla çözüm arar.
Kurumlar arası koordinasyon
Merkezi makam, Cumhuriyet başsavcılığı, mahkeme ve konsolosluklarla yazışmaları yürütür; belgelerin eksiksiz ve zamanında sunulmasını takip eder.
Uluslararası iş birliği
Diğer ülkedeki meslektaşlarıyla birlikte çalışarak iki ülkedeki sürecin birbiriyle çelişmemesini sağlar.
Müzakere ve uzlaşma
Çocuğun gönüllü iadesi veya kalıcı bir düzenleme için ebeveynler arasında müzakere ortamı kurar; uygun durumlarda arabuluculuk sürecini yönetir.
İade davasında temsil
Çocuğun iadesi davasında müvekkilini temsil eder, iadeye engel olarak ileri sürülen istisnalara karşı delil ve argüman geliştirir.
Bu görevlerin eksiksiz yerine getirilmesi, uluslararası çocuk kaçırma vakalarında çocuğun haklarının korunmasına ve gerektiğinde mutad meskenine iade edilmesine katkı sağlar.
⚖️ Dava türleri
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı Hangi Davalara Bakar?
Çocuk kaçırma avukatı, çocuğun uluslararası düzeyde korunması ve ebeveyn haklarının savunulması amacıyla çeşitli davalara bakar. Her vaka farklı sebep ve sonuçlara bağlı olduğundan doğru dava ve başvuru yolu, olayın özelliklerine göre belirlenir.
1. Lahey Sözleşmesi Kapsamındaki Başvuru ve Davalar
2. Velayet ve Aile Hukuku Bağlantılı Davalar
⚔️Çekişmeli Boşanma Davası›
📘Boşanma Rehberi›
🛡️Uzaklaştırma Kararı›
🌐Yabancı Boşanma Kararının Tanınması›
🛂Türk Vatandaşlığı ve Yabancılar Hukuku›
3. Lahey Sözleşmesi Dışında Kalan Ülkeler
Çocuk Lahey Sözleşmesi’ne taraf olmayan bir ülkeye götürüldüyse Sözleşme’nin hızlı iade mekanizması işletilemez. Bu durumda çocuğun bulunduğu ülkenin iç hukuku, varsa ikili anlaşmalar ve diplomatik kanallar birlikte değerlendirilir.
🧩 İade süreci
Lahey Sözleşmesi Kapsamında Çocuğun İadesi Süreci Nasıl İşler?
Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi, kaçırılan çocuğun mutad meskenine hızla iadesini amaçlar; velayetin kime ait olacağına iade davasında karar verilmez. Türkiye’de bu süreç 5717 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülür ve iade davaları aile mahkemesinde görülür. Avukat, sürecin her aşamasında şu adımları yönetir:
Merkezi makama başvuru
İade veya kişisel ilişki başvurusu, Türkiye’de merkezi makam olan Adalet Bakanlığına ya da çocuğun bulunduğu ülkenin merkezi makamına yapılır.
Belgelerin hazırlanması
Velayet hakkını ve mutad meskeni gösteren belgeler toplanır; gerekli tercüme ve apostil işlemleri tamamlanır.
Gönüllü iade girişimi
Merkezi makamlar öncelikle çocuğun gönüllü iadesini veya tarafların uzlaşmasını sağlamaya çalışır.
İade davası
Uzlaşma sağlanamazsa çocuğun bulunduğu yerdeki aile mahkemesinde iade davası açılır; dava ivedilikle görülür.
İstisnaların tartışılması
Karşı tarafın ileri sürdüğü rıza, ağır tehlike veya çocuğun itirazı gibi savunmalar delillerle değerlendirilir.
Kararın icrası
Kesinleşen iade kararının çocuğun psikolojisini gözeten bir yöntemle yerine getirilmesi takip edilir.
İadenin Reddedilebileceği İstisnai Hâller
Lahey Sözleşmesi’nde iade kural, ret istisnadır. Mahkeme ancak Sözleşme’de sayılan sınırlı hâllerde iadeyi reddedebilir; bu istisnaları ispat yükü de iadeye karşı çıkan taraftadır:
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu istisnaları ve iade sürecini nasıl değerlendirdiğini içtihat incelememizde ele aldık:
❔ Hukuki destek
Çocuk Kaçırma Davalarında Neden Avukatla Çalışılmalıdır?
Uluslararası çocuk kaçırma davaları, diğer aile hukuku davalarına benzemez. Süreç, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi’ne ve 5717 sayılı Kanun’a dayanan, kendine özgü usul kuralları ve kısa süreleri olan uluslararası bir mekanizmadır. Merkezi makamlar, Cumhuriyet başsavcılıkları, mahkemeler ve yabancı ülke makamları aynı anda devrededir; yoğun bürokrasi içinde yapılacak en küçük usul hatası, telafisi mümkün olmayan hak kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle avukatsız yürütülen iade süreçlerinde başarı şansı oldukça düşüktür.
Avukata yalnızca dava aşamasında değil, başvurunun hazırlanmasından itibaren ihtiyaç vardır. Başvurunun Sözleşme’nin aradığı şartlara uygun hazırlanması kadar, yurt dışında dava açıldıktan sonra sürecin yakından takip edilmesi, yabancı makamlar ve meslektaşlarla koordinasyonun sürdürülmesi ve karşı tarafın istisna savunmalarına zamanında cevap verilmesi de iadenin sonucunu belirler.
Avukatsız süreç
✖Avukatsız İade Sürecinin Riskleri
- Kendine özgü usul: Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun’un özel usul kuralları bilinmeden yapılan başvurular eksik kalır ya da işleme alınmaz.
- Süreler: Bir yıllık süre ve usul süreleri kaçırıldığında iade imkânı büyük ölçüde ortadan kalkar.
- Bürokrasi: Merkezi makamlar arasındaki yazışmalar takip edilmediğinde dosya aylarca ilerlemeyebilir.
- Belgeler: Eksik, tercümesiz veya apostilsiz belgeler başvurunun incelenmesini geciktirir.
- Savunmalar: Rıza, ağır tehlike veya çocuğun itirazı iddialarına karşı zamanında delil sunulmazsa iade reddedilebilir.
- Takipsiz dava: Yurt dışında dava açıldıktan sonra süreç izlenmezse duruşmalar, ara kararlar ve tebligatlar gözden kaçar.
Avukatla süreç
✔Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatının Katkısı
- Usule uygun başvuru: Başvuru, Sözleşme’nin ve 5717 sayılı Kanun’un aradığı şartlara uygun ve eksiksiz hazırlanır.
- Hızlı başlangıç: Tedbir talepleri ilk günlerden yapılır, süreler korunur.
- Bürokrasinin yönetimi: Merkezi makam ve Cumhuriyet başsavcılığı nezdindeki yazışmalar düzenli olarak takip edilir.
- Güçlü savunma: İstisnalara karşı delil ve emsal kararlarla argüman geliştirilir.
- Yurt dışındaki davanın takibi: Yabancı meslektaşlarla birlikte duruşmalar, ara kararlar ve icra aşaması izlenir.
- Tek elden koordinasyon: Merkezi makam, mahkeme ve yabancı meslektaşlarla iletişim tek merkezden yürütülür.
✅ Avukat seçimi
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Uluslararası çocuk kaçırma davalarında avukat seçimi, sürecin hızını ve sonucunu doğrudan etkiler. Bir Lahey avukatı ararken dikkat edilmesi gerekenler:
01
Lahey Sözleşmesi deneyimi
Avukatın 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamındaki iade davalarında çalışmış olması önemlidir.
02
Yabancı dil
Yabancı belgeleri okuyabilen ve yabancı meslektaşlarla doğrudan iletişim kurabilen bir avukat süreci hızlandırır.
03
Hızlı erişim
Çocuk kaçırma davalarında günler önemlidir; avukatınızın acil durumlarda ulaşılabilir olması gerekir.
04
Uluslararası ağ
Diğer ülkedeki avukatlarla iş birliği yapabilmek, iki ülkedeki sürecin uyumlu yürütülmesini sağlar.
05
Çocuk odaklı yaklaşım
Hukuki stratejinin çocuğun üstün yararı ve psikolojik durumu gözetilerek kurulması gerekir.
06
Gerçekçi değerlendirme
Avukatınız istisnaların ve olası risklerin neler olduğunu baştan açıkça anlatmalıdır; sonuç taahhüdü verilmez.
07
Baro kaydı
Görüştüğünüz kişinin bir baroya kayıtlı avukat olduğunu Türkiye Barolar Birliği’nin avukat sorgulama ekranından teyit edebilirsiniz.
08
Gizlilik
Aile ve çocuğa ilişkin bilgiler son derece hassastır; avukatınız sır saklama yükümlülüğüne titizlikle uymalıdır.
09
Yazılı sözleşme ve şeffaf ücret
Hizmetin kapsamı ve ücret, işe başlamadan önce yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenmelidir.
💳 Ücret
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?
Uluslararası çocuk kaçırma davalarında avukatlık ücreti iki tarifeye göre şekillenir. Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanıp her yıl Resmî Gazete’de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, avukatlık ücretinin alt sınırını belirler. İstanbul Barosu ise her yıl tavsiye niteliğinde bir ücret tarifesi yayımlar.
🌍
Dosyanın kapsamı
Yalnızca Türkiye’deki iade davası mı, yoksa yurt dışındaki sürecin koordinasyonu da mı üstlenileceği ücreti etkiler.
⚖️
Uyuşmazlığın niteliği
Gönüllü iade ile sonuçlanan dosyalar ile istisnaların tartışıldığı, bilirkişi ve pedagog incelemesi gerektiren dosyalar farklıdır.
🧾
Masraflar ayrıdır
Tercüme, apostil, tebligat ve bilirkişi giderleri gibi masraflar avukatlık ücretinden ayrı hesaplanır.
Her dosyanın kendine özgü gereksinimleri olduğundan kesin bir ücretin dosya incelenmeden belirtilmesi mümkün değildir. Ücretin ve hizmetin kapsamının yazılı avukatlık sözleşmesiyle belirlenmesi önerilir.
🏢 C&B Hukuk Bürosu
C&B Hukuk Bürosu – Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı
C&B Hukuk Bürosu, İstanbul Şişli’deki ofisinden uluslararası çocuk kaçırma davalarını Türk vatandaşları ve yabancı müvekkiller için Türkçe ve İngilizce olarak yürütür. Uluslararası çocuk kaçırma avukatı olarak; Lahey Sözleşmesi kapsamındaki iade ve kişisel ilişki başvurularında, iade davalarında, velayet ve tanıma-tenfiz süreçlerinde müvekkillerimize hukuki destek sunuyoruz.
Dosyalarımızı Türkiye genelindeki aile mahkemelerinde takip ediyor, gerektiğinde yurt dışındaki meslektaşlarımızla birlikte çalışıyoruz. Yurt dışında yaşayan müvekkillerimiz için Türkiye’de dava takibi vekâletname ile, Türkiye’ye gelinmesine çoğu zaman gerek kalmadan yürütülebilir.
❓ Sık sorulan sorular
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Türkiye 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırma Sözleşmesi’ne taraf mı?
Evet. Türkiye, Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraftır ve Sözleşme’nin uygulanmasına ilişkin usul 5717 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Ancak Sözleşme iki ülke arasında ancak her iki ülke de taraf olduğunda ve birbirlerinin katılımını kabul ettiklerinde uygulanır; bu nedenle somut olayda diğer ülkenin durumunun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Çocuğun iadesi davası hangi mahkemede açılır?
Türkiye’de çocuğun iadesi davaları aile mahkemesinde görülür; yetkili mahkeme kural olarak çocuğun bulunduğu yer mahkemesidir. Başvuru merkezi makam aracılığıyla yapıldığında dava Cumhuriyet başsavcılığı tarafından açılabilir; ebeveyn de avukatı aracılığıyla doğrudan dava açabilir.
İade davası ne kadar sürer?
Lahey Sözleşmesi, mahkemelerin iade taleplerini ivedilikle sonuçlandırmasını öngörür ve altı hafta içinde karar verilmemesi hâlinde gecikmenin sebebinin sorulabileceğini düzenler. Uygulamada süre; delillerin durumuna, bilirkişi veya pedagog incelemesine ve kanun yollarına başvurulup başvurulmamasına göre değişir.
Çocuk bir yıldan uzun süredir yurt dışındaysa iade istenebilir mi?
İstenebilir. Ancak başvuru kaçırmadan itibaren bir yıl geçtikten sonra yapılmışsa, çocuğun yeni çevresine uyum sağladığı ispat edildiğinde mahkeme iadeyi reddedebilir. Bu nedenle başvurunun mümkün olan en kısa sürede yapılması önemlidir.
Türkiye’de bulunmam gerekir mi?
Hayır. Yurt dışında yaşayan ebeveynler konsolosluk veya noter aracılığıyla verecekleri vekâletname ile süreci Türkiye’ye gelmeden avukatları aracılığıyla yürütebilir. Görüşmeler çevrim içi yapılabilir; ancak mahkeme bazı durumlarda tarafların dinlenmesine karar verebilir.
Yalnızca İstanbul’daki dosyalara mı bakıyorsunuz?
Hayır. C&B Hukuk Bürosu İstanbul’da bulunmakla birlikte, uluslararası çocuk kaçırma dosyalarını başta İstanbul olmak üzere Türkiye genelindeki aile mahkemelerinde takip etmektedir.
Velayet bende değilse çocuğun iadesini isteyebilir miyim?
Lahey Sözleşmesi, iade için velayet hakkının ihlal edilmiş olmasını arar; ortak velayet veya kanundan doğan velayet hakları da bu kapsamda değerlendirilebilir. Yalnızca kişisel ilişki (görüşme) hakkı bulunan ebeveyn çocuğun iadesini isteyemez, ancak Sözleşme kapsamında kişisel ilişki hakkının korunması için başvurabilir.
✉️ İletişim
Uluslararası Çocuk Kaçırma Avukatı İletişim Bilgileri
C&B Hukuk Bürosu
Uluslararası çocuk kaçırma sürecinize ilişkin hukuki değerlendirme almak için iletişim kanallarımızdan randevu talebinde bulunabilirsiniz. Türkiye genelinde ve yurt dışında bulunan müvekkillerimizle görüşmeler çevrim içi olarak da yapılabilmektedir.
Av. Orbay Çokgör – İstanbul Barosu, Sicil No: 43403
Arya Plaza No: 17/4, 34381
Şişli / İstanbul
09.00 – 18.00


