Boşanma Rehberi 2026: Türkiye’de Boşanma Süreci Hakkında En Sık Sorulan Sorular
Boşanma süreci, her iki taraf için de duygusal ve hukuki açıdan zorlayıcı olabilir. Türkiye’de boşanma sürecine dair en çok sorulan ve önem arz eden soruları kısa cevapları ve dayanak kanun maddeleriyle birlikte ele alan bu boşanma rehberi, boşanma sürecinde yol gösterici olmayı amaçlamaktadır.
Bununla birlikte, unutulmamalıdır ki boşanma hukuku, hukuki bilgi ve deneyim gerektiren bir alandır. Kendine özgü prosedürleri bulunmasının yanı sıra, kamu yararının gözetilmesi sebebiyle diğer hukuk dallarından ayrılır. Tarafların Türk Medeni Kanunu’nun boşanma ile ilgili hükümlerine aykırı talepleri, hak kayıplarına neden olabilir. Bu nedenle, boşanma sürecinde uzman bir aile hukuku avukatından destek almak son derece önemlidir.
Türkiye’de Boşanma ile İlgili En Sık Sorulan Sorular
Türkiye’de boşanma süreci; yetkili Aile Mahkemesinde açılan dava, boşanma sebebinin ispatı, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunun düzenlenmesi ve kararın kesinleşmesi aşamalarından oluşur. Aşağıdaki sorular bu aşamaların her birini kısa cevapları ve dayanak kanun maddeleriyle ele almaktadır.
1. Türkiye’de boşanmak için hangi mahkemede dava açılır?
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi uyarınca Türkiye’de boşanma davalarına ilk derece mahkemesi olarak Aile Mahkemeleri bakmaktadır. Aynı Kanun’un 2. maddesine göre Aile Mahkemesinin kurulmadığı yerlerde ise boşanma davalarına, Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar.
2. Boşanma davası nerede açılır?
TMK m. 168’e göre boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya eşlerin davadan önce son defa en az altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Davacı bu yerlerden birini seçerek davasını açabilir.
3. Boşanma davası nasıl açılır?
Boşanma davası, boşanma dava dilekçesinin yetkili Aile Mahkemesine sunulması ve yargılama harçları ile gider avansının HMK m. 120 uyarınca yatırılmasıyla açılır; HMK m. 118 uyarınca dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. HMK m. 119 gereğince dilekçede boşanma sebebine dayanak vakıalar, bunların delilleri, hukuki sebepler ve nafaka, velayet, tazminat gibi talepler açıkça yazılmalıdır. HMK m. 119/2’de sayılan eksikliklerde hâkim bir haftalık kesin süre verir; süresinde tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
4. Çekişmeli boşanma davası nasıl açılır?
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya sonuçları üzerinde anlaşamadığı hâllerde, TMK m. 161–166’da düzenlenen boşanma sebeplerinden birine dayanan dava dilekçesinin Aile Mahkemesine verilmesi ve harç ile gider avansının yatırılmasıyla açılır. HMK m. 190 uyarınca bu davada her taraf, ileri sürdüğü boşanma sebebini ve kusur iddialarını delilleriyle ispatlamakla yükümlüdür. Gider avansındaki eksiklikler için mahkeme HMK m. 120/2 gereğince iki haftalık kesin süre verir; bu süreye uyulmaması davanın açılmamış sayılmasına yol açabileceğinden usuli işlemler eksiksiz yürütülmelidir.
5. Anlaşmalı boşanma davası nasıl açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, en az bir yıl sürmüş evlilikte eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesiyle açılır ve tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunu düzenleyen anlaşmalı boşanma protokolü mahkemeye sunulur. TMK m. 166/3’e göre hâkim, tarafları duruşmada bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve protokolü uygun bulmalıdır. Hâkim protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.
6. 1 yıl dolmadan boşanma davası açılır mı?
TMK m. 166/1’e dayanan çekişmeli boşanma davası için evliliğin belirli bir süre devam etmiş olması şartı yoktur; bu dava her zaman açılabilir. TMK m. 166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma ise ancak en az bir yıl sürmüş evlilikte mümkündür. Bu süre dolmadan taraflar anlaşmış olsa bile mahkeme anlaşmalı boşanmaya karar vermez. Bu nedenle evlendikten ne kadar süre sonra boşanılabileceği, açılacak davanın çekişmeli ya da anlaşmalı olmasına göre değişir.
7. Çekişmeli boşanma davasında avukat zorunlu mudur?
Kanunda boşanma davaları için avukatla temsil zorunluluğu öngörülmemiştir; taraflar davayı bizzat açıp takip edebilir. Ancak nafaka, velayet, tazminat ve ispat yükü gibi konular davanın sonucunu doğrudan etkiler. Çekişmeli boşanma davalarında bir avukatın rehberliği, hem tarafların hak kaybına uğramasını önler hem de dava sürecinin daha etkin ve hızlı bir şekilde yürütülmesini sağlar.
8. Anlaşmalı boşanma davasında avukat zorunlu mudur?
Anlaşmalı boşanma davalarında da avukatla temsil zorunlu değildir; ancak protokolün hazırlanması hukuki bilgi gerektirir. Protokolde eksik, çelişkili veya belirsiz ifadelerin bulunması, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat konularında geri dönülmesi güç hak kayıplarına yol açabilir. Bu sebeple boşanma protokolünün düzenlenmesinde bir boşanma avukatından yardım alınması çok önemlidir.
9. Boşanma davalarında arabuluculuk zorunlu mudur?
Boşanma davalarında arabuluculuk uygulaması zorunlu değildir; boşanma, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi kapsamında dava şartı olarak arabuluculuk öngörülen uyuşmazlıklar arasında yer almaz. Boşanma kararını yalnızca mahkeme verebilir; taraflar ise boşanmanın mali sonuçları gibi üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir. Aynı Kanun’un 1/2. maddesi uyarınca aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
10. Boşanma nasıl gerçekleşir?
Boşanma, ilk derece mahkemesinin verdiği boşanma kararının kesinleşmesiyle hukuken gerçekleşir; HMK m. 350/2 ve m. 367/2 uyarınca aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Karar istinaf ve temyiz edilmezse, HMK m. 345 ve m. 361’de öngörülen iki haftalık başvuru süreleri dolduğunda kesinleşir; kanun yoluna başvurulmuşsa kesinleşme, üst mahkeme incelemesinin sonuçlanmasını bekler. Kesinleşme şerhi taşıyan boşanma kararı nüfus kütüğüne işlenir ve boşanma resmiyet kazanır.
11. Boşanma davası ne kadar sürer?
Boşanma davasının süresi, davanın anlaşmalı ya da çekişmeli olmasına ve uyuşmazlığın kapsamına göre değişir. Anlaşmalı boşanma davaları genellikle tek celsede ve kısa sürede sonuçlanırken, çekişmeli boşanma davaları delil sunumu, tanık dinlenmesi ve bilirkişi incelemeleri nedeniyle daha uzun sürer. Uygulamada çekişmeli bir boşanma davasının, istinaf ve temyiz aşamaları ile kararın kesinleşmesi dahil ortalama 3–4 yıl içinde sonuçlandığı gözlemlenmektedir. 7589 sayılı Kanunla eklenen HMK m. 147/3 uyarınca duruşmalar arasındaki süre, bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâller dışında üç aydan uzun olamaz.
12. Boşanma süreci nasıl işler?
Boşanma işlemleri; dava dilekçesinin verilmesi, dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hükümle ilerleyen, kararın kesinleşmesiyle tamamlanan çok aşamalı bir yargı sürecidir. HMK m. 118 ve devamında düzenlenen bu süreçte mahkeme, dava dilekçesini davalıya tebliğ eder; taraflar cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını bildirir. Ardından ön inceleme ve tahkikat duruşmaları yapılır, mahkeme HMK m. 294 ve devamı uyarınca hüküm kurar ve süreç kararın kesinleşmesiyle sona erer.
13. Boşanma sebepleri nelerdir?
Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma sebepleri özel ve genel sebepler olmak üzere ikiye ayrılır.
- zina (TMK m. 161),
- hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162),
- suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163),
- terk (TMK m. 164),
- akıl hastalığı (TMK m. 165) özel boşanma sebepleridir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) ise TMK m. 166’da düzenlenen genel boşanma sebebidir. Reddedilen bir boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m. 166/4, fiili ayrılık).
Zina ile hayata kast ve pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer; affeden eşin dava hakkı yoktur. Dava dilekçesinde boşanma sebebinin açık ve somut şekilde belirtilmemesi hak kaybına yol açabilir.
14. Boşanma için gerekli belgeler nelerdir?
Boşanma davası için temel belgeler; boşanma dava dilekçesi, tarafların kimlik bilgileri ve nüfus kayıt örnekleri, davaya dayanak deliller ile harç ve gider avansı dekontlarıdır. Deliller arasında tanık listesi, yazılı belgeler, fotoğraf veya video kayıtları yer alabilir; ayrıca evlilik cüzdanı veya evlilik kayıt örneği de talep edilebilir. Eksiksiz ve usulüne uygun hazırlanan belgeler, davanın etkin ve hızlı ilerlemesini sağlar.
15. Boşanma davasında hangi deliller kullanılamaz?
HMK m. 189/2 uyarınca boşanma davasında hukuka aykırı olarak elde edilen deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Özellikle eşin rızası olmadan kaydedilen ses ve görüntüler, mesajlaşmalar, e-posta içerikleri veya sosyal medya yazışmaları gibi verilerin izinsiz elde edilmesi, hem delil yasağına hem de kişisel verilerin korunması ilkesine aykırılık oluşturur. Bu tür eylemler ayrıca cezai ve idari yaptırımlara neden olabilir.
16. Boşanma davası cevap dilekçesi nedir?
Boşanma davası cevap dilekçesi, davalının dava dilekçesindeki iddialara karşı savunmasını ve taleplerini bildirdiği dilekçedir ve HMK m. 127’ye göre dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilir. Bu süre içinde hazırlanması çok zor olan durumlarda, süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. HMK m. 128 uyarınca süresinde cevap vermeyen davalı, davacının ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır; ancak HMK m. 141 gereğince dilekçeler aşaması bittikten sonra savunmasını kural olarak genişletemez.
17. Anlaşmalı boşanma şartları nelerdir?
TMK m. 166/3’e göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve tarafların mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi hâkimin uygun bulması gerekir. Bu kapsamda taraflar maddi ve manevi tazminat, nafaka, mal paylaşımı ve çocukların velayeti gibi boşanmanın fer’i sonuçları üzerinde tam bir mutabakata varmalıdır. Mahkeme, tarafların iradelerinin serbest ve bilinçli şekilde oluştuğunu değerlendirerek boşanmayı hükme bağlar.
18. Anlaşmalı boşanma ne kadar sürer, tek celsede boşanmak mümkün mü?
TMK m. 166/3 uyarınca açılan anlaşmalı boşanma davasında tarafların tüm konularda mutabık olması hâlinde tek celsede boşanma kararı verilmesi mümkündür. Sürecin tamamlanma süresi, mahkemenin iş yüküne ve duruşma takvimine göre değişir. Uygulamada anlaşmalı boşanma davaları Türkiye’de ortalama 2–3 hafta içinde sonuçlandırılmaktadır.
19. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlandıktan sonra taraflardan biri vazgeçerse ne olur?
Taraflardan biri hâkim huzurunda anlaşmadan vazgeçer veya protokolü kabul etmezse TMK m. 166/3’e göre anlaşmalı boşanma gerçekleşmez. Bu durumda dava TMK m. 166/1 çerçevesinde çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir ve taraflar kusur, delil ve tanıklar üzerinden iddialarını ispatlamak zorunda kalır. Protokol bu hâlde bağlayıcı olmaz; eşler anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar protokoldeki iradelerinden dönebilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/5147, K. 2017/10333, T. 02.10.2017 sayılı kararında, anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumuna ilişkin irade beyanından dönmesini engelleyen bir yasal hüküm bulunmadığını belirtmiştir. Daire, karar temyiz aşamasında olsa bile iradeden dönülmesi hâlinde davanın çekişmeli boşanma davası olarak görülmesi gerektiğine hükmetmiştir.
20. Çekişmeli boşanma davası nedir?
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları konusunda anlaşma sağlayamadığı durumda açılan, TMK m. 161–166/2’deki sebeplere dayanan ve mahkemenin boşanma sebebini ve kusuru delillere göre belirlediği davadır. Bu tür davalarda genellikle mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi konularda uyuşmazlık bulunur ve bunlar mahkeme kararıyla çözülür.
21. Çekişmeli boşanma davası kaç celsede biter?
Çekişmeli boşanma davasının celse sayısı, davanın karmaşıklığına, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ve mahkemenin yoğunluğuna göre değişir. Uygulamada olağan bir çekişmeli boşanma davasının 7–8 celse sürdüğü söylenebilir.
22. Boşanma davasında kadının hakları nelerdir?
Kadın boşanma davasında maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174), yoksulluk nafakası (TMK m. 175), mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak (TMK m. 236) ve çocuklar varsa velayet ile iştirak nafakası (TMK m. 182) talep edebilir. Mahkeme velayet kararını çocuğun üstün yararını gözeterek verir. Dava süresince ekonomik olarak zor durumda olan kadın, TMK m. 169 uyarınca mahkeme kararıyla tedbir nafakası alabilir.
23. Boşanma davası sırasında evlilik birliği içinde birlikte oturulan eve aile konutu şerhi konulabilir mi?
TMK m. 194/3 uyarınca aile konutu olarak kullanılan taşınmazın maliki olmayan eş, boşanma davası sırasında da tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir. Aile konutu şerhi tapu siciline şerh olarak işlenir ve eşin açık rızası olmadan yapılacak taşınmaz devri, ipotek gibi işlemlere karşı güvence sağlar. Bu hususta bir gayrimenkul avukatından destek almak yararlı olacaktır.
24. Boşanma davası açıldıktan sonra taraflar birlikte yaşamaya devam ederse dava etkilenir mi?
Tarafların boşanma davası süresince aynı konutta yaşamaya devam etmeleri davayı kendiliğinden sona erdirmez. Ancak bu durum, TMK m. 166/1’de düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasını zayıflatabilir ve özellikle çekişmeli boşanma davalarında hâkimin takdirinde etkili olabilir. Bu nedenle fiili birlikteliğin devamı, dava stratejisi ve delil sunumu açısından dikkatle değerlendirilmelidir.
25. Boşanma davası sürerken başka biriyle görüşmek mümkün müdür?
Boşanma davası kesinleşinceye kadar evlilik birliği devam ettiğinden TMK m. 185 uyarınca eşlerin sadakat yükümlülüğü de sürer. Bu nedenle dava devam ederken başka biriyle duygusal ilişki yaşanması, kusur değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurabilir ve tazminat taleplerini etkileyebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/765, K. 2023/974, T. 18.10.2023 sayılı kararında, Yargıtay uygulamasında sadakat yükümlülüğünün boşanma kararının kesinleşmesi anına kadar devam ettiğinin istisnasız kabul edildiğini vurgulamıştır. Kurul, eşlerin boşanma davası açılsa dahi karar kesinleşinceye kadar başka birisiyle ilişkiye girmemesi gerektiğini ve aksi davranışın kusur belirlemesinde hükme esas alınacağını belirtmiştir.
26. Boşanmada maddi ve manevi tazminat nedir?
TMK m. 174’e göre maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın; manevi tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın talep edebildiği tazminattır. Maddi tazminatta gelir kaybı, yaşam standardındaki düşüş veya maddi destekten mahrum kalma gibi somut zararlar dikkate alınır. Manevi tazminat ise onur zedelenmesi ve ruhsal sıkıntı gibi kişilik hakkına yönelik saldırıların telafisi için istenir.
27. Boşanma davasında tazminat nasıl talep edilir?
TMK m. 174’te düzenlenen boşanma tazminatı, dava veya cevap dilekçesinde talep edilmelidir; HMK m. 26’daki taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme talep olmadan tazminata hükmedemez. Hâkim, TMK m. 4 uyarınca talep edilen miktarı hakkaniyete göre takdir eder; talebin altında bir miktara hükmedebilir veya talebi reddedebilir. Tazminat miktarı, hem subjektif hem objektif unsurların birlikte değerlendirilmesiyle belirlendiğinden bu süreçte avukat rehberliği önem taşır.
28. Boşanma davasında tazminat miktarı nasıl belirlenir?
TMK m. 174 uyarınca maddi tazminat için talep eden tarafın kusursuz veya daha az kusurlu olması ve boşanma yüzünden mevcut ya da beklenen menfaatlerinin zedelenmesi; manevi tazminat için ise kişilik hakkının diğer tarafın kusurlu eylemleriyle saldırıya uğraması gerekir. Boşanma tazminatı miktarının belirlenmesinde hâkim, TMK m. 4 uyarınca tarafların mali güçlerini, yaşlarını, eğitim durumlarını, evliliğin süresini, yaşam tarzlarını ve kusur derecelerini dikkate alarak takdir yetkisini kullanır.
29. Boşanma davasında nafaka nasıl belirlenir?
Boşanma davasında dava süresince TMK m. 169 uyarınca tedbir nafakasına, boşanmadan sonra ise TMK m. 175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eş lehine, diğer eşin mali gücü oranında yoksulluk nafakasına hükmedilir. Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik durumu, yaş, sağlık ve meslek durumları ile evlilik süresi dikkate alınır; çocukların ihtiyaçları ise TMK m. 182’deki iştirak nafakasında gözetilir. Tarafların anlaşması hâlinde mahkeme bu anlaşmayı değerlendirip onaylayabilir.
Anayasa Mahkemesi, 04.06.2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir; iptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir.
30. Boşanma davasında iştirak nafakası nedir?
İştirak nafakası, TMK m. 182 uyarınca velayeti kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak üzere ödediği nafakadır. Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ve nafaka yükümlüsünün mali gücü dikkate alınarak belirlenir. İştirak nafakası çocuğun erginliğine kadar devam eder; TMK m. 328 uyarınca çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve babanın bakım yükümlülüğü eğitimi sona erinceye kadar devam eder.
31. Boşanma davasında çocuğun velayeti talep edilebilir mi?
Boşanma davası sırasında müşterek ve evlat edinilen çocukların velayeti talep edilebilir ve bunun için ayrı bir dava açılmasına gerek yoktur; mahkeme TMK m. 182 uyarınca boşanma kararıyla birlikte velayeti düzenler. Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alarak tarafların sosyoekonomik ve psikolojik durumlarını değerlendirir. Velayet kararı, çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişimini en iyi şekilde destekleyecek ebeveyn lehine verilir.
32. Boşanma davasında çocukla kişisel ilişki nasıl düzenlenir?
TMK m. 182’ye göre mahkeme, boşanma kararıyla birlikte velayet kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi çocuğun üstün yararını gözeterek düzenler. Kişisel ilişkinin süresi, sıklığı ve kapsamı mahkeme kararıyla belirlenir; mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder. Koşulların değişmesi hâlinde TMK m. 183 uyarınca değişiklik talebiyle yeniden dava açılabilir ve mahkeme sosyal inceleme raporları ile uzman görüşleri doğrultusunda karar verir.
33. Mal rejimi tasfiye davası nedir?
Mal rejimi tasfiye davası, eşlerin evlilik süresince edindikleri malların boşanma sonrası paylaşılmasına ilişkin davadır; TMK m. 202’ye göre yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmada TMK m. 236 uyarınca her eş, diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir. TMK m. 225 uyarınca boşanma hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olarak sona erer ve tasfiyede kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrılır. Bu dava boşanma davasıyla birlikte veya sonra açılabilir; ancak alacak hakkı boşanma kararının kesinleşmesine bağlıdır.
Tasfiye sırasında eşlerin paylı mülkiyetindeki bir mal için ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) yoluna gidilebileceği gibi, TMK m. 226 gereğince daha üstün yararı olduğunu ispat eden eş diğerinin payını ödeyerek malın kendisine verilmesini de isteyebilir.
34. Boşanmadan sonra hangi mallar paylaştırılır?
Boşanmadan sonra mal rejimi tasfiyesine kural olarak eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek edindiği edinilmiş mallar dahil edilir. Türk Medeni Kanunu’nun 219. maddesi uyarınca edinilmiş mallar özellikle şunlardır: çalışmanın karşılığı olan edinimler (ücret, maaş), sosyal güvenlik ve emeklilik ödemeleri, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler.
Bu kapsama ayrıca evlilik süresince eşlerden biri tarafından edinilmiş Türkiye’de kurulmuş şirket veya şirket hisseleri ile fikri mülkiyet hakları ve yurtdışı gelirleri de dahil edilebilir. Örneğin, eşin evlilik içinde Ticaret Hukuku kapsamında kurduğu bir şirkette edindiği paylar veya bu dönemde yaratılan marka hakkı, edinilmiş mal sayılabilir. Buna karşılık TMK m. 220 uyarınca kişisel kullanıma yarayan eşya, evlilikten önce sahip olunan veya miras ve bağış gibi karşılıksız yollarla edinilen mallar ile manevi tazminat alacakları kişisel maldır ve paylaşılmaz.
35. Bir tarafın işçilik alacakları boşanma davasında mal paylaşımına dahil edilir mi?
Eşin işçilik alacakları, TMK m. 219 uyarınca çalışmanın karşılığı olan edinim niteliğinde olduğundan mal rejiminin devamı süresine isabet eden kısmı edinilmiş mal sayılır ve mal rejiminin tasfiyesinde paylaşılabilir. Bu değerlendirmede iş sözleşmesinin feshinden kaynaklanan tazminatların niteliği (örneğin işten çıkarılma tazminatı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, işe iade davası) ve evlilik süresince mi yoksa öncesine mi ait olduğu dikkatle incelenir.
İşçilik alacaklarının paylaşılabilmesi için, bu alacakların mal rejiminin devamı süresince hak edilen işçi haklarından kaynaklı olması gerekir. Açık ve doğru bir değerlendirme için iş hukuku avukatından hukuki destek alınmalıdır.
36. Boşanma davası nasıl düşer?
Boşanma davası; davacının davadan feragat etmesi, davanın takipsiz bırakılıp süresinde yenilenmemesi veya eşlerden birinin ölümüyle sona erer; ölüm hâlinde TMK m. 181/2’deki istisna saklıdır. HMK m. 311’e göre feragat kesin hüküm gibi sonuç doğurduğundan, aynı olgulara dayanarak yeniden boşanma davası açılamaz; eşlerin barışması hâlinde de dava çoğunlukla feragatle sona erdirilir. HMK m. 150 uyarınca takipsiz bırakılan dava üç ay içinde yenilenmezse açılmamış sayılır; ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılan dava da açılmamış sayılır.
37. Boşanma davasında alınabilecek tedbirler nelerdir?
TMK m. 169 uyarınca boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu kapsamda ekonomik olarak zor durumda olan taraf için tedbir nafakasına, çocukların dava süresince hangi ebeveynin yanında kalacağına ilişkin geçici velayet düzenlemesine ve mal paylaşımını güvence altına alan geçici tedbirlere karar verilebilir.
38. Boşanma davası sırasında şiddete uğrayan taraf ne yapmalıdır?
Boşanma davası sırasında psikolojik veya fiziksel şiddete maruz kalan eş, 6284 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca aile mahkemesinden uzaklaştırma kararı talep edebilir. Şiddet aynı zamanda boşanma sebebidir; failin cezalandırılması isteniyorsa ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmalıdır. Hakaret (TCK m. 131) ile malvarlığına yönelik tehdit (TCK m. 106/1) şikâyete bağlıdır; eşe karşı kasten yaralama ise TCK m. 86/3-a uyarınca şikâyet aranmaksızın soruşturulur, eşe karşı dolandırıcılık gibi malvarlığı suçlarında ise TCK m. 167’deki akrabalar arasında işlenen suçlara ilişkin özel hüküm uygulanır. Bu süreçte aile mahkemesi ve ceza yargılaması birbirinden bağımsız şekilde ilerler.
39. Boşanma davası devam ederken eşlerden biri vefat ederse ne olur?
TMK m. 181/2’ye göre boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse evlilik ölümle sona erer ve boşanma kararı verilemez; ancak ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz. Mirasçılar davaya devam etmezse sağ kalan eş, Miras Hukuku kapsamında mirasçı olur. Sağ kalan eş reddi miras yapmazsa, miras diğer yasal ve vasiyetname ile atanmış mirasçılarla birlikte paylaşılır.
Malvarlığının kapsamı bilinmiyorsa mirasın tespiti için mahkemeye başvurularak terekenin belirlenmesi talep edilmeli ve eşten kaçırılan taşınmazlar için muris muvazaası davası açılmalıdır. Bu süreçte hukuki hak kayıplarının önlenmesi açısından bir miras avukatından destek alınması önem taşır.
40. Boşanma gerçekleşirse kiralık evin durumu ne olur?
Boşanma, eşlerin kiracı olarak oturduğu konuta ilişkin kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez; kira ilişkisi aynen devam eder. Bu nedenle, yalnızca boşanma gerekçesiyle kiracının tahliyesi istenemez; kiracı eş de TMK m. 194/1 ve TBK m. 349 uyarınca aile konutuna ilişkin kira sözleşmesini diğer eşin açık rızası olmadan feshedemez. Sözleşmenin tarafı olmayan eş ise TMK m. 194/4 gereğince kiraya verene yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelebilir.
Kira sözleşmesinden doğan hak ve yükümlülükler—örneğin kira bedelinin ödenmesi, kira artış oranları, kira artış oranına itiraz hakkı, tahliye taahhütnameleri—geçerliliğini korur. Bu süreçte kira hukukuna ilişkin özel düzenlemelere dikkat edilmesi ve kiracının haklarını korumak için kira hukuku avukatından destek alınması önemlidir.
41. Boşanma davası masrafı ne kadar?
492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre boşanma davası maktu harca tabidir; boşanma davası içinde istenen ve boşanmanın eki niteliğindeki nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca nispi harç alınmaz. HMK m. 120 uyarınca dava açılırken başvurma harcı, peşin harç ve tebligat, tanık ve bilirkişi giderlerini karşılayan gider avansı ödenir. Boşanma davası masraflarının doğru hesaplanabilmesi ve gereksiz mali yükümlülüklerin önlenmesi açısından uzman bir aile hukuku avukatından hukuki destek alınması önem arz etmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/3067, K. 2025/6131, T. 18.06.2025 sayılı kararında, boşanma davası içinde istenen ve boşanmanın eki niteliğinde olan nafaka ve tazminat taleplerinin nispi harca tabi olmadığını açıkça belirtmiştir. Daire ayrıca bu taleplerin kabul veya reddinin, vekâlet ücreti ve yargılama giderinin taraflara yüklenmesinde esas alınamayacağına hükmetmiştir.
42. Boşanma davası ücreti ne kadar?
Boşanma davası açmanın maliyeti; mahkemeye ödenen harç ve gider avansı ile, dava avukat aracılığıyla açılacaksa avukatlık ücretinden oluşur. 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre boşanma davası için avukata ödenecek asgari ücret 45.000 TL’dir. Bu tutar avukatın talep edebileceği asgari ücret olup, davanın zorluğu ve kapsamına göre avukatlık ücreti değişiklik gösterecektir.
43. İnternette bulunan boşanma davası dilekçe örneği kullanılır mı?
İnternetten temin edilen hazır boşanma davası dilekçeleri, somut olayın vakıalarını ve delillerini içermediği için ciddi hak kayıplarına yol açabilir. HMK m. 119 uyarınca dava dilekçesinde iddia edilen her vakıanın ve bunun hangi delille ispat edileceğinin gösterilmesi gerektiğinden, boşanma davası dilekçesinin somut olaya özgü olarak hazırlanması zorunludur. Hazır dilekçelerin kullanımı, usul ve esas yönünden eksikliklere neden olarak davanın olumsuz sonuçlanmasına veya taleplerin reddine sebebiyet verebilir.
44. Boşanma davası e-devlet sisteminde gözükür mü?
UYAP sistemi e-Devlet ile entegre olduğundan, boşanma davası e-Devlet sisteminde görüntülenebilir. UYAP Vatandaş sistemine e-Devlet şifresi ile giriş yapılarak boşanma davasında gelen ve giden tüm evraklar görülebileceği gibi, e-imza veya mobil imza ile tarafı olunan dosyaya dilekçe gönderilebilir.
45. Boşanma davası sorgulama nasıl yapılır?
Türk vatandaşları adlarına açılan boşanma davasını e-Devlet ve UYAP Vatandaş sistemleri üzerinden sorgulayabilir. E-Devlet sistemine dahil olmayan yabancılar ya da henüz e-Devlet sistemine yansımayan davalar için sorgulama adliyelerin ön bürolarından yapılabilir.
46. Evlilik sözleşmesi Türkiye’de geçerli midir?
Evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi), TMK m. 203’e göre Türkiye’de geçerli bir hukuki işlemdir ve evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar bu sözleşmeyle TMK m. 202’deki kanuni mal rejimi yerine kanunda sayılan diğer rejimlerden birini seçebilir ve malların tasfiyesini önceden düzenleyebilir. Evlilik öncesi anlaşmaların TMK m. 205 uyarınca noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması geçerlilik şartıdır; ancak taraflar seçtikleri mal rejimini evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak da bildirebilir.
47. Yabancılar Türkiye’de boşanma davası açabilirler mi?
TMK m. 168 ve 5718 sayılı MÖHUK m. 40 uyarınca yabancı uyruklular, eşlerden birinin Türkiye’de yerleşim yeri bulunması veya eşlerin Türkiye’de son altı aydır birlikte oturmuş olması hâlinde Türkiye’de boşanma davası açabilir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yetki kurallarına göre belirlenir. MÖHUK m. 14’e göre boşanma sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna; ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukukuna; o da yoksa Türk hukukuna göre belirlenir. Bu tür davalarda usul ve yetki kuralları karmaşık olabileceğinden, uzman bir yabancılar avukatından destek alınması önem arz eder.
48. Yabancıların Türkiye’de edinmiş olduğu taşınmazlar boşanma davasında paylaştırılır mı?
5718 sayılı MÖHUK m. 15/2 uyarınca yabancı eşlerin Türkiye’deki taşınmazlarının mal rejimi tasfiyesinde, taşınmazın bulunduğu ülke hukuku olarak Türk hukuku uygulanır. Edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse, TMK m. 219’a göre evlilik süresince karşılığı verilerek edinilen taşınmazlar edinilmiş mal sayılır ve boşanma sonrası paylaşımın konusunu oluşturur.
Taşınmazın yabancı uyruklu eş adına kayıtlı olması, tek başına kişisel mal sayılması için yeterli değildir. Malın evlilik içinde edinilip edinilmediği, hangi mal rejiminin geçerli olduğu ve hangi kaynakla alındığı dikkate alınır. Dolayısıyla yabancıların Türkiye’de edindiği taşınmazlar, Türk mal rejimi hükümleri çerçevesinde paylaşılabilir.
49. Yabancı mahkeme tarafından verilen boşanma kararları Türkiye’de geçerli midir?
Yabancı mahkemelerce verilmiş boşanma kararlarının Türkiye’de hüküm doğurması için tanıma veya tenfiz kararı alınması ya da kararın şartları taşıyorsa doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilmesi gerekir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 27/A maddesi uyarınca kesinleşmiş ve Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmayan yabancı boşanma kararı, tarafların birlikte başvurusuyla nüfus müdürlüğüne veya dış temsilciliğe idari yoldan tescil ettirilebilir. Karar yalnızca boşanma hükmü içeriyorsa ve icra takibi gerektiren bir yönü yoksa 5718 sayılı MÖHUK m. 58’e göre tanıma davası yeterlidir; nafaka, tazminat veya mal paylaşımı gibi icra edilebilir hükümler içeriyorsa MÖHUK m. 50 uyarınca tenfiz davası açılması gerekir.
50. Yurtdışına kaçırılan çocuğun iadesi nasıl sağlanır?
Diğer ebeveyn tarafından yurtdışına kaçırılan çocuğun iadesi için 1980 tarihli Lahey Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yönlerine Dair Sözleşme hükümleri uygulanır. Bu sözleşme, çocuğun mutad meskenine süratle iadesini ve mevcut velayet düzeninin korunmasını amaçlar; Türkiye’de uygulama usulü 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun ile düzenlenmiştir. Sürecin etkin ilerleyebilmesi için ilgili ülkenin merkezi makamına başvuru yapılmalı ve sözleşme şartlarının somut olaya uygunluğu değerlendirilmelidir.
Uluslararası çocuk kaçırma davalarında içtihat bilgisi ve uzman bir uluslararası çocuk kaçırma avukatından hukuki destek alınması sürecin başarısı açısından kritik önemdedir.
51. Boşandıktan sonra kadın ne zaman evlenebilir?
TMK m. 132’ye göre evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez; bu süreye iddet müddeti (bekleme süresi) denir. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca bekleme süresi boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler ve kadının doğum yapmasıyla sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığı anlaşılırsa veya boşanan eşler yeniden birbiriyle evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır.
52. 2026’da yeni boşanma yasası çıktı mı?
2026 yılında boşanma hukukunu kapsamlı biçimde değiştiren yeni bir kanun yürürlüğe girmemiştir; boşanma davaları Türk Medeni Kanunu’nun mevcut hükümlerine göre görülmektedir. Yıl içindeki en önemli gelişme, Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı kararıyla TMK m. 175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmesidir; iptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir.
Fiili ayrılık sebebinde 7532 sayılı Kanunla 2024 yılında TMK m. 166/4’te yapılan değişiklikle, reddedilen davanın kesinleşmesinden sonra aranan süre bir yıl olarak düzenlenmiştir; 2026 yılında 7589 sayılı Kanunla eklenen HMK m. 147/3 uyarınca duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşamayacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer makalelerimizi inceleyebilir ve hukuki destek talepleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Web sitemizde yer alan makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Orbay Çokgör’e aittir; içerikler, kaynak gösterilerek ve ilgili sayfaya aktif bağlantı (link) verilerek alıntılanabilir. Web sitemizde yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz ve avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. Bilgiler, mevzuat ve içtihat değişiklikleri nedeniyle güncelliğini yitirmiş olabilir; somut hukuki durumunuz için mutlaka bir avukattan hukuki destek alınız.




